Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

GELELİM TAHİR AKYÜREK MESELESİNE

GELELİM TAHİR AKYÜREK MESELESİNE

Epeydir üzerine gitmemiz gereken bir konu vardı ve bu konu beni ve benim gibi sağduyu sahiplerini rahatsız ediyordu. Geçenlerde Nurettin Bay’ın ele alacağım konu ile ilgili çıkışını okuduktan sonra ben de bu konu üzerine gitmeyi karar verdim. Her zaman olduğu gibi her adayın belirlenmesinde tartışmalar olur. Belirlenen adaylar üzerinde, diğerleri, adaylık kendisinin veya yakınını hakkıdır. Bu seçimin diğer seçimlerden ayrılan başka bir yanı var. Bu nedenle de başka parti adaylarının tartışmalı olması veya olmaması pek bildiğim bir konu olmadığı gibi, beni de pek enterese etmiyor.

Gelelim Konya ve Tahir Akyürek üzerindeki tartışmalara. Tahir Akyürek Bey üzerinde tartışmaların, onunda ötesinde Tahir Başkan’ın adaylığını halen kabullenmeyenlerin olması, birilerinin bunu devam ettirme arzusundan kaynaklanıyor gibi geliyor. Öyleyse, bizim de söyleyecek çok şeyimiz var. Bu sözüm tüm AK Parti adayları için geçerlidir. Türkiye’de seçimlerde adaylar üzerinde tartışmaların olması Türk insanının genetiğinden geliyor. Özellikle de parti yönetiminde olanlar, dışarıdan gelen adaylara pek itibar etmezler. Sanki parti onlara aittir, teşkilat ve her şey onların hakkıdır. Açıkçası buralarda nefisler veya “siyasi ve ekonomik rant” devreye giriyor gibi geliyor.

Konuyu kişiselleştirerek ele alalım. Yıllardır ülkesine, bölgesine veya şehrine gece-gündüz demeden hizmet etmiş, hele de başarılı hizmetler vermiş bu insanın tartışılması kabul edilir değildir. Tahir Başkan’a tepkinin sebebi sorulduğunda “Konya’ya ne yaptı ki” deniyor. Bu tavır karşısında öyle şoke oluyorum ki, bazen “nutkum duruyor”. Cevaben de “ya ben Konya’da yaşamıyorum, ya ahmağım, ya da körüm”, diyorum. Bu tezvirat, muhalefetin AK Parti iktidarlarını sorgularken “Türkiye’ye ne verdi ki, yoksulluk ve rüşvet diz boyu” dediğine benziyor. 

Öncelikle şunu kabul etmemiz gerekir ki “24 Haziran seçimi, TBMM ne kendi adamını gönderme, ne de fitne üretme seçimidir”. Bu seçim TBMM’ye, devlete ve düzene; yeni bir yapı ve hareket getirmek içindir. Herkes elbette en iyi aday gönderilsin ister ama bu konuda kendimce soruyorum; Tahir Bey kendi partisindeki 15 adaydan veya diğer parti adaylarından hangi konuda daha geridir. Konya’ya az hizmet etmiş, davasız, daha az entelektüel ve daha az eğitimsiz. Kim der ki, Tahir Başkan konuşmayı beceremez, kültürü ve birikimi yetersiz, tecrübesiz, uyumsuz, ekip çalışması yapamaz vs. vs.

Aklıma bizim 2 dönem önceki Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçimlerinde yapılan hatalar geldi. Bir tarafta FETÖ adayı Hakkı Gökbel, öte yanda ikisi de aynı davanın adamı arkadaşlarımız Mustafa Şahin ve Tahir Yüksek. Mustafa Şahin ve Tahir Yüksek hocalarımız oylarımızı ikiye böldüler, aradan Hakkı Gökbel sıyrıldı ve rektör oldu. Ondan sonra da durum malum ve şikâyetler. Daha ne söyleyelim ki?

Efendiler kendimize gelelim. Tahir Başkan’a yazılarımla ve yüzüne karşı yeri geldi tenkit ettim, yeri geldi doğruları yazdım ve tekliflerde bulundum. Hiç birine de aksi tepki vermedi. 25 yıldır tanıdığım Başkan hakkında dava adamlığı ve kişiliği hakkında kötü bir şey söylenemez. Ancak şunu sorabilirsiniz. Başkanın bir şaibesi oldu, boğazından haram lokma geçti veya birilerine rant kapısı araladı mı? Aksine, bunca tartışıldığına göre, ya birilerinin kovanına çomak soktu, ya da birilerinin işine gelmedi!    

Mesele Tahir Akyürek’i savunmak değil aksine yukarıda söylediğim RUHU taşımaktır. Çoğu zaman Konyalıları anlamada zorluk seçiyorum. Kendi hemşerisi Bakan Sami Güçlü’ye çekemeyen ve onun bir şekilde bakanlıktan alınmasında etkili olan toplum, bakanlıktan alındıktan sonra oraya ayak dahi basamadılar. Burada Sami Güçlü hiç hata yapmadı diyemem, ancak en azından bakanlığa rahat girip, herkesle rahat görüşebiliyor, bazı üst bürokratlar Konya’dan oluyordu. Şimdi adam yeme sırası Tahir Başkan veya birilerine mi geldi? Bu tür tezviratlar “dava adamlığına” yakışmıyor. Böyle tavırlar siyasi rakiplerinize yarar, 2-3 milletvekili daha fazla çıkarırlar. Bir de bunu deneyelim mi diyelim? Siyaset uzmanları defalarca söyledi, Başkanlığı almak yetmiyor, TBMM’de çoğunluğu da almak gerekiyor.  

Son olarak, yurt içi ve dışından gelen bir sürü insanlarda görüyorum ki, herkes Konya’ya hayran, çoğu Konyalı kendi şehrine ve siyasetçisine düşman. Anam derdi ki “sen kendini yüceltmezsen, kimse seni yüceltmez. Aile sırlarınızı dışarıya vermeyin”. Seçim ülkemize ve bölgemize hayırlı olsun, duasıyla;

Allah’a emanet, hayra muhatap olunuz, efendim. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi
SON YAZILAR