Ahmet Çapanoğlu

Ahmet Çapanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

DİBE VURMAK

A+A-

Hata yapmaktan çekinmemeli insan. Çünkü yapılan her hata, kişinin olgunlaşmasını ve ders çıkartmasını sağlar. Hata, kula özür dileme erdemini gösterir, Yaradan’a karşı hata; tövbe etmeyle hatayı telafi etmeyi, başarı yolundaki hata da insanın bu hatalardan ders alarak sağlam adımlarla yoluna devam etmesini sağlar.

Belki hayatımızda dibe vurmuşuzdur. Dertler sıkıntılar ve önlenemeyen yalnızlıklarla baş başa kalmışız, “daha beteri yoktur” diye düşünür, çıkışa geçeceğimiz anı bekleriz. Çabalarız ama belki daha diplerin olduğunu unuturuz. Oysaki hayat, dibin dibini düşünmek değil, kurtuluşun reçetelerini göstermekte insanlara.

Sabretmektir yolun başı. Yetinmektir ve çaba göstermektir. Eğer sabrınız yoksa ve yetinmeyi bilmiyorsanız, dibin dibi kavramı tam size göredir. Aslında dip diye düşündüğümüz, mücadeleden yoksunluk ve cesaretsizlikle olduğumuz yerde miskince kalmamızdır.

Bir anlamda düşüncelerinizin karamsar olması size bu dip duygusunu yaşatmaktadır. Eğer iyimser düşünürseniz dip diye bir kavramın olmayacağını, uçsuz bucaksız bir gökyüzünün varlığını göreceksiniz. Dip ve uçsuz bucaksız gökyüzü kavramaları, sizin cesaretinizin ve cesaretsizliğinizin, umut ve umutsuzluğunuzun göstergesi olarak size yaşattıkları duygulardır. Yani, sizin bu kavramlar arası bocalamanız, sizin düşünce şeklinizi ve hayattan beklentilerinizi ortaya koyuyor.

İşte umutsuzluğumuz ve cesaretsizliğimiz, bizim bu kavramlarla birlikte mutsuzluğumuz oluyor. Seçimi biz yapıyoruz. Tüm başarısızlıklarımızı dibe vurma olarak tasvir edip, onlardan ders alarak tecrübelenmeyi bilmediğimizden kaynaklanıyor. Aynı hata, aynı sonuç. Sonuçta bezginlik ve dibe vurduğunu zannetmek… Aslında her başarısızlığı bir tecrübe gibi algılayabilsek, olgunlaşma süreci olarak görebilsek, çelik gibi güçlü olacağız, aynı olayla karşılaştığımız zaman kırılmayacak, onun başarısızlığımıza yönlendirmesine izin vermeyeceğiz.

Dertler, sıkıntılar ve başarısızlıklar üst üste geldiği zaman korkmayın. Hiç biri kalıcı değildir. Siz sabretmeyi bilerek yaşanılanlardan ders çıkarmaya çalışırsanız, zamanı gelince o dibe vurdum dediğiniz karanlıklardan ve dipten çıkmanıza yardımcı bir merhamet ışığı size ulaşır, sizi yukarılara taşır.

Hepimiz dip, dip dip diye feryatlar içerisindeyiz. Farkında değiliz hiç birimiz. Aslında sizin dip diye tabir ettiğiniz, yeni, güçlü ve sağlam adımların atılması gereken başlangıç olabilir. Öyle zaman gelir ki, dip dediğiniz sıkıntıları düşündüğünüz zaman gülüp geçer, ben buna mı üzülmüşüm diye kendi kendinize söylenirsiniz. Hayatın size ne sunacağını bilemezsiniz. Bundan kötüsü olamaz dediğinizin daha kötüsüyle de karşılaşabilir, bundan güzeli olmaz dediğiniz ne varsa ondan daha güzeli de size ikram edilebilir. Yeter ki siz isyan etmeden, her gelene gidene sabretmesini ve değerini bilmeyi prensip edinin.

Yani insan var olduğu müddetçe seçimleriyle ve düşünceleriyle yorumlar yaşadıklarını. Ne sonsuz acıların yaşandığı dip vardır ne de uçsuz bucaksız gökyüzü kadar sevinç. Varsa da bu sizin seçimleriniz ve öyle düşünmenizden kaynaklanır. Yeter ki her iki durumda da verenin alacağını, alanın da vereceğini bilerek sabretmekten uzak kalmayın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT