BU TOPLULUĞU BULMALI

Allah(cc) Resulü(sav); “Mutlaka Allah’ın kullarından bazı insanlar vardır ki, Onlar ne Peygamber ne de şehittirler. Fakat kıyamet gününde, Allah katındaki makamlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edeceklerdir,” buyurdular.

Sahabeler, “Ey Allah’ın Rasulü bize haber ver, onlar kimlerdir?” dediler.

Rasûlüllah(sav);“Onlar öyle bir topluluk ki, aralarında bir akrabalık, alıp verecekleri mal, mülk olmaksızın, Allah için birbirlerini severler. Hem, vallahi şüphesiz onların yüzleri pırıl pırıl nurdur. Şüphesiz onlar nur üzerindedirler. (İşleri nurdur) insanlar korktuğu zaman onlar korkmazlar, halk mahzun olduğu zaman onlar mahzun olmazlar” (1) buyurdu ve şu ayeti okudu:

“İyi bil ki, Allah’ın velilerine, sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”

Bu Hadis-i Şerif ile ilgili yapılan açıklamaları önemli bulduğum için yazımda yer verdim. İçinde kendi değerlendirmelerim olmakla birlikte genel olarak İslam alimlerinin açıklamalarına yer verdim. Esas olan kimin açıklamaları değil; açıklamalar neticesinde bu topluluğu bulmaya çalışıp övülenler içinde olmaya çalışmaktır.

-Bu topluluk içinde olmayı kim istemez?

Kimin istemediğini bilemem; ancak, Müslüman olan herkes ister hem de çok ister. Açıklamalar şöyle:

1) Kıyamet günü Nebiler ve Şehitler gıpta ederler

Nebiler ve şehitler, kıyamet günü, Allah(cc) yanındaki mertebelerinden dolayı bu kimselerin sahip olduğu sevapların kendilerinde de olmasını arzuladıklarına göre, bu kimseler nebilerin ve şehitlerin beğendikleri kimselerdir. Hem, bunlar nebi olmadıkları halde, Rasullerin görevlerini yüklenmişlerdir. Rasullerin tebliğ ve irşat görevlerini yerine getiren kimselerdir.

Nebi ve şehit olmadıkları halde, nebiler ve şehitler yolunda imana İslam’a hizmet eden Allah(cc) dostlarının dostu olmak gerekir.

2) Rasulüllah(sav) onların vasıflarını şöyle tarif eder

Onlar öyle bir topluluk ki aralarında mal ve neseb (soy bağı) olmaksızın birbirlerini Allah(cc) için severler. Kendilerinin davaları için, dimdik ayakta,hak olan İslam’ın  zaferi için çalışan, iman ve İslam’da devamlı ve sabit olan, İslam’ı istikamet üzere olan kimseler olduklarını belirtir.

Bütün hayatlarında aynı minval üzere, kararlılıkla hizmet eden, küfür ve bidatlar karşısında dimdik duran, yalpalamayan, hayatında zikzaklar çizmeyen, iman ve İslam davasında daim ve sebatlı kimselerdir. Hem bunlar bir topluluk, bir cemaat halindedir.

3) Şiârları el-hubbu fillahtır:

Birbirlerini Allah için severler. Onların birbirlerini sevmeleri ticari, menfaat ilişkisi ile değildir. Bütün Müslümanlara, aralarını ayırmaksızın sevgi duyarlar, insanlara, paralarından, ticari ilişkilerinden, ırklarından dolayı değil, dinleri hasebiyle muhabbet duyarlar.

4) Simaları Pek Nurludur:

“Vallahi onların simaları pek nurludur.” Hadis-i Şerifin burasında Allah Rasulü(sav) onların herkesçe farkedilebilecek bir özelliklerine işaret etmektedir. Yeminle ve birkaç tekidle onların yüzlerinin çehrelerinin pırıl pırıl olduğunu vurgulamaktadır.

Hadis-i Şeriflerde rivayet edildiği gibi, kişilerin yüzleri işlediği günahlara göre şekil alır. Dindarlık namaz niyaz arttıkça, kişi kendini Allah(cc)’a verdikçe, takvaya dikkat ettikçe yüzü nur olacaktır.

5) Halk Korktuğu Zaman Onlar Korkmazlar

Demek Hadis-i Şerifte sözü edilen, nur üzere olan, şehitlerin ve peygamberlerin imrendiği kimseler, herkesin, toplum genelinin bazı sebeplerini görerek kötülük ve musibetlerin başlarına geleceğinden korktukları; aynı sebeple iyiliklerin, istenilen şeylerin elden çıkacağına üzüldükleri zaman korkmayacaklar.

Etraflarındaki olumsuzluklar, onların şevklerini başkaları kadar etkilemeyecek, toplumun hüzünlendiği zamanlarda bile onlar, şevkli, sevinebilen, ümitli, ferahlı kimseler olacaklardır. Bu da onların imanlarının güçlü olması ile ilgilidir.

Her şeyde bir hayır ciheti bulurlar. Allah(cc)’ın hikmetini görürler. Her şeyin güzel tarafına bakarlar. Güzel düşünürler.

-Kim bu topluluk?

En güzeli bu topluluğu arayıp bulmaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.