Ali Korhan Bülbül

Ali Korhan Bülbül

Nasıl bir eğitim felsefesi arıyoruz?



Eğitim denilen kurum, yalnızca müfredatın sayfalar dolusu işlenmesi anlamına gelmez.
Eğitim bir milletin kendi kültür ve medeniyet serüvenine yön veren uzun soluklu bir süreçtir.
Bu süreçte sorulması gereken bir soru da bulunmaktadır: “Nasıl bir insan istiyoruz?”
Eğer bu sorunun cevabı net değilse sistem ne kadar teknik olursa olsun pusulasız kalır.

Bugün aranan eğitim felsefesi, ezberle yarışan ya da onu yüceleştiren değil; anlamla derinleşen bir felsefe olmalıdır.
Öğrenciyi sınav sonuçlarına göre değerlendirmeyen; karakteri ve merakı merkeze alan bir yaklaşım gereklidir.
Bilgi, kişilikle birleşmediği zaman yüktür. Değerle birleşirse yön olur.

1) İnsanı Merkeze Alan Çerçeve

Eğitimin amacı nicelik değil, nitelik üretmektir.
Dolayısıyla gündemde olacak eğitim felsefesi bu amacı öncelemelidir.
Bununla birlikte diploma sayısını artırmak kolay olandır; asıl mesele düşünen, merak eden, sorgulayan ve sorumluluk sahibi insan yetiştirmektir.
O halde sorgulamayı amaç edinen bir eğitim, hayatı kavratan bir eğitimdir.
Ezberleyen değil düşünen; itaat eden değil bilinçli tercih yapan; slogana kapılan değil analiz eden bir nesil… Asıl hedef budur.

2) Bilgi – Değer – Eylem Bütünlüğünü Esas Alan Eğitim

Bir eğitim sistemi sadece “bilgi aktarma” aracı değildir.
Bilginin özü değer ve eylemdir. Bilgi değer ve eylemle tamamlanır.
John Dewey’in aktardığı üzere eğitim hayatın ta kendisidir; hayata hazırlık değildir.
Okul ile hayat arasında duvar örmek, çocuğu soyut ve karmaşık bir laboratuvara sokmaktır.
Öğrenci bilgiyi deneyimleyerek içselleştirmelidir.

3) Özgürlük ve Disiplin Dengesi

Özgürlük olmadan yaratıcılık oluşmaz. Disiplin inşa edilmeden emek somut yaşama temas etmez.
Bu iki kavramı karşıt görmek hatalıdır. Nitekim Kant, insanın ancak disiplinle insan olacağını savunur.
Ayrıca insanın aklını kullanma cesareti göstermesi gerektiğini belirtir.
Eğitim, bu iki çizgi arasında denge kurma sanatıdır.

4) Milli Kimlik ve Evrensel Ufuk

Kökü olmayan ağacın gölgesi olmaz. Ancak gökyüzüne uzanamayan ağaç da cücedir.
Eğitim felsefesi hem yerli hem evrensel olmak durumundadır.
Kendi tarihini, kültürünü, dilini bilen; ama dünyayla temas eden bir nesil gereklidir.
Bu durum ideolojik değil, stratejiktir.
Küresel çağda rekabet içinde olan toplumlar, kendi değerlerini korurken evrensel bilime de yatırım yapan toplumlardır.

5) Ölçme ve Başarıyı Yeniden Tanımlama

Başarı sadece sınav puanından mı ibarettir?
Eğer öyleyse ahlâk, cesaret, empati ve estetik hangi ölçüyle değerlendirilir?
Sınav elbette gereklidir; ancak eğitim sınavdan ibaret değildir.
Başarıyı sadece rakama indirgemek, insanı tek boyuta indirgemektir.
Gerçek başarı düşünen, çözüm üreten ve karakter sahibi birey yetiştirmektir.

Sonuç olarak eğitim felsefesi, insanı araç değil amaç gören; bilgiyi güç değil sorumluluk sayan;
özgürlüğü disiplinle yoğuran bir karakter inşası süreci olmalıdır.
Çünkü mesele iyi mühendis, iyi öğretmen ya da iyi doktor yetiştirmek değildir.
Mesele iyi insan yetiştirmektir.
İyi insan yetiştirmek en büyük kalkınma projesidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Korhan Bülbül Arşivi

Eğitimde dijital okuryazarlık

17 Temmuz 2025 Perşembe 00:01