İsmet Karababa

İsmet Karababa

Yazarın Tüm Yazıları >

Huzur bulduk...

A+A-

Ligde 5 haftadır kazanamayan, ara transferde bu maç öncesine kadar beklenen takviyeleri yapamayan, aldığımız sonuçlar ile alttaki takımların puan almaları sonucu tehlike bölgesine iyice yaklaşan ekibimiz; kader maçı olarak görüp çıkış aradığımız maçta Hasan Kabze'nin becerisi ile attığımız golle huzur bulduk.

Torku Arena’da iki takım da maçın genelinde temkinli gözüktüğü, birbirini oynatmamayı düşündüğü, oyun kalitesi ve pozisyonu olmayan maçta Konya'nın plakasını yansıtan 42. dakikaya seyircimizin şova hazırlandığı bir anda golün gelmesi dışında güzel olan bir şey yoktu.

Her zaman olduğu gibi yine maça rakip alanda baskı yaparak başlayan Torku Konyaspor'umuz diğer maçlarda 20 dakikaya kadar sürdürdüğü baskısını bu kez 10 dakika sürdürebildi. Sahamızda seyrettiğimiz takımlar arasında en kötüsü olarak dikkat çeken Eskişehirspor önce oyunun kontrolüne eline aldı, sonra topa sahip olan oyunu rakip alana yıkan taraf olmasına rağmen kalemizde etkili değillerdi. Ekibimiz ise ilk 10 dakikaların dışında oyunu kendi sahasında kabul etmiş rakibi oynatmamaya, kalemizden uzak tutarak kontra atakla gol bulmaya, skoru korumaya çalışan görüntüsünde aradığı 3 puana attığı tek golle ulaşırken camiamıza derin bir “oh” çektirdi.

Torku Konyaspor'un sezon başında yaptığı onca transfere rağmen alternatifli kadroyu oluşturamamış olmasına Aykut Kocaman'ın bazı futbolcuların üstünü çizmesi eklenince sıkıntının hat safhaya ulaştığı kadro yapısında ve yapılan oyuncu değişikliklerinde görüldü. Takım kadrosundaki 3 sağ beke rağmen ofansif yönü iyi olan Ömer Ali'yi yine sağ bekte görevlendirirken, stoper olan Vukoviç'den sol bek meydana getirilmesine, kötü giden oyuna 78 dakikaya kadar hamle yapamamasına, oyuna aldığı oyunculara kadar hocanın sıkıntılı olduğu yansıyordu.

Aykut Hoca, Fuchs oyuna alırken orta sahada oynatma ısrarından vazgeçerek Fuchs sağ beke Ömer Ali'yi öne çekmesi, oyundan düşen Djalma'yı oyundan alması doğru hemleleriyken, sınırlı alanda oynayan, yorulup oyundan düştüğü için sürekli yan pas, kısa pas yapmayı düşünen Uğur İnceman'ı değil de Ali Çamdalı'yı çıkarmasını yadırgadım. Tüm bunlara rağmen maçın özeti; Torku Konyaspor oynamadan, üretmeden, rakibine oynama izni vermeden, kalesine yaklaştırmadan, rakip kalede etkili olamadan attığı bir gol ile amacı olan üç puana ulaştığıdır.

Sezon başı büyük umutlarla alınan kaleci Belec, Rangelov ile Hleb gönderilmesine, hiç verim alınamayan Barış ve Özgür'ün durumlarındaki belirsizliğe, Mehmet Uslu, Tolga ile Ali Turan'da gözden düşenler olarak gözükmesine bakıldığında benim ligin üçüncü haftasından beri yazdığım yazılarımda başta kaleci Belec olmak üzere bu futbolcular ile ilgili ortaya koyduğum görüşlerimde haklılığım ortaya çıkmış olmadı mı? Şimdi ben yazılarımda art niyet arayanlara selam göndermeyim mi? Keşke yanılan ben, kazanan Torku Konyaspor olsaydı. Ancak  duygusallıkla günü kurtarabilirsiniz futbolun gerçekleri ile geleceği asla..!

Çünkü; eleştiri inandığın değer verdiğin camianın başarısı adına yapılırsa bir anlam ifade eder, görülen eksiklere rağmen günü kurtarma adına alkış tutar gereksiz övgü yaparak tribüne oynarsan değerini kaybetmekle kalmaz camiana, sana güven duyan insanlarına zarar vermiş olursun ki ben hayatımda asla kolaycılığı seçen olmadım.

Daha önceki yazılarımda olduğu gibi yine yeniliyorum Mehmet Güven ile Uğur İnceman mecburiyetten yan, yana oynuyor olabilirler ikisi hemen, hemen aynı özellikte oyuncular Torku Konyaspor gibi bir takım bu iki oyuncuyu bir arada oynatma lüksünü uzun süre taşıyamaz. Bu bölge için alternatif futbolcu bulduğu an Aykut Kocaman burada da gerekli çözüme gidecektir.

Takviye olarak İsveç’in Göteborg takımından orta saha oyuncusu Mahlangu ile Romanya’nın Cluj takımından keleci Mario transfer edildi. Biri forvet, biri de defansa 2 futbolcunun daha transferinin gerçekleşeceği belirtiliyor bekleyip göreceğiz.

Son üç sezonunu CFR Cluj takımında geçiren kaleci Mario 103 maçta 92 gol yemiş maç başı ortalaması 1 gole yakın bu sezon ligdeki 17 maçın tamamında oynamış ve 10 gol yemiş, en önemli özelliği 2005 yılından 2012 yılında CFR Cluj takımına gelene kadar sürekli kiralık olarak onamış olması gözüküyor.

Mahlangu'nun İsveç ligi 30 Martta başlayıp 1 Kasım 2014'de bittiği için 3 aylık bir boş dönemi gözüküyor, fizik olarak hazır mı bilmiyoruz. Göteborg takımında geçen sezon genelde oynamasına rağmen bu sezon 30 maçın 6 maçında oynayabilmiş 2 golü var. Umalım takımımızın aradığı ihtiyacımızı giderecek oyuncular olurlar.

Aykut Kocaman'ın ara transferlerle ilgili “Yapılan transferlerde oyuncuların direk katkısı hemen görülmüyor. Gelen oyuncuların takıma hemen katkı sağlayacağını düşünmek çok kolay bir şey değil. Yapılan transferler 7 veya 8. haftada gerçek verimlilik sağlayacaktır” ifadesinden ne anlamamız gerekiyor. 7-8 hafta uzun bir süre birde arzu edilen verimlilik alınamazsa ne olacak? Bu kadro yapısı ile sezon sonu ışığını görmek oldukça zor gözüküyor, tek umudumuz yapılan takviyelerin direk oynayan ve katkı veren futbolcular olmalarıdır. Haydi Hayırlısı...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT