CORONA VİRÜS

300 Spartalı filmini izleyenler mutlaka hatırlayacaktır. Sparta Kralı Leonidas liderliğindeki sayıca çok az olan 7 bin Yunanlı, Heredot’un 1 milyon dediği Pers ordusunu 7 gün boyunca süren 3 şiddetli çarpışmalar sonunda durdurmayı başarmıştı.

 

Büyük İskender, Makedonya’dan Hindistan’a kadar büyük bir imparatorluk kurmuştu. Tahta geçtiğinde henüz yirmi yaşında bile olmayan İskender, öldüğünde daha otuz üç yaşındaydı. Bu on üç yıl boyunca o kadar çok büyük zafer ve toprak kazandı ki, kendisinden yirmi üç asırdan beri bahsediliyor.

 

Çin Seddi'ni aşabilen ilk Türk hükümdar olan Metehan’ın hükümdarlığı süresince Büyük Okyanus’tan Hazar’a, Keşmir’den Kuzey Sibirya’ya kadar bütün Asya’nın hâkimi olduğunu hepimiz biliriz.

 

Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te 50 bin kişilik ordusu ile 200 bin kişilik Romen Diyojen’in lejyonerlerden oluşan ordusunu perişan ettiği de herkesin malumudur.

 

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi için döktürdüğü şahi toplarını bilmeyenimiz yoktur. Yapımı üç ay süren bu topların, sesinden oluşan korku nedeniyle hamile kadınların çocuklarını düşürdüğü rivayet edilir.

 

16. yüzyıldan itibaren özellikle İtalyan devletlerinin ordularında ateşli silahların yaygınlaştığını ve diğer milletlere yayıldığını görürüz. Zamanla büyük değişikliğe uğrayan ateşli silahlar tabanca, tüfek, top, obüs, havan gibi çeşitli adlar altında kullanılmış, makineleşme hızlı bir şekilde artmıştır. Silahlardaki bu değişim ve gelişim dünya tarihini de değiştirmiştir.

 

Tarihin ilk bölümlerini okuduğumuzda karşımıza hep komutanların savaş dehaları ve taktikleri, yenilmez orduları çıkar. Tarihsel süreç ilerledikçe bedensel gücün silah ve beyin gücüne dönüştüğünü, kılıçların yerini barutun aldığını, insan sayısından ziyade silah üstünlüğünün önemli olduğunu görürüz. Dünya’da savaşın olmadığı yıl sayısı çok az olup, bugüne kadar milyonlarca insan bu savaşlarda hayatını kaybetmiştir.

 

Günümüzde silahlarla yapılan fiili savaşın dışında birçok alanda soğuk bir savaş devam etmektedir. Çin, dün olduğu gibi bugün de, gerek artan nüfusu gerekse ekonomik gücüyle diğer dünya devletleri için tehdit oluşturmaktadır. ABD’nin ileri savaş teknolojisine karşı, üretim ve ekonomik gücüyle Çin karşı durmaktadır.  Acaba ABD’nin sonunu böyle bir güç mü getirecek denilirken, bir anda Corona Virüs ile Çin neredeyse karantinaya alınmıştır. İnsanlar sokakta gördüğü her çekik gözlüye artık şüpheyle bakar hale gelmiştir.

 

Bu virüs kendiliğin mi ortaya çıkmıştır, yoksa bir savaş tekniği olarak birileri tarafından mı yayılmıştır bilinmez. Bugün itibariyle herhangi bir devletin savaş durumunda nükleer silah kullanması bana göre mümkün görünmemektedir. Yeni nesil savaş silahı artık virüs ve benzeri mikroplardır. Nükleer silahların dahi bu ve benzeri virüsler kadar zarar veremeyeceği de ortadadır. Corona Virüs hem insanların sağlığını hem de bulunduğu ülkelerin ekonomilerini olumsuz etkilemektedir. Savaşlar da zaten niçin yapılır ki?

 

İşin bir başka ilginç tarafı da barutu Çinliler icat etmişti. Bu icatla milyonlarca insan hayatını kaybetti. Kim bilir Corona Virüs de belki Çin’e karşı bir icattır?  Neden olmasın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.