Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Genç Ziraatçi Ne Diyor

Günümüz gençliği çeşitli ithamlarla karşı karşıya. Kuşak çatışmaları hep olmuştur ama günümüz gençliği kadar çatışmalara konu olan pek olmamıştır. Kuşakların her 20 yıllık bir sürede oluştuğu söylense de günümüzde bu süre iyice kısaldı, önümüzdeki senelerde daha da kısalacak gibi.

Bir öğretmen olarak öğrencilerimle aram hep iyi oldu, demek ki bu yetmiyor. Gençliği sadece biz veya aileleri değil, inanılmaz cazibe noktaları sunan sosyal medya eğitiyor. Buna rağmen oldukça iyi durumda olan gençlerimizde var. İşte onlardan biri, idealist, hedefli, olgun ve akıllı birisi, zirai eğitim hakkında yazdıkları ile ZMO Adana Şubesi tarafından birincilik alıyor. Fakültemiz öğrencisi olan bu kızımızı buldum ve yazdıklarını tartıştım. Düşünceleri makalesinden de berrak. Bu beni heyecanlandırdı ve cesaretlendirmek için bu akşam programına çağırdım. Bakınız özetle ne diyor.      

Sürdürülebilir üretim, yeterli ve yerli gıdaya yönelmek, kırsal kalkınmayı sağlamak amacıyla donanımlı bir ziraat mühendislerine ihtiyaç vardır. Tarım stratejik bir sektördür. Donanımlı bir ziraat mühendisi yetiştirmek istiyorsak öncelikle fakültelerdeki eğitim durumuna bakılmalıdır. Ziraat Fakültesindeki eğitimler oldukça yetersiz kalmaktadır. Bazı bölümler uygulama ağırlıklı olurken neden bazı bölümler uygulama ve saha ağırlıklı olamıyor? Dolayısıyla mezuniyet sonrası sahaya çıkan öğrencinin alan ile ilgili eksiklikleri normal karşılanmamakta, yeni mezun olanlar neden işsiz kalmakta, hiç düşündük mü?

Veteriner fakülteleri eğitim süreci 5 yıl planlanmış ve yoğun olarak uygulama ağırlıklı. İçerisinde 12 bölüm bulunan ziraat fakülteleri 4 yıl olup bu süreçte her bölüm hakkında donanımlı olmamız beklenmekte. Bu durum birazcık çelişki değil mi? Donanımlı olmamız bekleniyorsa uygulama ve saha alanının geliştirmesi gerekir. Bu nedenle, Ziraat Fakültesi eğitim sürelerini ve müfredatı revize edilmeli. Mesela bazı beslenme ve diyetetik bölümleri son yıl sadece staj yaptırıyorlarsa bizde de yapılabilir.

İnsanoğlunun hayatını devam ettirebilmesi için yeme-içme, giyinme, barınma ve sağlıklı çevre gibi dört temel ihtiyacını karşılaması gerekir. Sağlıklı bir çevre toprak, bitki, hayvan, mikroorganizma, atmosfer, su dengesi ile korunabilir. Bu durumun sürdürülebilirliğini ise tarım ve buna bağlı teknoloji ve biyoteknoloji alanlarının gerektiği şekilde bütünleşmesi ile gerçekleşebilir. Çok yönlü bir uğraş alanı olan tarım sektörü, saha bilgisi ve normal bilgi isteyen mesleki bir alandır. Günümüzde tarımın diğer sektörlere göre gelişememesinin ve geri kalmasının temel sebebi yetersiz zirai eğitimdir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında köylü ve köylüyü kalkındırmak adına en önemli araç tarımdı. Atatürk sosyo-ekonomik ve ülke şartlarına göre değerlendirme yapıp tarımın çağdaş teknolojiye uyum sağlayabilmesi için gereken her şeyin yapılmasını istemiştir. Atatürk’ün istediği eğitim politikası, sisteme ve mesleğe dayandırılmış, köylü ve toplumun kalkınması eğitimle sağlanmaya çalışmıştır. Bu şekilde Köy Enstitüleri gündeme gelmiştir. Köy Enstitülerinde 5 yıl eğitim verilmiştir. Bu süre içinde 114 hafta kültür dersleri, 58 hafta zirai ders ve 58 hafta da teknik ders ve çalışmalarına ayrılmıştır. Kültür dersleri müzik, ulusal oyunlar, öğretmenlik bilgisi, el yazısı, yabancı dil vb. eğitime dâhil edilip daha donanımlı tarımcı yetiştirilmek hedeflenmiştir. 1943 de Teknik Tarım ve Bahçıvanlık okulları açılmış, burada tam gün ve haftalık 40 saat uygulama ve laboratuvar çalışmaları yapılmıştır. Eskiden eğitim sistemi uygulama ve teori ağırlıklıyken, günümüzde ise teori kısmı ağırlıktadır.

Türkiye tarım ülkesi olmasına rağmen, ziraat mühendisi olarak yetiştirdiği insanına istihdam imkânı sağlayamamaktadır. Kısacası, zirai eğitim gelişmedikçe donanımlı öğrenciler yetişmeyecektir. Unutmayın ki bir ülkenin tarım sektörü gelişmemişse o ülkenin bağımsız olması beklenemez.

Burada bitiyor. Bazı düşünceler ve vurgulamalar destek bulmayabilir ancak bu genç mühendis adayının cesaretinin kırılmaması ve önünün açılması gerekir. Devamını akşam tartışmalı olarak izlenebilir, katkılarınızla yanlışlar düzeltilebilir, doğrular desteklenebilir duruma gelebilir.

Mesleğini çok seven sevgili Aleyna Nur yolun açık olsun. Geleceğimiz için bize böyleleri lazım.

Allah’a emanet hayra muhatab olunuz, efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum