Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

ŞİMDİ SÖYLEMEK LAZIM

Türkiye seçimini yaptı.

Emaneti, mutemet olduğuna inandığı Erdoğan’a teslim etti.

Onca algılara, iftiralara, yalanlara, aldatmalara kulağını tıkayan vatandaş feraseti ile oylama yaptı ve Cumhur İttifakı’na “Sana güveniyorum. Ülkemizi beş yıl daha idare etme görevini sana veriyorum” dedi.

Görevi alanlar; bu güveni boşa çıkarmamak için daha dürüst, daha adil, daha tarafsız çalışmalı, 2023 hedefleri için halkın huzuruna çıkarken ibra sorunu yaşamamalıdır.

Bu sonuçlarla ilgili olarak Sayın Devlet Bahçeli’ye ayrı ve özel bir paragraf açmak gerekir.

Bahçeli bir kere daha ismi ile müsemma bir devlet adamı olduğunu gösterdi.

Geçmiş yıllarda Erdoğan’la ilgili yaptığı eleştiriler hatırlatıldığında “Erdoğan’ı eleştirmiş olmam, içinde bulunduğumuz zor şartlarda onu yalnız bırakmamı gerektirmez” diyerek Türkiye siyasetinde saygın bir yeri olduğunu göstermiştir. Seçimlerde her ne kadar maksat hâsıl olsa da, seçim zaferini gölgeleyen sonuçları görmezden gelmek mümkün değildir.

Bunca yapılan çalışmalara, yatırımlara, halkın refah ve mutluluğu için didinmelere rağmen eğer AK Parti’nin oylarında bir düşüş varsa, bunun nedenleri iyi analiz edilmelidir.

AK Parti kuvvetle muhtemeldir ki; en kısa zamanda öz eleştirilerini yapacak, aksaklıkların nereden kaynaklandığı araştırılacaktır.

İktidar partisi olmak kolay değildir. Hele ki 16 yıldan beri ülkenin idaresinde söz sahibi olmak, eleştiri oklarını da üzerine çekecektir.

Yerel Yönetimlerin ve Parti il örgütlerinin yanlışlıkları da bu olumsuz neticenin sebepleri arasındadır. Yetki makamındaki herkes “Biz nerede yanlış yaptık”        sorusunu kendilerine sormalıdır.

Yerel yönetimler; ya, yasal olmayan uygulamalara göz yummamalı, ya da yıllarca göz yumduklarını bir günde düzeltme yolunu seçmemelidir. O zaman haklı olarak vatandaş soruyor. “Madem bu yaptıklarımız yasal değil ise neden yapılmasına izin verildi? Madem izin verildi ise yılların yanlışı bir günde nasıl düzelir?”

Seçim arefesinde tente yıkmaya kalkmak, bayram önü seyyarları taciz etmek gibi yanlışlar ilgili ilgisiz her insanı rahatsız etmiştir. Akıllı yöneticiler bu tür yanlışlara düşmezler.

İl Yönetimleri aday belirlerken halkın sesine de kulak vermeli değil midir?

Konya’da sağır sultan bile duydu “Falan kişiler aday olursa AK Parti’ye oy vermeyeceğim” dendiğini. Halkın beklentilerini dikkate almadan aday belirlemenin karşılığı 2 milletvekilidir. Yanlışta ısrarcı olmak siyasetin doğasına uymuyor. Böyle durumlarda bir bedel ödeneceğini bilmek gerekmez mi? Oylarını artırması beklenirken, tam tersi azalması vatandaşın suçu değildir. Bence en kısa zamanda vatandaşla bire bir görüş alış verişi yapılmalıdır.

Madem ki sandığı, demokrasinin gereği olarak vatandaş belirlemektedir, o zaman bu sese de kulak vermek gerekir.

Devletin idaresine talip olanlar kuyumcu terazisi kullanmalıdır.

İşyerimize, fabrikamıza genel müdür ataması yapmıyoruz. Ahbap-çavuş ilişkisi ile, el kesesinden kabadayılık yapılmaz.

Ne yazık ki, ülke genelinde de benzeri hatalar yapılmıştır.

Halkımız engin feraseti ile bazı yanlışları sineye çekmiş, öfke ile kalkanın zararla oturacağı bilinci ile “Hadi bu defa da yanlışlara gözlerimi kapatayım” diyerek hakkın, haklının yanında yer almıştır. Dahası Sayın Başkanın, Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olmayı bir görev bilmiştir.

Kimse, ama hiç kimse kerameti kendinden menkul sanmasın.

Darılan, küsen, gönül koyanlar aklıselim olsunlar.

Darıltan, yanlış yapanlar gönül alsınlar.

Bu maçın bir de ikinci yarısı var.

Hayırlı olsun.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.