DANIŞTAY’IN KARARI VE İHL’LER…

2016 senesinin en önemli ve üzerinde durulması gereken kararlarından birisi de, Konya merkezli olarak tüm Türkiye çapında geçerli olan Danıştay’ın İHL’lerle ilgili Valiliklerin okul açma yetkisini ellerinden almasıdır.

Yâni Danıştay, Valiliklere İmam Hatip açma yetkisini veren yönetmeliği iptal etmiş oldu.

Bir kere Danıştay’ın aldığı bu karar menfidir.

Refleks gösterdiler ve İmam Hatip Okulları’nın sayıca yükselmeleri karşısında “durun artık” dediler.

 

***

Bu karara, TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz’ün dediği gibi “garip karar” olarak bakmamak lâzım gelir.  “Rahatsız” oldukları kesin. Niçin, neden ve ne şekilde rahatsızlık duydukları elbette araştırılmalıdır.

Danıştay’ın kararı aslında birilerine müsbet, çoğunluğa ise menfi yönde verilen bir mesaj olarak da algılanabilir. Terör olaylarından dolayı bu karar bizim cenahta yeterince gündemde kalıp, tartışılmamıştır. İmam Hatip camiasını ve hukukçuların bu kararı iyi tartışıp değerlendirmelerinde fayda var.

 

***

 “Allah’ın günleri insanlar arasında değişkendir.” düsturundan hareket edecek olursak, 15 Temmuz, bize bir uyarı tokatı idi. Bir gün Bedir’i, öbür gün Uhud’u yaşayabiliriz. Kaldı ki Türkiye’deki iç gelişmeler bu yönde gelişiyor.

Allah bizleri hezimetle mi, yoksa zaferle mi imtihan edecek? Bunu bilmiyoruz. Ama Allah bizi şüphesiz imtihan ediyor.

Kimimizi varlıkla, kimimizi yoklukla imtihan ediliyoruz. Nasıl ve ne şekilde yapacağını ise yalnız O (azze ve celle) biliyor.

Cenab-ı Hakk toplumları hem hezimetlerle imtihan eder hem de zaferlerle imtihan eder.

İmam Hatiplilerin varlığı elbette büyük bir nimet. Buna göre her nimetin de kendi cinsinden değerlendirilmesi gerekir.

Biz acaba İmam Hatip’in şükrünü yerine getirip yeterince edâ ettik/edebildik mi?  

Son 10 senede ne yapıldı?

Bunu tartışmak lâzım. 

Eski İmam Hatip’lilere sormak lâzım…

Sınıfta Arapça, Kur’an-ı Kerim, Siyer, Akaid derslerinden 10 üzerinden kaç puan alırdınız diye?.. Eğer 3-4 puan falan alıyorlarsa o dönemde şöyle “mücahid” idik falan geçinmek ve hava atmak şöyle dursun, ilk önce derslerine çalışarak sonra hakiki “mücahid” olmaları gerekmiyor mu?..

Ben İmam Hatip’li değilim ama tatbikatlı eğitim aldım. Elimizdeki nimetlerin şükrünü kendi cinsinden yerine getirmezsek bir gün gelir Allah elimizden alıverir.

28 Şubat döneminde gözü yaşlı imam hatipli çok öğrencinin haberini yaptım. Ailelerini dinledim. Allah o günleri bir daha göstermesin.

Bir dönem İmam Hatip’e sınavla öğrenci alınıyordu.

Sayın Cumhurbaşkanı normal okullara “Arapça, Kur’an-ı kerim ve Siyer dersleri” koymak için  uğraşıp duruyor.

Neden?

İmam Hatip Okulları kaliteyi artırsın ve “seçici” olsun diye.

Buna göre bence, İmam Hatip okullarının kalitesi tartışılmalıdır. Ben Konya Endüstri Meslek Lisesi’ne imtihanla girdim. Bir dönem İmam Hatip Okullarına da sınavla giriliyordu.

Meslek okullarında kalitenin neden düştüğüyle ilgili araştırma, analiz ve yorum yaparak “nerde hata yapıyoruz” sorusunu önce kendimize sormamız gerekiyor.

İğneyi önce kendimize, çuvaldızı ise başkasına batırmak gerekiyor.

 

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Bugün de biraz resimli düşünelim.

İstanbul'da eskiden kafayı çekerek zır sarhoş olanlar, hamallar tarafından küfeye konularak taşınıyorlarmış. "Küfelik" lâfı da buradan geliyormuş.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum