Her şey yalan, herkes yalancı!

Bugünlerde bir şey dikkatimi çekiyor: İnanma güçlüğü çekiyoruz!

Sormak, sorgulamak, aslını astarını araştırmak, gerçeği kovalamak, görünenin ardındakini görmeye çalışmak, doğruyu bulmaya yönelik bir çabanın içerisinde olmak güzel…

Araştırmak, irdelemek, esas olan hakikatin peşine düşmek çok âlâ…

Bize sunulan her türlü bilginin mutlak doğru olduğunu kabul etmek yerine doğruluğunu başka kaynaklarla da teyit etmeye çalışmak güzel bir çaba.

Bu, insan zihninin aktif, sağlıklı, sorgulayıcı ve araştırıcı yönünün bir gereği…

İnsan, kendisine lütfedilen bu özelliğini hakkıyla kullandığında aslında bize gösterilen, sunulan yahut söylenen her şeyi mutlak doğru olarak kabul etmenin büyük bir hata olduğunun farkına varıyor. Sonuç itibariyle de sorgulayıcı yapısının bir gereği olarak doğrunun peşinde koşuyor, doğru olanı arıyor.

Ancak bu durum kontrolden çıkabiliyor. Sonrasında öyle bir boyut kazanıyor ki, keskin ve net yargılar ile reddetme, “yalandır”, “yalancı”, “yalan söylüyor” gibi yaklaşımlar sergileyebiliyor.

Bu kez ne olmuş oluyor?

Peşin hükümle, önyargılı bir şekilde kendisine sunulanı “reddediyor”, reddiyenin de dik alasını yapıyor.

Örnekle açıklayacak olursak;

Meteoroloji Konya Bölge Müdürlüğü her gün saatler 14:00’ı gösterdiğinde güncel meteorolojik verileri yayınlıyor. Biz haberciler de Konya kamuoyunu içinde bulunduğumuz kış mevsiminde yağmur, kar ve benzeri tabiat olaylarının şehrimize etkileyip etkilemeyeceği üzerine kaynaktan gelen verileri de baz alarak haberler yapıyor ve Konya kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına paylaşıyoruz.

Tabi Konya coğrafi olarak çok büyük bir yerleşim alanına sahip, Türkiye’nin en büyük şehri…

Hal böyle olunca, şehrin belli yerlerinde kar diz boyuyken, belli yerleri bu bereketin sadece ayazını yemekle nasiplenebiliyor.

Bazen de tabiat sürprizler yapabiliyor. Kar yağmayacak denilen bölgede Allah rahmetini yağdırıveriyor. Geçtiğimiz pazar günü olduğu gibi…

Kar rahmetinin ardından belediyeler kapanan yolları açmak için çalışma yürütüyor. İşimizin tabiatı gereği bunları da paylaşıyoruz.

Tabi hemşerimizin oturduğu yer, şehrin merkezi bir konumu. Oraya kar yağmamış, yağsa da tutmamış… Öteki tarafta kar 50 santimetreye ulaşmış. Yolları kapatmış. Öteki taraf dediğimiz yer de öyle uzak sanmayın. Şehir merkezinden 5-10 bilemediniz 15 kilometre uzaklıktaki bir bölge. Merkez ilçe belediyelerine bağlı bir yerleşim yeri…

Haliyle konumuna göre, Selçuklu, Karatay veya Meram Belediyesi bu bölgelere ekiplerini gönderiyor ve yol açma, kar küreme çalışması yürütüyor.

Sonrasında gelen tepkilerin de yönü yine aynı: “Yalan söylüyorsunuz. Eski görüntüler… Falan filan…”

Görüntüleri izliyor, çalışmaları görüyor, ama inanmıyor.

Ya da kabullenemiyor. Oturduğu yerde kar yok, 10 kilometre ötesinde kar çok.

Böyle şey olmaz diyor, basıyor reddiyeyi…

Sadece bu mu?

Devlet açıklama yapıyor, asgari ücret şu rakam olacak… Emekliye bu kadar zam yapılacak… Memur maaş artışı şu kadar olacak… En düşük emekli maaşı bu rakama çıkarılacak… Petrol fiyatları yükselecek ya da düşecek… Döviz kurlarında seyir şu yönde olacak… Altının seyri bu yönde ilerleyecek… Trafik cezaları, vergiler, şunlar, bunlar bundan sonra şöyle olacak…

Kaynak: İlgili makamlar, birimler yani devlet!

Veya…

2025 yılında Konya’da suç oranı azaldı… Yapılan trafik denetimleri trafik kazalarındaki sayıyı azalttı… Suç şebekelerine operasyonlar yapıldı, suç örgütleri çökertildi…

Bu da mı yalan?

Vallahi öyle insanlar var ki, onlara göre hepsi yalan!

Örneklerini çoğaltabiliriz… O kadar çok ki misal verebileceğimiz konu, adeta gerçeği yalanlayan bir kitle var.

Özetle, birilerine göre her şey yalan, herkes yalancı!

Yalan mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Rasim Atalay Arşivi

Zam defterini kapatabilir miyiz?

06 Ocak 2026 Salı 15:40

Uğur Başkan'ı nasıl bilirsiniz?

24 Aralık 2025 Çarşamba 11:47

Medya ve algı üzerine bir hikaye

25 Kasım 2025 Salı 20:30

Ekmeğe zam gelmiş: Oh olsun!

22 Ekim 2025 Çarşamba 00:05