“65 YAŞ VE ÜSTÜ MÜEBBET Mİ YEDİ?”

Söz ve müziği Mustafa Alpagut’a ait olan, “Aşkın Mapusane”  adlı şarkısının nakarat dizeleri “ Aşkın mapusane / İçinde ben mahkum / Saçların parmaklık / Gözlerin gardiyan oldu / içinde ben ziyan oldum” şeklindeydi.

Çok hoş bir şarkıydı, halen de öyle.

Tam biz 65 yaş ve üstü grubuna giren ve evlerde kalmaya devam edenlere denk düştü.

Serde az biraz şiir yazma filanda olunca, bir nazire de ben yazayım istedim;

“Evler mapushane / İçinde biz mahkum! / Yaşlarımız parmaklık /Korona gardiyan oldu / Arada biz ziyan olduk!”

Bugün 1 Haziran 2020 Pazartesi!

Yani, kurtuluş günü!

Özgürlük günü!

Yasakların bittiği gün!

Normalleşmeye dönülen gün!

Korona sonrası yeni bir milat!

65 yaş ve üstüne girenlerden esnaf olanlar, dükkan ve işletme sahibi olanlarda, yeni miladın yüzüne güldükleri arasına girince, ne kaldı geriye?

“Müebbet yiyenler!”

Tabirimi hoş görün amma, durum daha başka nasıl izah edilir, onu bilemiyorum!

Estağfurullah olur mu öyle şey,  yok öyle bir şey, alıngan ve duygusal davranıyor sizin yaş grubuna girenler dense de, durum bu, hal bu, ahval bu!

 

BİZ HARİÇ, HERKESE AF ÇIKTI!

Bugün her yer pür neşe.  Umut çiçekleri açmış olacak her köşede. Biz tam olarak göremesek de, balkonlardan, pencerelerden kısmen şahit olacağız olana-bitene, gelişmelere!

Anlayacağınız evler boşaldı, özgürlüğüne kavuşanların tansiyonları düştü.

Gerginlikler kayboldu.

Oh be dünya varmış diyenlerin sevinçleri sokakları doldurdu.

Netice itibarıyla,  0-18 yaş aralığındaki çocuklar ve gençler, 3 Haziran Çarşamba ve 5 Haziran Cuma günü 14.00-20.00 saatleri arasında, yürüme mesafesiyle sınırlı olmak, mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla dışarı çıkabilecek!

Bize hafta arası izin yine yok! Biz hariç, herkese af çıktı! Biz dediğimiz 65 yaş ve önü açık bir yaş grubu.  Yani, dükkanı ve işletmesi olmayanların dışında kalanlar!

İşte bu, “yaş mağduru grubuna” dahil olanların anlatımıyla;

Oda hapsine,  koridor hapsine,  balkon hapsine maruz kalan ihtiyarlar!

Yani teselli babından kıdemli vatandaş diye adlandırılanlar!

 

BİZ KİM MİYİZ?

Biz, haftada bir Pazar günü 6 saat çık dolaş, hava al, özgürlüğünü son dakikasına, son anına kadar kullan, bunun da kıymetini iyi bil anam-babam denilen kesimiz.

Maskenizi takın, sosyal mesafenizi ayarlayın, sizi her daim düşünen bizlerden de duanızı eksik etmeyin, demeye getirilen kelamlar edilenleriz!

Biz kimler miyiz?

Tam 70 gündür evde kalın, güvende kalın, hayatı,  baharı, yazı, bayramı evinize sığdırın denilip yine evde kalanlar, evde kalmaya devam edin, merak etmeyin iyi olacak, size de zamanı gelince bir güzellik yapacağız denilenleriz!

Merak ettiğimiz ne mi? O zaman, ne zaman?

 

“NORMALLEŞMENİN ANORMAL KARARI BİZİZ!

65 yaş ve üstünden geriye kalanlar için vuslat kaldı başka bahara diyecekler diyemiyorlar.

Bahar bitti,

Bu gidişle anlaşılan yaz mevsimi de geçip gidecek,

Bir ihtimal sonbahar!

