Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

ERDOĞAN OLMAK KOLAY DEĞİL

      Kamuda çalışan biriyseniz, yaptığınız iş ne olursa olsun.

      Eğer işinizi doğru dürüst yapmak isterseniz, bilin ki işiniz çok zor.

      Suya sabuna dokunmazsanız, etliye sütlüye karışmazsanız ve de herkese mavi boncuk dağıtırsanız; girin oynayın, çıkın  oynayın. Bilin ki sizden daha iyisi olmaz.

      Bir insan zaten herkesle iyi olamaz. Olmamalı. Eğer ki bir adam “ben herkesle dostum" diyorsa, o adama çok dikkat edin. Alt tarafı bağlar gazelidir.

      Herkesle iyi olan insan, mutlaka nabza göre şerbet veriyordur.

      Yani hangi kaba girse onun şeklini alıyordur. Bukalemun gibi renkten renge giren, babam olsa, yanından geçmem.

      Adam dediğin elif gibi olacak. Dümdüz. Dik duracak.

      Hele ki bu adam idareci ise. Hele ki bu adam büyük sorumluluk sahibi ise. Hele ki bu adam Cumhurun başı ise,  attığı her adımı arkasındaki milletinin onurunu düşünerek atacak.

      İşte o adam bugün için Recep Tayyip Erdoğan’dır.

      Erdoğan olmak kolay değil. Herkes Cumhurun başı olabilir ama, Erdoğan olması zor.

      Şimdi Sosyal Medyada bir moda başladı. O da şu: Objektif olmak adına Erdoğan’ı eleştirmek. İtiraz edecek olsanız “Ne yani doğruları söylemeyelim mi? Objektif olmayalım mı?” diyorlar. Söyleyin tabi. Hem de objektifin zirvesi olun. Erdoğan da insan. O da yanlış yapabilir. Ama eleştirirken biraz insaflı olmak gerekmez mi?

      Dost acı söyler, doğru. Ama söylemenin de bir yolu yordamı, adabı olmaz mı? Söylerken, Erdoğan düşmanlarının ekmeğine yağ sürmek gerekmez.

      Yaşım 60'ı çoktan geçti. Kendimi bildim bileli böyle dik duran, böyle cesur ve bu kadar gözünü budaktan esirgemeyen Cumhurbaşkanı tanımadım.

      Tanıdığım Cumhurbaşkanlarının hiç biri Erdoğan kadar samimi, Erdoğan kadar halkı ile dost ve candan olmadı.

      Doğruları, hiç kıvırmadan, eğip bükmeden ve büyük bir cesaretle haykıran Erdoğan, malum çevreler tarafından bu nedenle sevilmiyor.

      Amerika’nın alıştığı Cumhurbaşkanı tipi bu değil. Amerika ve dünya “dünya 5'ten büyüktür" diye meydan okuyan adamı kabullenemez, sevemez.

      Üzerine ölü toprağı serpilmiş İslâm âlemini ayağa kaldırmak, birleştirmek için yaptıklarına baktığımız zaman, Erdoğan’ı hâlâ anlamıyorsak, gönül dünyamızın tedaviye ihtiyacı var demektir.

      Girdiği hiç bir seçimi kazanamamış. Terör örgütleri ile yakınlığı ayan-beyan ortada. Bir sözü bir sözünü tutmayan. İftirada, yalanda sınır tanımayan. Hatta koltuğu için kendi arkadaşlarını bile satan (sözüm ona) liderler bile Erdoğan kadar eleştirilmiyor partilileri tarafından. Erdoğan'ı objektiflik adına eleştirenlere layık bir lider.

      Dünyada, Peygamberler dışında hiç bir kul eleştirilmez değildir. Kul kusursuz olmaz. Erdoğan da insandır, onun da kusuru olabilir.

      Objektiflik bahanesi ile eleştirenlere sormak isterim. Siz Sayın Cumhurbaşkanının iyi niyetinden şüphe ediyor musunuz? Ediyorsanız, objektifliği  bahane etmeyin. Dürüstçe eleştirin ve her eleştirinin sonuna da “Ben AK Partiyi sevdiğim için eleştiriyorum” bahanesini eklemeyin. “İyi niyetinden şüphem yok” diyorsanız, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

      Geceni gündüzüne katacaksın. İç ve dış düşmanlarla savaşacaksın. Halkın mutluluğu ve refahı için kelle koltukta çaba göstereceksin. Bunca çile dünyalık bir makam için çekilir mi? Herkes kendi nefsine bir kere sorsun.

      Allah güç versin. Bana göre çok zor bir iş.

      Taktir Allah'ındır!

     

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum