Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Sıfır atık da gelinen durum

İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Haftası Festivaline katıldım. Festivalde 1500 projeyle 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcı ağırlanmış.

Her türlü israf konusunda hassasiyetim herkes tarafından bilinir. Sokakta, parkta, spor salonunda, her nerede olursa olsun israfa karşı çıkar, muhatabını uygun bir lisan ile ikaz eder, çoğu zaman özellikle de gençlerden olumlu karşılıklar alırım. Geçen Cuma günü erkenden Festival alanına gittim. Bu arada Foruma davet edilen, Sıfır Atık mimarlarında eski Çevre Bakanlığı Müsteşarı, Bakan Yardımcısı Sevgili Refik Tuzcuoğlu ile karşılaştım. Bu vesileyle Sıfır Atık Programının başlatılması ve nereden nereye geldiği hakkında bilgiler aldım. Tuzcuoğlu da, konuya hassasiyetine binaen ‘Sıfır Atık Hareketini, enerjiden sanayiye, eğitimden şehirleşmeye kadar uzanan, merkezinde insanın ve insani değerlerin bulunduğu şümullü bir kalkınma modeli olarak değerlendirmek mümkün’ olarak görüyor.

Bu zamana kadar onlarca festival, fuar, forumlara katıldım ancak bu kadar kapsamlı, derinlemesine, faydalı ve de oldukça da iyi organize edilmişine ilk defa rastladım. Binlerce insan % 80’i 7-18 yaş arası gençler, arı gibi bir çadırdan diğerine geçiyor; fırsat bulanlar organik atıklardan boyama, el yapımı malzemeler üretim uygulamasına katılıyor. Öte yandan ana konusu ‘Enerji Tasarrufu’ olan Festival de yenilenebilir enerji teknolojileri de uygulamalı olarak gösteriliyor. 1 milyon üstünde ziyaretçinin katıldığı festivalde dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için enerji verimliliği ve her türlü atığın dönüştürülmesi konusunda hassasiyet oluşturulmaya çalışılıyor.

Festivalin ve Forumun ağır topu sıfır atık konusunda yaptığı çalışmalarla insanlığın en önemli ve hassas konusunu olan gıda israfını dünyaya mal eden Emine Erdoğan hanım idi. Hanımefendi açılış konuşmasında ‘temennim odur ki, buradan yükselecek sinerji ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçlara vesilesi olsun’ derken bazı gerçekleri de ortaya koyuyordu:

2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek Sıfır Atık Hareketi'ni başlatan Hanımefendi, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının yürüttüğü faaliyetleri uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıyordu. Pasifik Okyanusunda, çöp ve plastikten oluşan 1.6 milyon kilometrekare (Türkiye'nin iki katı) çöpten bir kıta olduğunu, bu atığın iklim değişikliğinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizine dikkati çekiyordu. Hergün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değil, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığını ifade ediyordu.

Dünyada her yıl, 5.8 trilyon tabak yemek, ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan çöp olduğu gibi, 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin yaklaşık üçte biri kullanılıyor. Üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık % 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. Öte yandan 673 milyonun açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği gibi, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğü vurgulanıyor. İşin en acı tarafıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte biri kurtarılarak, açlığı bitirebileceğini bildiğimiz halde bu vahim durum ortadan kaldırılamamakta, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleşmektedir.

Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek olarak 2008 de başlatılan 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası ile israf % 40 oranında azaltılıyor. 2015 yılında G-20 Zirvesinde , 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşınıyor, böylece B.M. Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruluyor. 2020 yılında, B.M. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)işbirliğiyle hayata geçirilen 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası ile milyonlarca vatandaşa ulaşılıyor. Hanımefendi, konuşmasını Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktararak, gıda arzında adalet ve paylaşmayı vurguluyor. İnsanlığa düşen de bu çağrıya uymak olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Tarımda Devamlılık (Sürdürülebilirlik)

03 Haziran 2026 Çarşamba 22:02

Yabancıların gözünde ki Türkiye

20 Mayıs 2026 Çarşamba 13:32

Prag’dan Bratislava‘ya-2

13 Mayıs 2026 Çarşamba 11:24

Prag’dan Bratislava’ya-1

06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:58

Toprak uğruna

29 Nisan 2026 Çarşamba 11:05

Tarım fuarları ne diyor?

15 Nisan 2026 Çarşamba 10:34

Kamu görevlileri ve tavırları

08 Nisan 2026 Çarşamba 11:11

Japon İşadamından tarım projesi

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:04