1. YAZARLAR

  2. Emre Tanrıver

  3. Kara Kartal değil, Anadolu Kartalı
Emre Tanrıver

Emre Tanrıver

Yazarın Tüm Yazıları >

Kara Kartal değil, Anadolu Kartalı

A+A-

Taraftarların şampiyonluk beklediği bir Türkiye Kupası. Çeyrek final maçı ve rakip Beşiktaş. Aykut Kocaman sahaya öyle bir kadro sürdü ki, "gel beni ilk maçta ele" der gibiydi resmen. Daha önce amaçlarının kupada final oynamak olduğunu söyleyen Kocaman beni oldukça şaşırttı.

Maç Beşiktaş'ın kontrolünde başladı. Özellikle Holmen ve Ali Çamdalı'nın yokluğu Konyaspor'un ileride top yapmasını engelledi. Karambolden gelen bir golle de Beşiktaş ilk yarıyı önde kapadı.

İkinci yarıya Selçuk Alibaz-Rangelov değişikliğiyle çıkan Konyaspor oyunu dengelemeye başladı. Tam bu sırada Marcelo'nun kırmızı kartı işin tuzu biberi oldu Yeşil Beyazlılar adına. Öncesinde ofsayt var gibi ama kamera açısı çok iyi olmadığı için net bir şey söylemek yanlış olur. Bajic çok güzel bir golle skoru dengeledi. 10 kişi kalınca ritmi iyice bozulan Beşiktaş baskıya dayanamayınca, Konyaspor Volkan Fındıklı ile skoru tayin etti. Bir de Skubic'in verilmeyen penaltısı var. Marcelo'nun yaptığının aynısını yaptı Olcay ama bu kez devam ettirdi hakem.

 Beşiktaş hâla favori gözükse de Konyaspor'un Torku Arena'da 2 gollük bir avantajı var. 42 bin taraftar önünde Beşiktaş için daha zor bir maç olacak.

 Konyaspor'un Beşiktaş'ı elemesinin sürpriz olmayacağını ve lig maçından çok farklı olacağını söyleyenlerdendim ama bu kadroyla bu sonucu almak büyük başarı. Bu da bize Aykut Kocaman'ın sisteminin artık oturduğunu ve Galatasaray maçı sonrası söylediği "Antrenör takımı olmaya en uygun takım Konyaspor" sözünün doğruluğunu gösteriyor.

2016 Güzel Başladı

2016 yılında çıktığı 9 maçı da kaybetmedi Konyaspor. Bir Anadolu takımı için büyük başarı. Bu başarıda en büyük pay tüm eleştirilere rağmen sisteminden ödün vermeyen Aykut Kocaman ve son 2 yılın en iyisi olan Konyaspor taraftarının. Güzel başlayan 2016 böyle devam eder inşallah.

Beşiktaşlıyım Evet!

Ben koyu bir Beşiktaşlıyım. Bunu söylemekten hiçbir zaman çekinmem, herkes de bilir zaten. İş ile aşkı birbirine karıştırmam. Sırf Beşiktaşlı olduğum için ve Twitter'da "Konyaspor avantajlı ama favori Beşiktaş" yazdığım için, çok sayıda takipçisi olan Konyalı "gazeteci" bir "arkadaş" bu yazdığımı paylaşıp, üstüne bir şeyler ekleyip beni Konyaspor taraftarına hedef olarak gösterdi. Kendisine ve ona uyan 2-3 kişiye gereken cevabı verdim. O ve onlar gibilerine buradan da seslenmek istiyorum:

- Öncelikle "Favori Beşiktaş" demek için Beşiktaşlı olmaya gerek yok, aksini söyleyen futbol konuşmasın.

- Koyu bir Beşiktaşlıyım evet. Konyaspor Beşiktaş'ı yendi. Üzüldüm mü? Hayır. Konyaspor sonuçta. Sevdiğim bir takım. Kupayı da alsın Konya, sevinirim.

- 3 yıldır Konya'dayım, öğrenciyim ve geldiğim günden beri de çalışıyorum. İlk sene basın kartım olmadığı için maçları Konyaspor taraftarının arasında takip ettim. Konya spor basınında Konyalı olmayan birkaç kişiden biriyim. Bu kişilerin arasında Konyaspor'un maçlarında gollere, pozisyonlara bir Konyasporlu gibi tepki veren tek kişiyim. Sevmek - sevmemek bir suç değil ama yine de kimse beni Konyaspor'u sevmemekle, Konyaspor'a ihanet etmekle ya da Beşiktaşlı olduğum için suçlayamaz. Konya'da okuyorum-çalışıyorum diye Konyalıya, Konyaspor'a hoş görünme çabasında olmam. Konyaspor aleyhine bir hata olduğu zaman da yazıyorum, Konyaspor lehine bir hata olduğu zaman da. Beşiktaş'ın geçen sezon Torku Arena'da 2-1 kazandığı maçta iki golden önce de hakem hatası olduğunu yazmıştım mesela yine burada.  Ne görüyorsam onu söylerim her zaman. Siyaha beyaz, beyaza siyah diyeceğim tek yer Beşiktaş tribünü olur. Daha önce Konyaspor taraftarıyla birlikte yeşile beyaz, beyaza yeşil dediğim gibi. Konyalı bir basın çalışanının Konyasporlu olması nasıl normalse, Konyalı olmayan birinin başka bir takımın taraftarı olması da o kadar normal. Herkes saygı duymalı. Ben işimi yapıyorum, herkes işine baksın.

Son cümlelerime istinaden yazımı efsane spor spikeri, gazeteci Halit Kıvanç'ın sözleriyle bitiriyorum: "Spor basınında çalışan genç arkadaşlarım taraf olmaktan, takım tutmaktan çekinmesinler. Bu kötü bir şey değildir. Hatta sporun, futbolun gereği ve güzelliğidir. Sadece taraf tutma hali, iş ahlaklarının önüne geçmesin. Ben Fenerbahçeli Halit Kıvanç olarak Metin Oktay'ın jübilesini gözlerim dolarak anlattım. Çünkü Metin Oktay bir Fenerbahçeli için de arkasından ağlanacak adamdı."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

6 Yorum