Ahmet Çapanoğlu

Ahmet Çapanoğlu

BAŞARIYA ASANSÖRLE ÇIKAR GİBİ KOLAYCA ÇIKILMAZ

Başarısızlıklarınızda başkalarını suçlamayı bırakın. Başarısızlığa sizi yönlendiren araçları ve sizin göstermekten kaçındığınız fedakârlıklarla özveriyi düşünün. Çünkü her şey sizde başlayıp, siz de bitiyor. Başarısızlığınızdan doğan mutsuzluğunuza kılıfı hala başka yerde arıyorsanız, ya gücünüzün farkında değilsiniz, ya kendinize güvenmiyor ya da sizi başkaları engelliyor düşüncesiyle kendinizi küçümsüyorsunuz. Eğer kendinizi küçümseme yolunu seçmek yerine, fedakârlık ve özveriyle çalışma sisteminizi doğru orantılamış olsaydınız, başarısız olmayacak ve başkalarını da suçlamayacaktınız.

Başkalarını suçlamamanız gerektiği kadar kendinizi de suçlamayın. Kendinizi suçlamaya başladığınız zaman göreceksiniz ki, hatalarınızdan ders alma cesaretini gösteremeyecek, düştüğünüz yerden kalkıp yeni bir başlangıç yapmak için umudunuz olmayacak. Neden umudunuz kalmayacak derseniz? Çünkü kendinizi başarısız olmaya şartlandırmış olmanızdandır.

Başarısızlığın en büyük nedeni, hatalara boyun eğerek hatalardan ders çıkarmamak, yeni bir başlangıç için yeni adım atamamaktan kaynaklanır. Yeni bir adım atmaktan korkan insanlar, bazen de suçu kendilerine atarlar ve kendilerini suçlu görürler. Evet, bunu kabullenmek güzeldir ama bu düşünceden bir an önce sıyrılmak gerekir. Eğer bu düşünceye saplı kalırsanız, başarısızlık ve mutsuzluk yakanızı bırakmaz. Kabullenmek, hatalardan derslenip hataları olumlu yönde telafi etmenin en kestirme ve en doğru yoludur.

Başarı ve mutluluğun önünde ki en büyük engellerden biri de değişime ayak uyduramayıp, kendini geliştirme yolunu seçmemektir. Bunu sabit fikirlilik olarak da yorumlayabiliriz. Kendini geliştirmemek ve sabit fikirlilik, insanın yerinde sayması ve başarı yoluna adım atamamasını sağlar. Kendinizi suçlamadan hatalardan ders çıkartın ve kendinizi geliştirmeye, sabit fikirlilikten kurtularak kendinizi değiştirmeyi öğrenin. Bir şeyler yanlış gidiyorsa değişime ve gelişime ayak uydurmanız gerekir. Çünkü değişim, kendinizden farklı bir dünyanın da olduğunu kabullenmenizi ve sabit düşüncenizden kurtulmanızı sağlar. Kendinizi geliştirin ki, başarı merdivenlerini daha emin olarak çıkın. Değişime direnmek, hayatı tek düze ve mutsuz yaşamaktır. Çünkü değişim, yenilikleri yanında getirir, sabit düşünceyi de yok eder.

Ne olduğunu bilmeyen insanlardır “etiket derdinde” olanlar. Senin başarı ve başarısızlık grafiğin, zaten senin ortaya ne koyduğunu gösterir. Etiket yapmak, insan egosunun tavan yaptığının göstergesidir. Etiket yapmak, karşındaki insanı aşağılama, kendini üstün gösterme çabasıdır. Bu çabanın, kendini büyük gösterdiğini zannedersin ama bir anlamda kendini küçük düşürür ve değersiz kılarsın. Kendini etiket yaparak değerli kılmaya çalışma gayretin, hiç değerinin olmadığını bildiğinden de kaynaklanır. Değerli olsan, böyle bir girişime itibar etmez, başarının kendiliğinden etiket yaptığını görür, tevazuunu elden bırakmazsın. Aslında etiket yapma duygusu, insanın mutsuzluğundan kaynaklanır ki, etiket yaparak kendini tatmin ettiğini zanneder.

Her başarısızlığın ve mutsuzluğun altında yatan bir korku vardır. Bu korku iki şekilde olur. Kendinde var olan başarılı olamam korkusuyla hedefine konsantre olamaması ve koyduğu hedefi insanların yargılayacağını düşünerek harekete geçmeden beklemesi, başarısız olduğu zaman da insanların ne diyeceklerini düşünme korkusudur. Eğer siz hedefinize ulaşma duygusundan şaşar, dış tepkilere kulak tıkamaz, onların ne diyeceklerinden korkmaya başlarsanız, baştan yenilgiyi ve başarısızlığı kabullenmişsiniz demektir. Yani siz kendiniz olamıyor, dışarıdan gelen sözlerin korkusunu yaşayarak onların söyleyeceği sözlerin kölesi oluyorsunuz. Ve bu da hedefinize olan motivasyonunuzu yok ediyor. Korkuyu, cesarete ve başarı inancına çeviremediğiniz müddetçe de ilerlemeniz söz konusu olmayacaktır. İçinizdeki korkuyu atın ve bir an önce hedefinize doğru cesaretle adımlarınızı atmaya başlayın. Yolunuz sarp olsa da inancınız ve cesaretiniz sayesinde korkulardan arınıp başarıya ulaşacaksınız. Belki bu sarp ve engelli yollardan geçmek kolay olmayacaktır. Başarıya asansörle çıkar gibi kolayca çıkılmaz. Çıkılsa da emek verilmediği için değerli olmaz ve sönük kalır. O yüzden mücadeleden kaçmayın. Başaramam korkusundan vazgeçin ve başarırım düşüncesiyle, azimle daha çok çalışmaya yönelerek, dışarıdan gelecek sözlere olan bağımlılığınızı yok edin. Eğer dış etkenlere kendinizi kapatır, korkularınızı yenerseniz, mutluluğunuza daha o an da katkıda bulunmuş olursunuz. Aksi takdirde korkularınızla yüzleşemez, onu yok edemezseniz, mutsuzluğu hak etmiş olacak, cesur ve korkusuz insanların arkasından pişmanlıkla bakıp kendinizi onları seyrederken bulacaksınız…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum