Rasim Atalay
Altın fakirliği!
Dünya piyasası allak bullak oldu…
ABD ile İsrail’in bütün güçleriyle İran’a yaptıkları saldırı ile başlayan süreçte İran, 25 gündür destansı bir direniş gösteriyor.
Saldırıları göğüsleyen İran, aldığı yaralara karşılık ciddi bir reaksiyon da gösteriyor. Öyle ki yaptığı misillemelerle Siyonist İsrail’in demir kubbesini delik kubbeye çevirip, şehirlerini yerle bir etmeyi başarabiliyor.
İran, stratejik silahlarını da sahaya sürdü bu süreçte…
Dünya petrol piyasasının önemli bir merkezi olan, petrol ticaretinin yüzde 20’sine hakim olduğu Hürmüz Boğazı gibi büyük bir jeopolitik değere sahip bulunan İran, başta Amerikan menşeili olmak üzere petrol gemilerinin geçişine izin vermeyince petrol piyasası darmadağın oldu…
PETROL KIYMETE BİNDİ
Hoş, zaten kıymetliydi de şimdi daha da kıymetli hale geldi. Dile kolay, sadece bir litre motorinin fiyatı Konya’da 80 lirayı gördü. Petrol fiyatlarındaki artış eğiliminin her ne kadar kısa vadeli gerilemeler olsa da savaş devam ettiği sürece yükselmeye devam edeceği ekonomistlerin beyanlarında sürekli dile getiriliyor. Bu sürecin nihayete ermesi için ise tek çıkış yolu görülüyor: Savaşın sona ermesi!
ALTINA HÜCUM!
Petroldeki arz talep dengesinin bozulmasının ardından ülkeler ihtiyaç duydukları nakdi karşılamak için cepten yemeye, kasadaki altınları bozdurmaya başladı. Altın piyasaya daha çok arz olunca haliyle müthiş derecede geriledi. Ekonomistlerin söylemine göre altın fiyatları son 4 ayın en düşük seviyesine geriledi.
Bu dönem yatırımcı için fırsat dönemi olarak görülüyor. Daha Türkçesi kenarda parası olan nakdini altına çeviriyor. Çünkü biliyor ki altın yeniden yükselecek. Parası daha çok değer kazanacak.
Param olsa ben de yapar mıydım aynısını diye soruyorum kendime, vallahi yalana gerek yok! Para mevzu bahis olunca oyun bozuluyor. Niye almayım ki diye düşünüyorum. Sonra cebimi yoklayıp, otur Rasim oturduğun yerde, boş hayaller peşine düşme diyorum.
Diyorum da kendimi tutamıyorum…
İYİ Kİ PARAM YOK!
Konya’da geleneksel ticaretin kalbinin attığı Bedesten bölgesini adımladım geride kalan iki günde…
Bayram önü yaşanan yoğunluk bayram dönüşü normal şartlarda yerini sessizliğe ve sakinliğe bırakır bu bölgede.
Ancak sarrafların ve kuyumcu esnafının da yoğun olarak bulunduğu bu bölgede beklentinin aksine mahşeri bir kalabalığın varlığından söz edebilirim.
Hangi sarrafın, hangi kuyumcunun dükkanına gitsen, içerisi tıklım tıkış dolu…
Hele bazılarının önünde uzayan kuyruklar…
İkindi saatleriydi gittiğim vakit.
Kapıdan gram altının fiyatını soran birçok vatandaş fiyat dahi alamamıştı. Fiyat veren de altın veremiyordu. Çünkü elinde altın kalmamıştı. Hele 1 ve 5 gramlık altın yok satmış, kısa sürede tükenivermişti.
Ellerinde para dolu keseler ve çantalarla senin kapı benim kapı dolanan insanları görünce bu insanlarla ilgili yapabileceğim en iyi yorum altın fakirliği oldu.
Sonra kendime dedim ki iyi ki param yok! Parası olanın hakikaten derdi oluyormuş.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.