İşler ihtimale kaldı mı, biraz hüzünlü de olsa, “ Bir ihtimal daha var” şarkısı akıllara geliyor.

Niyetimiz ajitasyon filan değil!

Sadece konuya dikkat çekmek!

“1 Haziran’daki normalleşmenin, anormal kararı biziz!” diyor 65 yaş ve üstünün evde bırakılanları.  

 

“SİZİN TESKERE ALLAH GEÇİNDEN VERSİN…”

Bize adeta diyorlar ki; sizin askerliğiniz bitmedi!

Size teskere almak yok!

Sizin teskere Allah geçinden versin, vakit saat dolunca!

Üzülüyor insan! 

Bu askerlik biter mi diye!

Bitme zamanı ne zaman diye?

Eylül’e kadar yolu varmış diyenler az değil!

İkinci bir dalga gelmezse, sayılar yükselmezse, moraller iyi olursa, falan filan…

Neredeyse balık kavağa çıkınca diyecekler, diyemiyorlar!

Biz askerliğimizi paralı-pullu, bedelli, bankada sıra beklemeli filanda yapmadık.

Uzun devre, tam anlamıyla, hakkını vere vere yaptık geldik!

65 yaş ve üstünün “müebbet yiyenlerinden olduysak da sağlık olsun” diyende bizlerin arasındalar!

 

YAŞLARI BAŞLARINA BELA OLDU!

Bu kesimin yaşantıları zaten çok kolay değildi. Hayat şartları onları tahminler ötesi zorluyordu.

Almış oldukları emekli maaşları yetmediği için, ek işler yapıyorlardı!

Kimseye muhtaç olmadan, kimseden yardım istemeden,

Emekli maaşlarına destek olacak ücretlerle mutlu olmaya çalışıyorlardı.

Hemen büyük bir kısmı ya bir yerlerde yada kendi kurmuş oldukları, geliştirdikleri işlerle hayat mücadelesini sürdürüyorlardı.

Şimdi bu imkanlardan tamamen mahrum kaldılar.

Kıpırdayacak halleri yok!

Dışarı çıkamadıklarından, çalacakları bir kapı yok.

Üç-beş kuruş kazanmaya kalksalar her yer çıkmaz sokak, her yer kapı duvar!

Resmen, yaşları başlarına bela oldu!

Maddi ve manevi sıkıntı çekiyorlar!

Psikolojik sıkıntıları tahminler ötesi.

En çok incinen, en çok kalbi kırılan kesim bu yaş grubu. Yani 65 yaş ve üstünün kendini evde kalmaya mahkum hisseden kesimi! Yaştan kaybetmiş, af isteyen, af bekleyen kesim!

 

65 YAŞ VE ÜSTÜ ÇÖZÜM İÇİN DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?

70 gündür dört duvar arasında kalanların büyük bir bölümüne çözüm diye sunulan Pazar günü formülü bu kesimin derdine derman, yarasına merhem olmadı!

Bu insanların Bankalarda işi var. Borcu var, harcı var, senedi var!

Acil sağlık problemleri var! Resmi işlemlerini Pazar günü nasıl halledecekler? Hafta arası birkaç gün birkaç saat izin vermek bu kadar zor mu diye soruyorlar!

Bu gruba girenler arasında, Ekranlara yansıdığı gibi, yasaksa yasak, ceza ise ceza deyip kendini dışarı atanlar, yasakları delenler az değil. Bu insanların kemikleri uyuştu, ayakları tutuldu, bunaldılar, geçim sıkıntıları katlandı, birçoğu işinden-gücünden oldu.

Esneklik denen kolaylığın esamisinin dahi okunmadığı açıklamalar bu insanları çok daha fazla yaraladı.

Elçiye zeval olmaz denmiş; Bizi Korona değil, bu esnek olmayan, esnetilmeyen yaklaşımlar öldürecek,  diyenlerin seslerini dileriz duyarsınız sayın Bilim Kurulu Üyeleri ve sayın Sağlık Bakanı!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.