Taban mı? Çatı mı?

Önümüz Cumhurbaşkanlığı seçimleri malum. Muhalefetin ağzında bir “çatı adayı” lafıdır dolaşıyor. İktidar ile muhalefet arasındaki farkı anlamak için bu süreçte sık kullanılan bu kavram üzerinden yola çıkalım istiyorum.

Halktan kopuk, halka rağmen anlayışının somut bir örneği olarak karşımıza çıkıyor çatı cümlesi. Halka tepeden bakmayı, siz anlamazsınız ama, biz sizin için en uygun olanını belirler sizin önünüze seçmeniz için getiririz yaklaşımı.

Yıllarca böyle yapmadılar mı? İsmini hiç bilmediğimiz şahısları bu millete Cumhurbaşkanı olarak dayatmadılar mı? Mecliste milletin vekillerine şantajın sökmediği zaman 367 trajedisini sahnelemediler mi? “Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir” yazısının altında, milletin egemenliğine ipotek koymak için türlü dolapları döndüren bunlar değil miydi?

Aslına bakarsanız bu seçimin en önemli yanı, seçimin ilk kez milletin kendisi tarafından yapılacak olmasıdır. Bu bir milattır. Bunun bilincinde olan muhalefet, Halktan kopukluğu nedeniyle, kendisine olan güvensizliğin açığını kapatmak adına, Çatı ifadesine umut bağlamış durumda. Toplumsal tabanlarının, toplumu temsile yeterli olmadığını görenler, sorunu anlamak yerine, kendilerini inkâr edecek, siyasal varlığını sorgulatacak adımlar peşinde.

Son olarak Yalova ve Ağrı seçimlerinde gördüğümüz gibi. Hangi ülkücü bu durumu nasıl izah edecek? Yıllarca siyasi olarak karşı mücadele verdiği sol kesim için, bugün payanda oluşunu? Nasıl izah edecek köklü geçmişe sahip, siyasal bir hareketin, İstanbul gibi bir metropolde Sırrı Süreyya’nın gerisinde kalışını? Ayrıca son dönemlerde sıkça kullandıkları bir ifade de ötekileştirmek ve ayrıştırmak. Asıl ayrışmayı bu davranışlarınızla kendiniz gerçekleştiriyorsunuz maalesef. Ak Partili olmayan herkesi bir yere toplamaya çalışarak. Bu davranışlar toplumsal tabanını kaybeden muhalefetin kendini bitirmeye çalışan, son çırpınışlarıdır. Siyasette hiçbir zaman 2+2=4 etmemiştir, etmez de. Ötekileşmek istemiyorsanız halkın sesine kulak verin ve halka teslim olun.

İktidar cephesinde ise sonucu belli olan bir sürecin işlediği görünüyor. Yapılan kamuoyu yoklamaları, parti teşkilatları, Milletvekilleri ve delegelerle yapılan istişareler neticesinde, Halkın iradesine kendi teslim etmiş ve o halkın kahramanı olmuş bir Başbakan var. Ne patronları, ne çeteleri, ne derin güçleri, ne de dış güçleri dinleyen. Sadece halkının ve tabanının sesine kulak veren. Bu millete kaybettiği itibarını ve özgüvenini tekrar kazandıran. Yola çıkarken, “Artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak” diyen bir Başbakan. Yeni Türkiye’nin kodlarıyla söyleyelim. “Yeni Türkiye’nin, yeni BAŞKANI”

Bu seçim halkın iradesiyle, ona karşı olanların ayrışacağı bir seçimdir. Bu mücadele tabanla, çatının mücadelesidir. Yıllarca bu mücadeleyi Halk adına, Halkın adamı olarak bayraklaştıran, Başbakan mı kazanacak, yoksa millete çatıdan, yani tepeden bakanlar mı? Hep birlikte halka teslim olup göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.