Prof. Dr. Fikret Akınerdem
Tarımda Devamlılık (Sürdürülebilirlik)
Tarımda Devamlılık (Sürdürülebilirlik)
Tarım hayatın, sağlığın, devlet kalmanın, hürriyetin, emniyetin, hukukun ve de hayata dair çokşeyin teminatı olması ile sektör olarak ciddi bir ekonomik güce de hitap eder. Ekonomi söz konusu olunca, tarımda küçük-büyük ölçekli faaliyet gösteren işletmeler ciddi bir istihdam da ortaya koymaktadır.
Küresel gıda güvenliğinin temininde tarım, tartışmasız merkezi bir yere sahiptir ve nüfusun temel beslenme kaynağıdır. Kentsel tarım ile şehir sakinleri, sınırlı alanları kendi gıda ihtiyaçları için yetiştirerek en iyi şekilde değerlendirir, böylece mali tasarruf ve daha iyi beslenme sağlar.
Tarımda sürdürülebilirlik, uzun vadeli gıda güvenliği için elzemdir. Bu anlayış; çevreye saygı, ekonomik uygulanabilirlik ve sosyal adaleti destekleyen birtakım detayları da uygulamayı gerektirir.
İstihdamın sağlanması ile tarım, geniş kaynakları ve çok çeşitli faaliyetleriyle, önemli bir geçim ve istihdam kaynağıdır. Tohumdan-toprağa, üründen-çatala, Çok yönlülüğüyle üretimden işletmeciliğine kadar sayısız iş imkânı sağlayarak kırsal nüfus için önemli bir ekonomik güçtür de. Üretilenin işlenmesi, pazarlanması, dağıtımı ve satışı işletme ekonomisi demektir.
Diğer yandan araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile mevcut uygulamaları günün şartlarına göre uygulamak ve yeni teknolojiler ile tasarruflu-kaliteli sürdürülebilir gıdaya yol da açmaktadır.
Tarımı tabii ortama hitap etmesi ile aynı zamanda biyoçeşitliliğin desteklenmesini demektir. Ürün çeşitliliği yoluyla kendini gösterir; çiftçi de çeşitli ürünler yetiştirerek, bir seri organizmayı barındıran harika ekosistemler ortaya koyar. Bu çeşitlilik, yalnızca bu organizmalar için değil, aynı zamanda tarım arazisi için de faydalıdır ve ekosistemdeki tabii dengenin korunmasına katkıda bulunur.
Sürdürülebilir bir şekilde yönetilen tarım yöntemlerinin büyük çoğunluğu çevremiz üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Bu yöntemler sadece gelecek nesiller için toprağı korumakla kalmaz, aynı zamanda ekosistem dengesinin korunmasına da yardımcı olur.
Tarım az da olsa karbon salınımı yaparken, öte yandan teknik ve teknoloji kullanarak sürdürülebilir tarım, yüksek oranda zararlı bir sera gazı olan karbondioksiti emme potansiyeline sahiptir.
Üretimde teknolojik usullerle verimli sulama sistemlerinin uygulayarak verimli su yönetimine ve su tasarrufuna yardımcı olur. Yine sürdürülebilir tarım yöntemleri ile toprak erozyonunu azaltır ve zaman içinde daha sağlıklı topraklar sağlar.
Hassas tarım ve damlama sulama gibi sürdürülebilir uygulamaları teşvik ederek endüstriyel gelişmeyi destekler, böylece çevreyi koruyan aynı zamanda çevre dostu endüstrilerin tesisine imkân tanır. Bu tür sektörler ekonomik büyümeye önemli katkılar sağlar ve istihdam yaparak sosyoekonomik gelişmelerin önünü açar, kendi kendine yeterliliği teşvik ederek, yerel ekonomileri canlandırır ve sürdürülebilir kaynak yönetimi ile de toplumların mukavemetini yükseltir. Yine kendi kendine yeterliliği teşvik ederek, topluluklar kendi ihtiyaçları olan gıdaları üretme gücüne kavuşur. Yerel ekonomileri canlandırarak yeni işletmeler tesisini teşvik eder ve toplumsal katılımı artırır. Üretim uygulamaları, topluluklarda sürdürülebilir kaynak yönetimini teşvik eder.
Nesilden nesile aktarılan geleneksel uygulamaları koruyan bu sektör, insanlığın zengin tarihinin yaşayan bir hazinesi görerek, tarım yöntemlerinin çeşitliliğine katkıda bulunur ve kültürel mirasın korunması için vazgeçilmez araçlar olarak hizmet eder.
Tarımın kültürel miras üzerindeki etkisi, mutfak çeşitliliği göz önüne alındığında özel zirai ürünleri, her bölgeyi, her ülkeyi ve hatta her topluluğu ifade eden mutfak kültürünü şekillendirir. Dünyada buna örnek, Akdeniz Bölgesi zeytinliklerine bağlı olarak Akdeniz mutfağı, Güneydoğu Anadolu biberinden kaynaklanan kebap kültürü, Baltık Denizinden Somon Balık kültürleri sayılabilir.
Tarım bir ülkenin hatta insanlığın en vazgeçilmez sektörüdür, bunun üzerinde yapılan her türlü yanlış tezviratlar insanlığa ve yapana geri döner. Bu sebeple de insanı yalan-yanlış bilgilerle doldurmanın ve korkutmanın bir anlamı yoktur, olmamalı da. Ülkemde son günlerde dünya sathında gelişen savaşlar gübre ve enerji fiyatlarını etkilemesi, iç siyasete alet edilmemeli, aksine ülkesel bir olay değil tüm dünyanın meselesi olarak kabul edilmeli ve buna tepki verilmelidir. Tarımı aracı kılarak iktidarları yıpratma arzusu ülkelere ve tüm insanlığa verilen zarar olarak döner.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.