Yusuf Alpaslan Özdemir

Yusuf Alpaslan Özdemir

Bir tas mercimek çorbasına ömrünüzü verir miydiniz?

Ortaöğretimden yetişkinliğe herkes okuma tavsiyeleri ister, okuma listelerine rağbet eder. Bu haseple kitapları anlatan kitaplar her dönem ilgiyle okunan, merak edilen eserlerden olmuştur.

Bu meyanda işinin ehli bir ismin fikirleri ayrı bir önem taşır. İşte yılların edebiyatçısı A.Ali Ural’ın kitaplardan bahseden bir kitabı, “Raf Ömrü” azalmayan bir ilgi görüyor, baskı üstüne baskı yapıyor. Tahmin edileceği üzere kitap, Ural kaptanlığında yoluna emin adımlarla devam eden Şule Yayınları arasında çıkmış.

‘Raf Ömrü’, A. Ali Ural okumalarına bir şahitlik, okura kitaplar hakkında kayda değer değerlendirmelerde bulunan bir kitaplar kitabı. ‘Kitabın vurgulanması gereken en temel özelliği dünya edebiyatından seçtiği kitaplarda Batı’nın kodlarını, insana ve tabiata bakışı üzerinden yorumlayarak birçok gizli alt metni açığa çıkarması.’

Raf Ömrü’nde değerlendirilen eserler ve yazarları şunlar; Robinson Crusoe ile Daniel Defoe, Hay bin Yakzan’la İbn Tufeyl, Karanlığın Yüreği ile Joseph Conrad, Yabancı ile Albert Camus, Yalnız Gezerin Düşleri ile J.JRousseau, Alçaklığın Evrensel Tarihi ile Borges, Perens’le Machiavelli Küçük Prens ile Exupery, Açlık ile Knut Hamsun, Hamlet’le Shakespeare, İvan İlyiç’in Ölümü ile Tolstoy, Doğu Ekspresinde Cinayet’le Agatha Christie, İhtiyar Balıkçı ile Hewingway, Palto ile Gogol, Satranç ile Zweig, Don Kişot’la Cervantes, Dava ile Kafka, Kaçan Ayna ile Papini, Demian ile Herman Hesse, Tatar Çölü ile Buzatti, Öteki ile Dostoyevski, Gün Olur Asra Bedel ile Cengiz Aytmatov. Yani Ali Ural bizi Batı edebiyatında güzel bir yolculuğa çıkarıyor. Şoför kendini ispatlamış, güvenilir ve ehil biri olunca yolculuğumuz da oldukça güzel ve huzurlu geçecek belli ki, her ne kadar bazılarını okuduğum bazı kitaplar konularıyla rahatsız etse de, olsun bu da güzel, bize ‘Sizi rahatsız etmeye geldim’ demedi mi Ali Şeriati.

‘Arkasında güzel bir manzara barındıran her pencerenin gizli bir edebiyat menfezi olduğunu sananlar fena halde yanılıyor’ uyarısıyla başlıyor kitap. Yazarların rahatlama şekillerine, yazma ritüellerine tanıklık ediyoruz ilk denemede.

Bir sonraki sığınağımız bir ada, orada bizi Robinson Crusoe ve Cuma bekliyor. Ural, ironi dolu bir soru soruyor Cruosoe’a; ‘Issız bir adaya düşeceğinizi bilseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?’ Cevabı kitapta. Bu konuda İbn Tufeyl’den hareketle Doğu-Batı mukayesesine girişir Ali Ural.

Ali Ural’ın sorgulamaları ve Batı’nın gerçek yüzünü faş eden soruları kitap boyunca devam eder. Bu denemelerde kışkırtıcı bir dil göze çarpar. Meselâ, Cezayir asıllı Fransız yazar Camus için şunu der Ural; “1957’de kendisine Nobel Edebiyat Ödülü kazandıran eseri ‘Düşüş’ değil idam cezasına karşı yazdığı ‘Giyotin Hakkında Düşünceler’ adlı makalesiydi Camus’nün. Bir buçuk milyon Cezayirli, kadın erkek, çocuk demeden öldürülürken kıpırdamayan dudaklar, idam cezası söz konusu olduğunda oynamaya başlıyor, katillerin insani haklarına karşı duyarsız kalmayan dünya onu Nobel’le ödüllendiriyordu.”

Kitaptaki bir başka klâsik roman ‘Açlık’ta, Knut Hamsun’la açlığın sınırlarını ve yansımalarını düşünürüz; ‘Peki ömrünüzü verebilir misiniz bir tas mercimek çorbası karşılığında? Sahi yapabilir misiniz bunu?’ Ural, bu acı çığlığa şu yorumu getirir; ‘Bir romanın içinden dahi olsa Hamsun bütün ömrüm bir mercimek çorbasına fedadır dedi, duydunuz mu? Ah açlık, neler söyletiyorsun!’

A.Ali Ural bir diğer denemesinde ‘Ayaklarıyla beraber düşünceleriyle de hareket eden inananlardandı’ dediği J.J. Rousseau’nun kendi benliğine, iç dünyasına yaptığı ‘gezinti’lerden çıkardığı dersleri tek tek aktarır okura.

Bu arada bir parantez açayım. ‘Raf Ömrü’nde bahsi geçen kitapları okuduysanız denemelerden daha çok yararlanabilir, okumalarınızda neleri fark edip neleri ıskaladığınızı test edebilir, bir eserden daha fazla istifade etmenin inceliklerini öğrenebilirsiniz.

Balık avında kırk gün eli boş dönen ustasının yanından bir başka balıkçının yanında çalışmaya başlayan bir çocuğun hassas kalbi, kardeşini öldürüp onun eşini sahiplenen hain bir amcanın kirli dünyası, annesi gözleri önünde ölen ve annesi ölürken gözleri gözlerine değen Tolstoy, yaşamımızda sahip olduklarımızın değerini anlamaya davet eden Palto ve daha pek çok edebiyat şaheseri ‘Raf Ömrü’nü okuyanları ziyadesiyle memnun edecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.