‘Augustus’a elvedâ…

 

Roma İmparatorluğunun ilk imparatorunun adı Augustus.

Augustus, Roma’nın tek hükümdarı olmak için askerî güç başta olmak üzere müessese kurma ve kanun tasarısını kurnazca birleştiren bir devlet başkanı.

Birde Augustus Tapınağı var.

Ankara’ya Hacı Bayram Velî hazretlerini ziyarete gittiğinizde caminin bitişiğinde bir Roma kalıntısı görürsünüz.

İşte o kalıntı Augustus Tapınağı’nın son kalıntılarıdır. O duvarın üzerinde “tanrılaştırılmış Augustus'un icraatı” diye başlayan bir yazıt vardır.

Yâni sizin anlayacağınız “Augustus” bir tanrının adıdır.

Ankara’nın, Roma Döneminde Augustus Tapınağı'nın bulunduğu kutsal tepenin etrafında kurulduğunu söylememe gerek yok sanırım.

 

***

Benim üzerinde duracağım konu ise; “Augustus Oteli”.

Bağdat Demiryolu’nun şehre ulaştığı sene olan 1895’de 19. Yüzyıl barok sitili Avrupa mimarisinin izlerini taşıyan bu otelin sahibi, şehrin Rum zenginlerinden Augustus Efendi’dir. 1924’deki mübadeleden sonra Selanik’ten gelen Hıfzı Hamide Günaş ailesine verilen otel bir süreliğine Askerî Ulaştırma Okulu olarak kullanıldıktan sonra tekrar otel İstasyon Palas oldu. 1980 ihtilâlinden sonra kendi kaderine terk edilen tarihî yapı, 1982’de Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından tescil edildi.

Eski Meram Belediye Başkanı Dr. Serdar Kalaycı döneminde restore edilerek 25 Kasım 2012 yılında “Augustus Butik Hotel” olarak tekrar açılan bu yapı, 25 Mayıs 2017’de tarihe karışarak “Şehrin Tasarım Atölyesi” oldu.

Tanıtım ve açılış töreninde Meram Belediye Başkanı Fatma Toru Hanım’ı, 2017 yılının Türk Dili Yılı ilân edilmesi ve Türkçeye olan duyarlılığından dolayı tebrik ettim. Fatma Hanım da, sanatla insan arasındaki iletişimin önemine temas ederek “Özgürlüğü hissedin, düşünceyi yaşayın, sanatı tadın” mesajlarıyla yola çıktıklarını belirtti. Toru, tanıtım töreninde yaptığı konuşmasında ise, “Çeşitliliğimiz ve farklılıklarımız zenginliğimizdir, bu düsturla şehre ve insana dair fikri, düşüncesi, projesi olan tüm hemşerilerimizi burada çalışmaya ve üretmeye, şehrin geleneğinden aldığımız miras ile geleceği tasarlamaya davet ediyoruz” diyerek sanata, kültüre duyarlı Konyalı sanatseverleri bu atölyede fikir üretmeye davet etti.

Fatma Hanım’ı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi Türk Dili’ne hassasiyet gösterip Serdar Bey’in “Austugus” adı üzerinde ısrar ederek o yanlışı düzelttikleri için de ayrıca kutluyorum.

“Dijital Sanatlar Atölyesi, Okur-Yazar Atölyesi, Dijital Sanatlar Atölyesi, Film Atölyesi, İnternet Radyo Atölyesi, İnternet Gazete ve Dergi Atölyesi, Fotoğraf Atölyesi, Seslendirme Atölyesi, Yeni Medya Yazarlığı Atölyesi” sanat ve kültür adına kulağa hoş gelen kelime ve kavramlar.

“Meram’ın Çınarları” ise, gelenekten gençliğe doğru uzanan, geçmiş ile gelecek arasında kurulacak olan köprüler adına apayrı bir heyecan!

Fatma Hanım ayrıca, belediye olarak Bilim Sanat Kurulu’nun göstereceği istikamet doğrultusunda projeleri bu atölyede hayata geçireceklerini belirterek şehir ve şehircilik üzerine yayınlanan tüm kitapların bir kurul tarafından tespit edileceğini ve uygun görülenler kitaplıkta toplanacağı müjdesini de verdi. Toru’nun, “Yabancı dillerde olanlar tercüme ettirilerek kitaplığımıza kazandırılacak. Ayrıca Konya ve Meram üzerine yapılmış tez, makale, araştırma ve raporlar toplanarak dokümantasyon merkezi de oluşturulacak” sözleri de, neresinden bakarsanız bakın insanı heyecanlandırıyor.

Türkiye’nin ve Konya’nın tarihi, edebiyatı, sanatı, kültürü, mimarisi adına üretilecek olan “fikri projeye, projeyi pratiğe ve pratiği faydaya dönüştürmek” amacıyla hizmet verecek olan Şehrin Tasarım Atölyesi, Konya’ya ve Meram’a hayırlı olsun.

 

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Günahla kirlenen kalplerimizin oruç hararetiyle yanarak temizlenmesi niyazıyla On Bir Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum