1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. GENÇLER REFERANDUM SONUCUNA NASIL BAKIYOR-2
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

GENÇLER REFERANDUM SONUCUNA NASIL BAKIYOR-2

A+A-

Geçen hafta referandum sonucunu değerlendirmek üzere 20 kadar üniversite öğrencisi ile “hoca” kimliğimden sıyrılarak yaptığım sohbette “hayır” cephesinin görüşlerini ve sonuçlarını ele almıştım.

Görüşleri ortaya koyarken “evet” veya “hayır” diyen tüm gençliğin bu ülkeye ait olduğunu ifade ederek “gençlik ülkenin geleceğidir, geleceğimizin de teminatıdır” diyerek “gençliğe verilen değerin, geleceğe verilen değer” olduğunu ifade ederek sonucu aktarmıştım.

Bu yazımda referandumda “evet” veren gençlerin neden evet verdiğini ve kendi ağızlarından gerekçeli görüşler olarak şöyle belirdi;

Referandumun bir parti zihniyetini oylama değil, devletin bekasını ve istikrarı oylamadır

Cumhurbaşkanı için evet dedim, zira o Müslüman bir liderdir.

Birisi, hayır verecektim ancak tüm batılıların Cumhurbaşkanına ve ülkeme yüklenmesi, teröre hedef ülke olmamız dolayısıyla evet verdim (Bu görüşü çoğunluk da benimsedi ve destekledi).

İstikrarı devam ettirmek ve karışıklıkları önlemek için,

FETÖ ve PKK ile mücadeleyi yerinde buluyorum (bu görüş her iki taraflarca desteklendi),

Evet diyenler arasında belki de en önemlisi “biz liderimize güveniyoruz, bu zamana kadar doğru yaptı, bundan sonra da bizi yanıltmaz” olanı idi.

Evet diyen taraf için çok şey söylenebilir ama kanaatimce en önemlisi son bölümde verilen, yani Cumhurbaşkanına güven konusudur. Her ne denirse denilsin evet kesiminden de hayır kesiminden de Cumhurbaşkanımıza yüksek oranda güven duyulması, dikkate değer bir husustur, diyebiliriz.

Bu güvende;

  1. 15 yıllık iktidar döneminde yapılan hizmetlerin takdir edilmesi,
  2. Son zamanlarda FETÖ ve PKK ile yapılan mücadelenin olumlu görülmesi,
  3. Batı dünyasının ülkemizin lehinde bir düşünce oluşturmayacağı görüşü etkili olmuştur.

Sonuçta, konu bir referandum sürecinde tarafların görüşleri ortaya konmak olsa da asıl mesele gençlerin ülkesinde gelişen olaylara karşı duyarlılık göstermesi ve her yönde tavır alabilmesidir. Genç adam, delikanlı adam, enerji adam ama sorumlu adam bu demektir, değil mi?

Öyle ise siyasi otoriteler, muhalefet, sivil toplum, gençlik örgütleri, solcusu-sağcısı, laik, anti laiki, seküleri, Müslümanı; yani toplun her kesimi “gençlerle oynamamalı, onları sapık ideolojisine alet etmemeli, bunun yanında gençliği kadim değerlerle doldurmalı anlayışı geçerlilik kazanacaktır.

Gençliği sapık ve insanlık dışı değerlerle doldurulma gayretleri, ülkemin geleceği açısından tehlikeli; kadim değerleriyle beslenen genç ancak evrensel ve ulusal değerlerin koruyucusu olabilir.

Gençliğin kendini değerli bulduğu veya değerli olunduğunu bildiği, çıkar çevrelerinin “zihinsel karışıklıklara” alet edilmediği zamanda makbuldür. Bizden söylemesi.

Allah’a emanet, hayra muhatap olunuz, efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum