Erol Sunat

Erol Sunat

En makul nokta!

En makul nokta!

Güzel Türkçemizde “Makul olmak” diye bir şey var. Kim o makul olacak olan? Kimler o makul olması beklenenler, esas mesele orası.

Rahmetli Müslüm Baba, “Mesele” şarkısında mesele diye insanların bam teline dokundukça, kimin makul olması gerektiği, makul noktaya kimlerin geleceği netleşiyor.

Makul olmak dendiğinde, ortada ne flu bir durum var deniyor, ne de isli-sisli bir manzara.

Şimdi efendim, makul var, makul olmak var, makul nokta var, bir de en makul nokta var!

En makul nokta ne mi?

Asgari ücretlinin enflasyona ezdirilmediği söylenen nokta.

O kesim ise artık toplumun yüzde 60’a hatta 70’e vardığı söylenen bölümü.

Herkesin elinde bir hesap makinesi…

Yüzde 40 olursa şu…Yüzde 50 olursa bu…Yüzde 60 denirse şöyle…Yüzde 70’e çıkarsa böyle…

Lakin her ne olursa olacak, en makul nokta bulunacak…

O en makul nokta Aralık ayının sonuna doğru netleşecek…

Sonunda da denecek ki, en makul nokta buydu. O en makul noktayı bulduk ve onu verdik…

Asgari ücretlileri enflasyona ezdirmedik. Enflasyonun ezmesine müsaade edemezdik, etmedik!

Onlarca yıldır, enflasyona ezdirilmediğimizi dinleye dinleye geldik oysa…

Enflasyon; ben sizi ne zaman ezdim ki, kim ezildim diyorsa çıksın konuşsun, değilse kapatsın artık bu tatsız mevzuyu deyip, vur davulcu davula diyor ardından.

Sonra da hepimizin gözünün içine baka baka, halay çekiyor…

Çiftetelli oynuyor…

Horon tepiyor…

En makul duruşları sergileyenler onun içindir ki, o en makul denilen noktalarda sevinemiyorlar...

Neden mi?

Çünkü, açıklanan ücretler insanların eline geçmeden, enflasyon aradaki farkı dev adımlarla kapattı, her seferinde alacaklı konuma geçti. Yine yattı pusuya bekliyor.

*****

Makul olmak nedir?

Akla mantığa uygun olan…

Başka?

Akla mantığa uygun davranan…

Akla mantığa uygun olan ne?

Karın tokluğumu?

Açlık sınırı mı?

Yoksulluk edebiyatı mı?

Akla mantığa uygun davranmanın içinde neler var?

Makul olmak denilen mevzunun asgari müşterekleri…

Bugüne kadar makul olmak hep asgari ücretliden, dar gelirliden ve emeklilerden beklenmedi mi?

Makul olmak, gönlümüzden geçen bu değildi cümlesinin özeti gibi…

En makul nokta ise zirvesi…

O zirvelere yağan ne kadar kar varsa, güvenimizle ilgili, güven duygumuzla alakalı…

Güvendiğimiz dağlara sürekli kar yağmadı mı?

Makul ol diyenler de en makul noktayı arıyoruz diye havanda su dövenler de iplere un serenler de içimizden çıkmışlardı. Onlarca yıldır hepsini bir seçtik, biz destekledik. Mesele bugünün meselesi değil. Biz bizi bildik bileli var.

*****

Telaffuz edilen rakamlar ne kadar makul? Ne kadar gerçeklere yakın? Ne kadar derde derman? Ne kadar enflasyonu dahi şaşırtacak bir rakam?

En makul noktanın neresinde?

Herkesi şaşırtan söylemlerde yaşanıyor.

Makul ötesi dercesine, en makul nokta gibi bir söylem neyi çağrıştırıyor?

Enflasyonun ateşi mi düştü?

Keşke düşseydi diyen var…

Nerde o günler diyenler de…

En makul nokta herkesi memnun edecek, olması gereken buydu denecek bir nokta mı?

En makulün bir ortası var mı?

Altı ne, üstü ne?

Yok mu hoş bir teklif, yüzüncü yıla yakışır, üstelik şahane…

*****

Bütün mesele, en makul nokta da nasıl buluşulacak?

O nokta nasıl bir nokta?

Açık-seçik ayan-beyan görülen bir nokta mı?

Yoksa kör nokta denilen bir şey mi?

İşin içindeki can kurtaran tek şey makul kavramı.

Makullerin buluşması gerçekleşmesine gerçekleşecek!

Kimlerle istişare edilecek?

Asgari ücretliyle mi?

Keşke…

En makul nokta, makul kavramını esnetebilir mi?

Rahatlatabilir mi?

Derin bir nefes aldırabilir mi?

Bütün bunları neden mi soruyoruz?

Marketler makul değil…

Pazarlar, çarşılar makul değil…

Kiralar, yakıtlar, kartlar, kağıtlar ücretler, maaşlar makul değil…

*****

En makul nokta kaygan bir zemin gibi.

Hani buz pateni yapılan buzdan pistler olur ya…

Buz pateniniz yoksa ne yapacaksınız?

Tabi bir de buz pateniyle, o pist üstünde düşmeden şaşmadan nasıl yürünür meselesi var.

Netice de zemin buz…

Zemin kaygan…

Kayıp gitmek, düşüp şaşmak, kolunu kanadını kırmak olağan işlerden, kolaysa gel de çık işin içinden…

*****

En makul nokta nerde diye köşe bucak her tarafa baktık mı? Yana yakıla aradık mı? Aradığımız söylenemez. Lakin laf ola beri gele babından dilimizde dolaşmasından yana bir şikayetimizde yok.

Makul yol denen o orta yol ne bulunabiliyor ne de işler o makul noktada dengelenebiliyor.

Siyasette öyle, iş hayatında öyle, dostluk ve arkadaşlıkta öyle, ortaklıklarda öyle, komşuluklarda öyle…Hayatın her anında her döneminde makul olmak kadar, makul davranmak kadar, olaylara makul bir bakış açısıyla bakmak kadar güzel ve anlamlı bir şey yok. Resmen rahatlayacağız amma makul kavramıyla kendi aramıza, bizzat kendimizin koyduğu engeller var.

Makul olmayı istemiyoruz. Makul olmayı sevmiyoruz. Ve tabi ki makul de değiliz. İşin garibi bunu bir türlü kabul etmeyişimiz.

Makul olmayı bir bilebilsek, makul olabilsek, en makul nokta benzeri ifadelerle, makul olmayı sağa sola çekmesek hayat bayram olacak, her şey tahminler ötesi güzel olacak…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR