Muhammet Yavaş

Muhammet Yavaş

“Hayatınız nasıl?” Hiç düşündünüz mü bu soruyu

“Hayatınız nasıl?” Hiç düşündünüz mü bu soruyu

Tasvir etmeye kalksanız eğer, dünyanızı nasıl tanımlardınız. Önce kusurlarını mı sayardınız yoksa Eksikliklerini mi? İyi yönlerini mi sayarsın? Nesnel şeylerle mi başlardınız yoksa tamamen hissettiklerin ve düşüncelerini mi söylerdiniz?

Ünlü bir düşünür kendisine bu soru geldiği vakit “Benim dünyam sizinkinden farklıdır, onda nesnellik aramayın, arasanız da zaten bulamazsınız. Tamamen öznellikle doluyum. Çünkü benim dünyamda sadece ‘ben’ var olmaya çalışıyorum. Sadece kendi özbenliğim bulunuyor… Ve o kusursuzdur.” demiş. Ardından yanındakine “Peki, sen söyle. Senin hayatın nasıl” diye sormuş.

Bu soruya verdiğimiz cevapların genellikle etki-tepki temelli olduğunu anlıyor muşunuz? Gerçekten içimizden gelerek dünyamızı tanımladığımızda ve anladığımız da kusursuz, değer yargıları bulunmayan her şeyden bağımsız bir şeyler mi buluyoruz, yoksa nesnelliklerle dolu cümleler mi kurmaya başlıyoruz cidden çok önemli. Genellikle 4 kişiden 3 ‘ü öznellikten uzak şeyler sayıyor. Özbenliğimizin çok mahcur, çevremizin ise bir o kadar yoğun geçtiği cümleler… Benim dünyam, ailem, işim, sevdiklerim, arkadaşlarım… Ya da kendimizden bahsediyorsak bile (ki çok az) kaçımız inanarak bunu söylüyoruz..

Peki madem senin hayatından bahsediyoruz; sen, senin dünyanın neresindesin Nerede durduğunu biliyor musun Ya da özbenliğinin nerede olduğunu Neye benzediğini Daha doğrusu neye benzemediğini biliyor musun? Şimdi yine fark ettim çok sorguluyorum çok düşünüyorum çok düşünüyor musunuz?

Ezber cevapları ve kendinize haksızlık ettiğiniz cümleleri bir kenara koymaya ne dersiniz. Hiç belki sizin içinizde bu cevaplardan fazlasını dışa vurmak isteyen bir benliğiniz yatıyordur veya kişiliğiniz vardır. İçten içe hep bildiğiniz, gerçekleştirmek ve olmak istediğiniz ve aslında olduğunuz kişi olun… Gerçek dünyanız ve hayatınız… Aslında kendinize haksızlık ettikten hemen ardından farkettiğiniz özbenliğiniz…

Kendinize haksızlık ettiğiniz vakitlerde özbenliğinizden utanıyor musunuz Ya da olmadığınız biri gibi mi bürünmeye çalışıyorsunuz Yoksa farkında bile değil ama öyle olmaya çalışıyorsunuz. Yoksa kendinizi de bu soruyu geçiştirmeye çalıştığınız gibi hep geçiştirmeye, gizlemeye, göz aradı etmeye devam mı edeceksiniz.

Belki de bütün kavram nesnellikler, haksızlıklar, fikir ayrılıkları birer yanılsamadır… Bunu hiç düşündünüz mü? Gerçek dünyanızda ve hayatınızda belki de bunların hiçbiri yoktur. Çok sade ve sadece sizin olduğunuz, tek bir yerdir. İçinde sadece sizin bulunduğunuz bir yer sizin dünyanızdır… Sözcüklerin ve söylenenlerin mevcudiyetinin, sorumluluğunun hatta yükünün bile olmadığı başlıca bi yer… Belki en gerçek sözcüklerden daha gerçek, değişken değil de değişmeyen, bitmek bilmeyen.. Bir uykunun, hayalin aksine gerçek…

Dünyanızın ve hayatınızın gerçekten nasıl bir yer olduğunu sizlerden düşünmenizi istiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhammet Yavaş Arşivi
SON YAZILAR