SORUN, TOPLUMUN KENDİSİNDE

AREA araştırma şirketinin yapmış olduğu anket çalışmasında “Sizce, Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna verilen cevapları çok dikkat çekici bulduğum için üzerinde durma ihtiyacı hissettim.

Elbette ki, anket çalışmaları sonucunda ortaya konulan veriler tümden doğru değerlendirilemeyeceği gibi tümden yanlış olarak da değerlendirilemez; ancak, sonuçların ortalama bir fikir verdiğini de kabul etmeliyiz. Burada esas olan, dikkate alınması gereken araştırmayı yapan ve yaptıranların ortalama bir güvenirliğe sahip olmalarıdır.

 

Anket sorularına verilen cevaplar

%

Ekonomi/Hayat Pahalılığı/Yoksulluk

46,1

İşsizlik

16,6

Eğitim Sistemi/Eğitimsizlik

6,7

Yönetim/İdare/Hükümet/Demokrasi

5,6

Suriyeli Göçmenler

5,0

Terör/PKK/Kürt Sorunu

3,9

Adalet/Hukuk Sistemi

2,9

Sanayide/Tarımda Üretim Olmaması

1,4

Dış Politika

1,3

Diğer

6,4

Fikrim Yok

4,1

TOPLAM

100

 

Anket sonuçlarına dikkatlice bakılınca esas sorunun toplumun kendisinde olduğu açık açık görülmektedir. Şöyle ki, ankete katılanlar ekonomi, hayat pahalılığı, yoksulluk ve işsizliğin yüksek yani yüzde 60 oranında; yönetim, üretim, adalet, dış politika ve eğitimi çok düşük oranda sorun olarak görüyorsa sizce toplumda bir sorun yok mu? 

Eğer, bir ülkede sanayi ve tarımda üretim sorunu yoksa nasıl olurda işsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı büyük oranda sorun olarak ortaya çıkar, burada büyük bir çelişki yok mu?

Bu yazıyı siyasi ve ideolojik anlamda kişi veya kurumları suçlama niyetiyle yazmıyorum. Toplumsal bunalımı ortaya koymaya çalışıyorum ki hep beraber çözüme katkımız olsun. Gerçekleri görelim, bir bunalım sürecinden geçiyoruz.

Sosyal bunalım yaşayan topluma baktığımız zaman, insanımızın refah seviyesinin belirgin bir şekilde arttığını da görmekteyiz. Aynı zamanda lüks ve israfta artmıştır. Çoğunluğumuz gelir düzeyimiz üzerinde harcama yapıyor, borçlanıyoruz. Ekonomik sıkıntılar insanın huzurunu bozar bunalıma sürükleyebilir, buna söyleyecek bir sözümüz yok; ancak, yaşadığımız sosyal bunalımın sadece ekonomik temelli değil manevi temelli olduğunu düşünüyorum.

Toplum olarak büyük bir manevi bunalımın yaşamamıza rağmen yaşadığımız bunalımın farkında değiliz! Farkında olsaydık manevi bulanım yaşadığımız sorunlar içinde yer alırdı. İşte bundan dolayı “Sorun Toplumun Kendisinde” diyorum.

Geçenlerde de üzerinde durmuştum. KONDA araştırma şirketinin “10 Yıllık Toplumsal Değişim” raporunda ülkemizde kendisini "ATEİST" olarak tanımlayanların oranının 3 kat artarak yüzde 1'den yüzde 3'e yükseldiği, "İNANÇSIZ" olarak tanımlayanların oranın ise yüzde 1'den yüzde 2'ye çıktığı yer almaktaydı.

Sadece KONDA’da değil; aynı konu içerikli farklı araştırma şirketleri tarafından yapılan anket çalışmalarında da bu acı tabloyu görmekteyiz. Mesela, MAK Araştırma Şirketine göre Ateistlerin oranı yüzde 4, Deistlerin oranı 6; Gallup International’ın 2016’da yaptığı ankette ateistlerin oranı %3 olarak tespit edilmiştir.

Nereden bakarsak bakalım Ateistler, Deistler ve inançsızların oranı yüzde 10’nu bulmaktadır. Bunun sayısal açıklaması seksen milyonun yüzde onu 8 milyon insan demektir.

Düşünün, Müslüman milletimin çocukları ateist, deist olmakta. Bundan daha büyük sorun olur mu? Bırakınız sorunu bundan daha büyük felaket olur mu?

Ne acı ki, bu felaket düzeyinde bir sorun toplum için işsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı kadar sorun bile görülmüyor. Feryat ediyorum arkadaş! Bu vahim duruma feryat etmeyen bir Müslüman olamaz! Göz göre göre Müslüman çocukları cehenneme akıyor!

Milyonlarca insan kendisini ateist, deist ve inançsız olarak tanımlıyor. Allah(cc) korusun hiçbir kimse çocuğunun yarının ne olacağını bilemez! Bunlara karşı herkes, birey ve kurumlar gerekli önlemleri almalılar. Ateistler dernek kurup insanların ateist olmasına çalışıyorlar. Müslüman bir ülkede bu durumu nasıl açıklayabiliriz.

Sorun çok büyük çok! Aklımızı başımıza alalım!

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum