Karınca Misali

Hepimiz ne iş yaparsak yapalım daima neticeye odaklanırız. Başladığımız her yolun sonundaki bilinmezlik yorar bizleri.

Başarılı olmaktaki hazzı yaşayabilmek adına o süreci içinden çıkılmaz bi hale getiririz. Başaramama korkusu içimizde büyüyen bir çığ gibi önüne gelen ne varsa sürükler gider. Bu sırada sonuca odaklandığımız için yol boyunca karşımıza çıkan hiç bir şeyin farkına varamayız.

Bu süreçte çevre faktörü de baş roldedir elbet. Çünkü okula başladığınızda mezuniyet tarihi sorulur. Kazanmak uğruna nelerden vazgeçtiğinizi kimse merak etmez. Sınava girince sonuç sorulur. Kimse döktüğünüz tere takılmaz nedense ya da işe girdiğinizde maaşınız ve emekliliğiniz sorulur. Ülke için ne ürettiğinize aldırış dahi edilmez.

Oysa yolda olmak da menzile varmak kadar değerli, ona ulaşmak kadar mühimdir. Neden mi?

Yolculuk özel bir hâldir bu nedenle yanındakileri tanır insan. Kimler karşısında kimler arkasında görür. Sözüm ona menzile vardıktan sonra herkes alkış tutar. Kıymetli olan yola çıktığında ardında hissettiğin güçtür.

Ayrıca yolculukta dağı aştığı gibi denizi de görür insan. Ayakları kimi zaman çakıl taşlarıyla acısa bile gözleri yeşile doyar. Meşakkâti lezzetine harmandır.

Dahası kendindeki gücü fark eder insan. Ruhunda aldığı yol adımlarından fazladır. Üşüdüğünde inancına sarılır. Bunaldığında suyunu içiren yüreğidir. Sırtını sıvazlayan ise kendisi.

Ve maalesef ki herkesin sonuca ulaşmak için birbirini ezdiği bir çağa doğduk. Hedefleri uğruna kendini şaşanlara rastlamamak şaşırtıcı. Hâl böyle olunca değerini kaybediyor yolculuklar insanların gözünde. Varacakları yer uğruna en kısa yolu tercih ediyor tüm dünya. Yolun eğri ama kısa oluşu, düz fakat uzun olmasına tercih ediliyor. Herkes dünyanın değiştiğini söylemekle yetinip kendini o alanın dışında sayıyor. Halbuki sen, ben, biziz yaşanmaz kılıyoruz birçok şeyi farkına varamasak da.

Yine de her şeye rağmen yaşamı boyunca varamasa bile izinden giden karıncayı almak gerek niyete. Niyet halis olunca yollarda açılmaz mı? Yolculuk en az başarı kadar tatmin etmez mi? Gözlerimiz daha net görmez mi? Ne dersiniz?

Sevgi ve saygı ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.