1. YAZARLAR

  2. Ali Dutal

  3. “BOR” NEREDE “BOR”?
Ali Dutal

Ali Dutal

Yazarın Tüm Yazıları >

“BOR” NEREDE “BOR”?

A+A-

Cevabı çok kolay olan bir soru. Bor, Niğde İlimizin bir ilçesi.  Bor ilçemizi, Niğde ilimizin ilçelerinden biri olmanın çok ötesinde “Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye” deyimiyle daha fazla tanıyoruz.

Bu deyim, daha çok elindeki fırsatı kaçıran kişilerin bir sonraki fırsatı kaçırmamaları için kullanılır. Hikayesini bilmeyenlere bilgi olur düşüncesiyle kısaca hatırlatalım.

Zamanın birinde Bor pazarına gitmek için yola çıkan bir köylü epey gittikten sonra yorulur. Dinlenmek için eşeğini bir ağaca bağlar; kendisi de başka bir ağacın altına uzanır. Sabahleyin erken kalkıp yola çıkan köylü yorgunluk ve uykusuzluktan derin bir uykuya dalar. Uyandığı zaman, güneşin epeyce tepeye yükseldiğini görüp telaş içinde hemen eşeğine atlar, yola koyulur. Pazara yetişir yetişmesine de pazar dağılmış köylüler geri dönmeye başlamıştır. Köylünün pazara yeni geldiğini gören diğer köylüler alaylı bir şekilde;

Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye” derler.

Hiciv ustası olarak bilinen aslen Konyalı, 1896-1953 yılları arasında yaşamış “Aşıklık Ne Halına”, “Karamanın Koyunu”, “İşte Geldik Gidiyoruz”, “Salla Başı Al Maaşı” gibi şiirleri bulunan Şair Namdar Rahmi Karatay’ın “Geçti Borun Pazarı” şiirini dikkat çekici bulduğum için bir bölümüne yer verdim.

Basta kavak yelleri estiği günler hani?/Umduğumuz neşeler, şerefler, ünler hani?/ Beklenilen alaylı, şanlı düğünler hani?/Servi gibi ümitler döndü birer iğdeye,/ Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye!

Sende cevher var imiş, onu herkes ne bilsin?// Kimler böyle züğürdün huzurunda eğilsin?/ Söyle bir dairede müdür bile değilsin,….. Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye!”

Bu şiirin derinliğine inildiğinde anlatmak istediğim bir çok şeyin anlaşılacağı görülecektir. Bizim derdimiz  BOR BOR.! 

Derdimiz olan BOR; Niğde İlimizin BOR ilçesi değil; cam, tarım, kimya, deterjan, seramik ve polimerik malzemeler, metalürji, nanoteknolojiler, otomotiv ve enerji, elektronik ve iletişim, uzay ve hava araçları, nükleer uygulamalar, askeri araçlar, yakıtlar ve inşaat gibi pek çok farklı alan ve sektörde kullanılan BOR madenidir.

-“Bor” nerede “Bor”?

Bor Madeni Eskişehir, Kütahya, Bursa, Balıkesir ve ülkemizin bir çok yerindedir. Çok çok önemli bir yere sahip olan “BOR” rezervinin yüzde 72’sinin nerede olduğunu biliyor musunuz, sorusunu sormayacağım. Bu sorunun cevabını ülke meseleleriyle azıcık ilgisi olan herkes bilir. Türkiye’den sonra Rusya yüzde 8, ABD yüzde 6 ve tüm dünya geri kalanına sahip!  

Bu durumu nasıl almalıyız? Ben şöyle anlıyorum; bir kişiye zenginlik hayal et deseler, bu hayalin içinde, inanın hiç abartmıyorum BOR varsa hayalinizin gerçekleşme ihtimali yüzde 99’dur. Yani, yüzde 99 oranında hayali de olsa hepimiz zenginiz!

En basitiyle, dünyadaki petrolün yüzde 72’nin Türkiye’de çıktığını düşünelim. Türkiye dünyanın en zengin ülkesi olmaz mı? Olur. BOR’un yüzde 72’sinin ülkemizde olması petrolden daha büyük bir kaynak. Bor enerji sektörü olmak üzere tüm sektörlerde kullanılmaktadır.

 

Sadece Bor değil; altın, toryum, petrol, mermer vs. her şey fazlasıyla var. Nükleer enerjide geleceğin yakıtı olarak gösterilen TORYUM rezervinde ülkemiz dünyada ikinci sıradadır.

-Şöyle desem yanlış olur mu?

-Yerüstü ve yeraltı kaynaklarımızı bir bütün olarak ele aldığımızda Türkiye dünyanın en zengin ülkesidir!

Her şey tamam tamam olmasına da niye bu zenginlik kaynaklarımızı kullanamıyoruz. İnanın, işin iç durumunu bilmeyen sıradan bir vatandaş olarak merak ediyorum. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 milyonda bir de olsa hissedarı olarak sorma hakkım olduğunu düşünüyorum.

1-Zenginlik kaynaklarımızı kullanabilme bilgi birikimine ve teknolojiye sahip değil miyiz?

2-Ülkemizin zenginlik kaynaklarını kullanabilme irademiz yok mu?

Doğru, yanlış bilemem; bir haber duyuyoruz Suriye sınırımızda, Diyarbakır’da, Cizre’de petrol bulundu deniyor, sonra gündemden düşüyor. İnsan ister istemez şüpheye kapılıyor.

Her neyse, yerüstü ve yeraltı kaynaklarımıza göre zengin bir ülkeyiz, burada bir tereddüt yok. Öyleyse millet ve devlet olarak ne yapılması gerekiyorsa yapalım.

Açık konuşuyorum; ülkemin kaynaklarının insanımız için kullanılmamasına hele hele vahşi kapitalizme yem edilmesine şiddetle karşıyım ve kimin dahli varsa hakkımı helal etmiyorum. Bu dünyada hesap soramasam bile öbür dünyada kesin soracağım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum