Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

TARIM ORMAN BAKANI İLE (3. TARIM ŞURASI LANSMAN TOPLANTISI)

Geçen hafta Ankara’da Tarım Bakanının 3. Tarımorman Şurasında alına kararlar gereği önümüzdeki yıllarda yapılacak işlerle ilgili yol haritasının açıklandığı toplantıda idim. Doğrusu, Şura karalarının eyleme konmasının Şura katılımcıları tarafından takip edilmesine fırsat verilmesi sevindirici geldi.

Bakanımız 1 saat kadar konuştuğu toplantı metni basına yansımış olabilir ama olaya, tarım uzmanı gözüyle bakılması daha doğrudur düşüncesiyle, kararların değerlendirmeye ihtiyacı var. Zira Bakanın da ifade ettiği gibi tarım herkesi ilgilendirdiği için futbol kadar konuşulan bir konudur. Bu nedenle Şura kararlarının 5 yıllık planı 25 yıla ışık tutması beklenmektedir. Yıllara göre yapılacak işler şöyledir.

Gıda güvenliği için tohumdan-toprağa veya tohumdan lokmaya kadar takip edilecek ve israfın önlenmesi çalışmaları yapılacak. Bu konuya diyecek yok ve mutlaka her an gündemde olmalı.

Gıdada taklit ve tağşiş önlenecek. Bu madde de önemli ve mutlaka yapılmalı.

Gıda kaynakları ve kullanımı ile ilgili medyatik açıklamalar önlenecek. Herhalde yapılacak en iyi işlerden birisi budur. Bilim ve pratik adına dayanaksız konuşanlara yasak da getirilmeli.

Tarım ve ormana bağlı ürünlerde markalaşmaya gidilerek, mobilya sektörünün dış dünyaya kaliteli üretimle açılması teşvik edilecek.

Sınır ötesi tarım (başka ülkelerde) hacmi artırılacak. Ülkesel tarım alanımızı artırma şansımız yoksa gelişmiş ülkelerde olduğu gibi (ABD 8.2 milyon ha, Brezilya 2.1 milyon ha, Çin 3.1 milyon ha) yapılacak en iyi işlerden biri de bu maddenin gündem alması doğru olsa gerek. 

Kamu – üniversiteler işbirliğinde ilerleme yapılacak. Bu da önemlidir ve üzerinde ısrarla durulmalıdır.

Sözleşmeli tarım artırılacak. Bu konuda çok başarılı olacağımız söylenemez zira mevcut işletme yapımızla bu nasıl gerçekleştirilir, sorulmalıdır.  

Su kaynaklarının korunması, lif bitkileri (keten-kenevir gibi) üretiminin artırtılması. Bu olabilir.

Tıbbi-aromatik bitkilerin üretim değeri 5 milyar dolara çıkarılacak, yurt dışı açılım sağlanacak.

Bal ormanı ve turuf mantarı üretiminde artışlar yapılacak.

Su ürünleri ihracatı 1 milyar dolardan 2 milyar dolara çıkarılacak.  

2021 de; çölleşme ile mücadele ve su kaynaklarının etkin kullanımı üzerinde durulacak, doğa turizmi geliştirilecek, bunun için her türlü tedbirler alınacak.

2022 de; yerli tohum çeşitleri artırılacak, ata tohumlarının değerlendirilmesi devam edecek.

Buzağı ölümlerinin azaltılacak, küçükbaş hayvan sayısı artırılacak, böylece kırmızı et tüketiminde küçükbaş etine bağlı beslenmenin pay yükseltilecek.

Doğduğun yerde doy anlayışı ile gençleri köye bağlayacak tedbirler alınacak. Bunu yapmak zor gibi görülse de oldukça önemli ve üzerinde ısrarla durulmalı. Çözüm, kırsalı yaşanabilir hale getirmek.  

Özetle; hedeflenen bu politikaların uygulanması sonuç alıcı olsa da sektörün tüm meselelerinin en azından çoğunun çözülmesi anlamına gelmez. Üretim için toprak ve su ve de insan ister. Toprağımız var, suyumuz yetersiz olsa da var, teknolojimiz var, ancak tarımda çalışan insan sayımız giderek düşmekte. Gençleri, hatta orta ve üzerindekileri köye-toprağa bağlayacak ciddi tedbirler ele alınmalı.

Tarım yapmak zor ve zahmetli. İşletme yapımız küçük teknolojinin etkinliğini tam görülmüyor. Aşırı sulama ve gübreleme kuraklığı ve erozyona sebep oluyor. Tüm bunların en azından çoğunun halli işletme yapımızda ki bozukluğun düzeltilesinden, kırsalı da yaşanabilir hale getirilmesinden geçer.

Ülkemin devamı ve geleceğimin için gıda güvenliğine ulaşılması dileklerimle.           

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum