Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Tarım Ürünlerinin Reklamlarla İstismarı

Çok sevdiğim, gerçek bir beyefendi, bilgi küpü, farklı bir kişilik, aynı zamanda üretici olan bir abim, Mehmet Mühür bana birkaç resim gönderdi. Resimler tarım ürünlerine aitti. Resimlerde bazı alışveriş sitelerinde satışa sunulan ürünlere biçilen inanılmaz fiyatlar görülüyordu. Misal olarak 1 kg mandalina 4.99 TL’den 1 ve 2 kuruşa, limon 9.90’dan 1.0 TL’ye ve dana biftek 14.48 TL’ye indirilmişti.  

Şunu bilmekte fayda var ki Mehmet abimiz tarımın içinde. İyi de bir üretici olduğu gibi ürün ticareti de konumunda. Yani sadece bölgesi Çukurova’da değil, ülkemizde ve dünyada ne olup bittiğini takip eden birisi. Bu arada sitede bir araştırma yaptım, şimdilik aşırı bir fiyat farklılığı bulamadım. Demek ki indirim işlerini zaman zaman yapıyorlar.

Mehmet Abi resimlerin altına verdiği not ile şöyle diyordu “bu ne rezillik, çiftçiden ne istiyorlar. Hiç mi Allah’tan korkmuyorlar”. Devamında “Ticaret Bakanlığına cezayı yazdırdım, rekabet kuruluna da müracaatta bulunduk. Piyasanın açılacağı gün bu hareketi kimse masum göremez” sonradan da “Bakanlık reklam takip birimi yayından kaldırttı” diyordu. Bu yanlışın gerekçesi de şöyle açıklıyordu “biz neye göre DIŞ ALICIYA fiyat oluşturacağız. Ülkende 1 Kr.’a satılan bir malın ihracatından kaç kuruş isteyebiliriz, rekabet kuruluna hesabını versinler” idi. 

Online alışverişte veya normal marketlerde bu tür indirimlerin olması gayet tabii görülebilir ancak pazardan pay alma yarışı adına fiyatların akla-mantığa sığmayacak derecede düşürülmesi kadar sosyal, emek ve yukarıda bahsedildiği gibi dış ülkelere karşı haklı mazeretler bulma boyutu da var.

Konuyu başka yönleriyle de değerlendirecek olursak, herhangi bir ürün için veya ürünler için aşırı fiyat indirimi tüketici tarafından alkışlanabilir. Nitekim “Pandemi” sebebi ile bu yaz meyve ve sebzelerde hayli düşük seyretti ve halen de bu seyir devam etmekte. Ben çok hoşlanmadım ama 1 TL’ye domates, salatalık, 2 TL’ye biber, patlıcan satıldı. Tüketici açısından konuyu bakacak olursak bir yıllığına da olsa zarar eden üreticinin gelecek senelerde üretim yapma isteğinde olabilir, üretse de o üretimden zevk alabilir, ya da hep söylendiği gibi “üretim planlaması” yapılabilir mi, bilemem.  

Her emeğe saygı duyulur ancak her kim ve kesim olursa olsun; tarıma, tarımsal ürünler ve tarımsal üretim yapanlara daha çok saygı ve muhabbetle bakması gerekir. Pazara gidersiniz 1.5 TL domatese indirim ister, 17.5 TL olan bir paket sigaraya 50 Krş. İndirim isteyemezsiniz. Üretimle ilgili konuları ciddiye alalım, onları bezdirmeyelim ve bıktırmayalım. Resmi otoritenin de elbette yapacağı çok şey vardır ancak vatandaş-tüketici olarak bize düşen birtakım mesuliyetler ve yaptırımlar vardır.

Düşünün ki, bundan 70-80 sene önceden olduğu gibi köylü deyip, kaba ve eğitimsiz gördüğümüz bu kesim sadece kendi ihtiyacı için üretim yapsa, piyasaya mal sürmese, ne yaparız. Bazıları “bana ne benim param var her yerden alırım” gibi bir gaflete düşebilir, konuyu geçiştirebilir ancak konu bu kadar da basit geçiştirilecek gibi değil. Bir de parası olmayanlara bakın. Aç insan akla kulak açmaz, adalete kulak vermez, dualara kulaklarını tıkarmış. Özbek atasözü de “Aç kurt koşarak gelir” diyor.   

Bu düşünceler abartılı bulunabilir ancak ne olacağı bilinmeyen günler için hiç kimse de tarımcıların hakkına göz dikmemeli ve el uzatmamalı, onları küçük görmemelidir. Promosyon yapacağım, bunun yerinde başka ürünü daha çok satacağım diye alın terini yok saymamalıdır.

Mehmet Mühür Abimiz’ in bu hassasiyetinden dolayı kendisine nasıl da teşekkür etmeli bilemem ama aslında bu itirafı ile tüketicilere de önemli şeyler hatırlatıyor. Emeğe saygının sadece tüketicilerin değil onu tüketime sunan aracıların (internet, pazarcı, marketçi, dükkâncı, toptancı, kabzımal) da yapacağı indirimler için ürün desenini iyi belirlemesi gerektiğini vurguluyor. Bunun yerine birkaç kg sebze veya meyvenin insan bütçesinde yeri de nedir ki diye sormak gerekmez mi?

Tarımın, gıdanın ve onu üretenlerin önemini daha da nasıl anlarız. Görülmeyen, hissedilmeyen bir virüs bu önemi anlatmaya yetti. Bir virüs kadar idrakimiz olsun, yeter.

İdrakli ve israfsız günlere doğru, kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum