KARMA EĞİTİMDE ISRAR NİYE?

Ülkemizde, “Karma Eğitim” konusu eğitim-öğretim amaçlı olmaktan daha ziyade ideolojik olarak sürekli tartışılagelmiştir.

Son günlerde medyada yer alan karma eğitime son verileceği haberlerine bazı kesimlerin yoğun tepkisi üzerine Milli Eğitim Bakanı “karma eğimden vazgeçilmesi ile ilgili çalışmalarının olmadığı ve haberlerin asılsız olduğu” açıklamasını yapmıştır.

Bir eğitimci olarak karma eğitim ile ilgili tepkilerin bilimsellikten uzak, tamamen ideolojik, ideolojik olmaktan da öte İslami yaşama karşı olmanın bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Karma eğitime Batılıların nasıl baktığı ile ilgili yaptığım küçük bir araştırma da eriştiğim bilgileri paylaşmak istedim. Şunu da belirtmeliyim ki, ben her durumda inancım gereği “Karma Eğitime” karşıyım. Eğer, dinimiz İslam her hangi bir şeyi uygun bulmuyorsa mutlaka o aklımıza yatsa da yatmasa da halkımızın faydasınadır. Şimdi karma eğitimle ilgili yapılan çalışmalara bir bakalım: 1990’lı yıllarda ABD hükümeti devlet okullarındaki kötü gidişe çözüm aramak için karma eğitim ile ilgili çalışmalar yapıyor. Yapılan araştırmalarla öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecilerini dinliyorlar. Karma eğitimin birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor.

Uygulamanın eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı sınıf açmaya başlıyor. 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı eğitim uygulaması yaygınlaşarak binlerce okulda ayrı sınıflar açıldığı gibi yüzlerce okul da tamamen ya kız ya erkek olarak açılıyor.

Yapılan araştırmalar, kız ve erkeklerin ayrı sınıflarda bulunmasının getirdiği faydaları gözler önüne sermektedir. Öğrencileri meşgul eden eğlence, kavga, suç işleme, vakti boşa harcama, taciz ve gebelik gibi olumsuzlukların ayrı eğitim veren okullarda en aza indiği gözlenmiştir.

ABD’de okul yönetimi öğrencinin başarısını olumlu etkileyeceğini düşündüğünde, istediği derslerde kız-erkek ayrı eğitim verilmesine karar verebilme yetkisine sahipler.

Bilim adamları kız ve erkek öğrenciler arasında öğrenme farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar, öğrenmede değişik adımlarda ilerleyen iki grubu yan yana getirmenin çok akıllıca olmadığını gösteriyor.

Bir araştırmaya göre; erkek öğrenciler dersi hareketli işlemeyi, derste aktivite olmasını isterken, kız öğrenciler kendilerini sakin bir ortamda ifade etmeyi tercih ediyorlar.

Bilim adamları, erkek ve kadın beyin yapısının da farklılık gösterdiğini söylüyor. Bu konuda yapılan çalışmalar kızların dil öğrenimine ve sözlü iletişime, erkeklerin ise el becerisi ve hesaplamaya daha yatkın olduğunu gösteriyor.

Atlanta Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, öğretmenlerin okulda en çok zorlandıkları üç şeyi; öğrenci motivasyonu-davranışı, sınıf yönetimi-disiplin ve idari işler olarak sıralıyor. Öğrencinin dersi anlaması için motivasyonun önemi üzerinde duran eğitimciler, kız-erkek ayrı sınıf uygulamasının motivasyonu sağlamada önemli bir uygulama olduğunu belirtiyor.

Sadece ABD’de değil; Almanya’da da karma eğitimden birçok okulda vazgeçilmiştir. Karma eğitimin olumsuzlukları ile ilgili birçok bilgiye ulaşmak mümkün.

Karma eğitimin bu kadar olumsuzlukları bilinmesine ve Müslümanlıkça uygun olmamasına rağmen yüzde 99’unun kendisini Müslüman olarak tanımladığı ülkemizde nasıl olur da karma eğitim uygulamasından tek tip eğitim uygulamasına geçilmesine karşı olunur, anlamak mümkün değil.

Şunu açık açık ifade ediyorum; azıcık şuurlu bir Müslüman karma eğitimi savunuyor ve destekliyorsa Müslümanlıktan çıkar diye ağır bir ifade kullanamam; ancak, bir Müslümanın karma eğitimi savunması ve kaldırılmasına karşı olması da düşünülemez!

Alev Alatlı’nın  “her yasal olan hak helal değildir” sözünün ne kadar yerinde bir söz olduğuna katılıyor;  ben de “yasal olup da helal olmayan işlerin yapılmasının Hz. Allah (cc)’a karşı sorumluluklarımızı ortadan kaldırmadığını”  ifade ediyorum.

Yukarıdaki ifadeler ışığında “Karma Eğitim” yasal olsa bile İslam’a göre uygun olmadığından karşısında ve yanında yer alırken çok dikkatli olmamız gerektiğini de özellikle  belirtiyorum.

Anlayan, anlamıştır!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum