ÜLKEMİZDEKİ TARİKAT YAPILANMALARI

Geçen haftaki yazımda tasavvuf ve tarikat hakkında yüzeysel de olsa bilgi vermeye çalıştım. Bu yazımda ülkemizdeki tarikat temelli cemaat olarak nitelendirilen yapılar ile ilgili yine yüzeysel olarak bildiklerimi paylaşmanın gayreti içinde olacağım. 

Aynı konu içerikli daha önce de birkaç yazı yazmama rağmen zaman zaman yazma zorunluluğu içinde olduğumu hissediyorum. İleri ki zamanlarda da konunun önemine binaen ara ara yazılarıma devam edeceğim. Hiç şüphe duymadan inanarak bu yazıları paylaşıyorum. Tarikat temelli yapılar yani cemaatler ülkemiz ve insanımız için hayati derecede önemli olmalarına rağmen hiç hak etmedikleri halde birçok kesimin iftira ve aşağılamasına muhatap olmaktadırlar. Toplum insanının çoğunun ülkemizdeki tarikat temelli yapılar hakkında sağlıklı bir bilgiye sahip olmadıklarını, içeriden ve dışarıdan yapılan olumsuz algı propagandalarının etkisinde kaldıklarını düşünüyorum. 28 Şubat darbesinin planlayıcıları darbelerine zemin hazırlamak için kurdurup kukla medya organlarıyla kamuoyuna sundukları Müslüm Gündüzler, Ali Kalkancılar gibi sapık tarikat yapılanmaları yetmedi bir de üzerine “15 Temmuz Darbe Girişimi”  olumsuz algının tuzu biberi oldu.

Ülkemizde faaliyetini sürdüren Nakşi Tarikat Temelli Ehli Sünnet Cemaatlere niye bu kadar karşı olunur bir Müslümanın anlaması mümkün değil!

Burada toplumun İslami değerlerden uzaklaşarak dünyevileşmesinin etkisi olmakla birlikte bazı kesimlerin bilinçli faaliyetlerini de görmek zorundayız. Çünkü bunların sistemli veya sistemsiz faaliyetleri insanları etkilemektedir. Kim bunlar:

1-İslama uzak; İslami olan her şeye karşı olanlar,

2-İslam’a uzak değil; ancak, bilgisizliğinden yanlış propagandaların etkisinde kalanlar,

3-Tasavvufa, tarikata düşman; tasavvuf ve tarikat üzerinden ehli sünnet inancını bozmaya çalışanlar,

Birinci gruptakilere diyecek fazla bir şeyim yok; bu grupların içinde en tehlikeli olanlar üçüncü grupta yer alanlardır. Bunlar insanları Ayet-i Kerimelerle aldatarak faaliyetlerini  sistematik bir şekilde yürütmekte olup ikinci gruptakileri de etkilemektedirler.

Adamlar sınır tanımadan ve utanmadan iftira atmaktadırlar. Eğer, bilgi sahibi değilseniz mutlaka etkilenirsiniz. Ajanlıktan tutunuz tarikatın şirk olduğunu söyleyecek kadar aşırıya gitmekteler.

-Kim, İslam düşmanı emperyalistlerin ajanıysa, uşağıysa Allah(cc) belasını versin!

Türkiye Cumhuriyeti kabile devleti mi ki, hangi cemaatin hangi örgütün amacının ne olduğunu bilmiyor olsun? Bilmiyorsa devlet değil, zaten!

Ne adına olursa olsun, neyi kullanırsa kullansın ülkesi ve milletine ihanet içinde olan her türlü yapıya karşı devletimiz gerekli önlemi almalı; arkasında ABD, İsrail, İran, Suudi Arabistan ve başka ülkelerin güdümünde olan tüm yapılarla etkin bir şekilde mücadele edilmelidir. Türkiye’de cemaat olarak nitelendirdiğimiz yapılar dış güdümlü olmayıp kahir ekseriyeti Nakşi Tarikatına bağlı Ehli Sünnet İslami Cemaatlerdir. 

-Herkes şunu iyi bilsin iyi anlasın!

Ülkemizde faaliyetini sürdüren Nakşi Tarikat temelli Ehli Sünnet İslami Cemaatlerin arkasında hiçbir dış güç olmayıp bu cemaatlere mensup insanlardan ülkesine milletine asla ve asla ihanet olmaz, olamaz; çünkü, eşyanın tabiatına aykırıdır!

Bu cemaatlerin içine istihbarat ajanları sokulabilir; ancak, etkili olmaları cemaatler esas amaçlarından sapmadıkları müddetçe mümkün değil! Amaçlarından sapıp dünyevileşirlerse başka bir etkiye gerek kalmadan Allah(cc) cezasını verir.

-Kim bu Ehli Sünnet İslami Cemaatler?

Bu cemaatleri isimlendirmek yerine son yüzyılımızda ülkemizde İslam’ın öğretilmesi ve yaşatılması için çalışan büyük zatların isimlerini zikredersem bunlar anlaşılacaktır. Bu zatlar:

Süleyman Hilmi Tunahan (ks), Muhammet Zait Koktu (ks), Mahmut Sami Ramazanoğlu (ks), Abdülhakim Arvasi (ks), Ali Haydar Efendi (ks), Muhammed Raşit Erol (ks) hazretleri gibi daha başka isimlerini sayamadıklarım.    

İşte bu zatları takip eden insanlardan ülkesi ve insanına zarar gelmez. Bunların tamamı ehli sünnet akidesine sıkı sıkıya bağlıdır. Vatanını ve milletini “Vatan sevgisi imandandır” Hadis-i Şerifi düsturunca severler gerekirse canlarını verirler.

Adının önüne İslami isimleri koyan emperyalist güdümlü örgütlerin ülkemizde taban bulmasının önündeki en büyük engel, bu İslami Cemaatlerdir.

Ülkemizde faaliyetini sürdüren Ehli Sünnet akidesine bağlı İslami Cemaatler, ülkemiz geleceğinin sigortalarıdır. Bundan kaynaklı ülkemiz üzerinde hesabı olan tüm düşmanların hedefinde Ehli Sünneti bozma planları var. Bunların önündeki en büyük engel bu cemaatler olduğu için tasavvuf ve tarikatları kötü göstermeye çalışırlar.

Gelecek yazımda Allah (cc) izin verirse açıklamalarıma devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum