Yusuf Alpaslan Özdemir

Yusuf Alpaslan Özdemir

‘BALYOZ’A SİNEK ISIRIĞI

‘BALYOZ’A SİNEK ISIRIĞI

‘Bir Dava’, Ayhan Geçgin’in beşinci romanı. Mart ayında ‘Metis’ etiketiyle yayınlanmış.  Kafka’nın ‘Dava’sını çağrıştıran isim,’ Bir Dava’. ‘Bir’ sıfatıyla sanki ‘herhangi bir, önemsiz, sıradan, klişe’ gibi anlamlar kazanmış isim; zira Geçgin, Kafka’nın başyapıtıyla kendi romanını ayırt etmek gibi bir kaygı taşımamıştır. Çünkü Kafka daha genel, ideolojik olmayan bir pencereden toplum eleştirisi yaparken, Ayhan Geçgin daha özelde, tek taraflı bir toplum eleştirisine girişiyor.

‘Bir Dava’ Balyoz Davası’nı merkeze alan bir roman. Romanın anlatıcısı Aslı, bir amiralin kızı. Yüksek lisans yapmak için gittiği Amerika’da akademisyen olmuş, kendisinden 14 yaş büyük hocası David’le evlenmiş. Amiral olan babası Halil’in gözaltına alındığı haberini duyar duymaz Türkiye’ye gelir kocasıyla beraber. Türkiye’deki günleri mahkeme sürecini takip etmekle geçiyor bir yandan, diğer yandansa özel yaşamı, Türkiye gözlemleri ve düşünceleri söz konusu… Dava tutanaklarından da faydalanılarak anlatılan mahkeme süreci uzun hukuk tiratları, suçlamaların ne kadar yanlış ve çelişkiyle dolu olduğunu göstermeye çalışan bir makaleye dönüşüyor romanda. Özel hayatında ise kendisi gibi evli, köyleri terör yüzünden boşaltılmış bir kürt olan Mehmet’le ilişkisi var kahramanımızın.

Aslı, Mehmet’le birlikte gezerken etraftaki insanlar çekirdek çitlemekte, ‘zevkle apış aralarını kaşımakta, küfürlü bir şekilde bağıra çağıra konuşmaktadırlar. Amerikalılar da zaten Türkleri geri kalmış, yabani Araplar gibi görmektedir(!)

‘Bir Dava’ düz bir roman. Kahramanın tepeden bakan, dikteci hukuk tiratlarıyla şekillenen, diyalogları ile inandırıcı olmayı başaramayan, fikir adına sıradışı  bilgi ve hüküm vermekten uzak klişe ve zayıf tespitler sunan, kahramanlarının hemen hepsinin silik kaldığı ve iyi çizilemediği bir roman aynı zamanda kanaatimce. Bu yargıma birkaç örnek vermek istiyorum kitaptan… Anlatıcı akademisyen kız, ismi Aslı, Amerika’da yaşıyor, üniversitede çalışıyor, kendisinden Türkiye hakkında araştırma yapması isteniyor. Uzun süre kaldığı Amerika hakkında görüşleri ;“İngiltere, Kanada ya da Almanya da olabilirdi ama Amerika oldu. Bir zamanlar Amerika, insanın önceki hayatını geride bırakıp başka bir hayata başlayacağı ufkun ötesindeki yeni kıtaydı. Herkese açık ülke, göçmenlerden oluşan bir ülke, yeni başlangıçların ülkesi. Bir bakıma benim başka bir yerde, başka bir biçimde yaşama isteğim yenilik iddiasındaki bu kıtayla çakışmış oldu" (s. 97) cümlelerinden ibaret olan Aslı vatanını da tanımaktan ve doğru tahlil etmekten uzaktır.  Yukarıda da bahsettiğimiz üzere Türkiye; göbeğini, ‘apış arasını zevkle kaşıyan’, bol küfürlü konuşan, çekirdek çitleyen vs. insanların yaşadığı, hukuk kurallarının yok sayıldığı geri kalmış bir ülkedir Aslı’ya göre. Ne Amerika ile, ne ülkesiyle, ne ailesiyle, ne kocasıyla bağ kuramamış memnuniyetsiz kahramanın fikirlerinin, savunduğu değerlerin de yavan ve inandırıcılıktan uzak olmasına neden oluyor. Hemen her fikir tek yönlüdür, karşı fikrin iğne ucu kadar dahi savunma yapması gereksizdir, haklı olabilme ihtimali yoktur çünkü.

Bir başka karakter, Mehmet. O da silik bir karakter. Ne yapmaya çalıştığı, ne düşündüğü, ne gibi bir amaç taşıdığı üzerine okuyucunun bağ kuramadığı bir tip. Sanırım, kürtlük noktasında da Türkiye Cumhuriyeti eleştirilmek istenmiş. Ailenin bazı bireylerinin ateist olması, evli çiftlerin aldatması gibi detaylar da bu minvalde ‘Bir Dava’ ya sos niyetine eklenmiş.

Romanın dil ve anlatımında da belirgin bir özentisizlik göze çarpıyor. Farklı olma ve dikkat çekme adına yerli yersiz kullanılan bazı kelime ve tamlamalar cümlede sırıtıyor, özellikle uzun cümlelerde anlam karışıklığı yaratıyor. Kurgusal metinlerin esası sayılan; heyecan, şaşırtma, vaka oyunları gibi üslup ve  teknikler ‘Bir Dava’da görülemiyor yazık ki.

Ayhan Geçgin; romanın sonuna anlatılanların kurgu, karakterlerin de hayali olduğunu belirten bir not eklemiş, finali de muallakta bırakmış. Balyoz Davası sürecinin nihayete erdiğini ve olayların perde arkasını artık daha iyi anladığımız için bu durum neyse ki göze batmıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yusuf Alpaslan Özdemir Arşivi
SON YAZILAR