Ahırlı'nın kapısından geçen tarih

Bazen yaşadığımız yerlerin kıymetini anlamak için dışarıdan birilerinin gelip bize anlatması gerekiyormuş!

Geçtiğimiz günlerde Ahırlı'da böyle bir olay yaşandı. Yıllardır Anadolu'nun dağlarını, vadilerini, antik yollarını araştıran profesyonel dağcı ve rota araştırmacısı Mehmet Gültekin ile arkadaşları, Homonad Yolu çalışmaları kapsamında ilçemizde incelemelerde bulundu.

Sabah erken saatlerde başlayan yürüyüş, akşam saatlerinde Ahırlı'da sona erdi. Belki birçok kişi için bu sıradan bir doğa yürüyüşü gibi görülebilir. Ancak işin aslı hiç de öyle değil.

Bu insanlar kilometrelerce yol yürüyerek sadece dağları, ormanları ya da patikaları keşfetmiyorlar. Aynı zamanda binlerce yıllık tarihin izlerini sürüyorlar. Antik çağlarda kullanılmış yolları, unutulmuş geçitleri, eski yerleşimleri ve bugün çoğumuzun farkında bile olmadığı kültürel mirası kayıt altına alıyorlar.

Bu çalışmanın Ahırlı açısından en önemli tarafı ise ilçemizin sahip olduğu tarihî ve doğal zenginliklerin yeniden gündeme gelmesidir.

Suğla Gölü havzası, Beyşehir Karalis Gölü ile bağlantılı tarihî güzergâhlar, dağlarımız, yaylalarımız, vadilerimiz ve antik çağlardan kalan izler aslında yıllardır yanı başımızda duruyor. Fakat çoğu zaman bunların değerini yeterince anlatamıyor, tanıtamıyor ve geleceğe taşıyamıyoruz.

Bu noktada Ahırlılı hemşerimiz Seyfullah Güler'in katkılarını özellikle belirtmek istiyorum.

Bölgeyi avucunun içi gibi bilen, yıllardır Ahırlı'nın doğal ve tarihî değerlerine sahip çıkan Seyfullah Güler'in saha çalışmalarına verdiği desteğin bazı tarihî güzergâhların ortaya çıkarılmasına katkı sağladığını göz ardı edemeyiz.

Kendisine ve emek veren tüm yürüyüş ekibine ilçemiz adına teşekkür etmek gerekir.

Yürüyüşün sonunda Ahırlı'da kısa bir mola veren ekip, ilçemizin misafirperverliğiyle de karşılaştı. Ahırlılı esnaflarımız tarafından kendilerine ilçemizin yöresel lezzetlerinden olan köpük helvası ve tahin ikram edildi. Küçük gibi görünen bu jestler aslında Ahırlı insanının misafirperverliğini ve gönül zenginliğini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir.

Ancak burada durmamak gerekiyor.

Ortaya çıkan tablo sadece birkaç araştırmacının ya da doğa yürüyüşçüsünün ilgilenmesi gereken bir konu değildir. Bu çalışma Ahırlı'nın geleceği açısından da önemli fırsatlar barındırmaktadır.

Bugün Türkiye'nin birçok ilçesi yürüyüş rotaları, kültür yolları ve tarihî güzergâhlar sayesinde turizmden önemli paylar almaya başlamıştır. İnsanlar artık sadece denizi değil, tarihi, doğayı, kültürü ve hikâyeleri de görmek istiyor.

Ahırlı'nın da bu gelişmelerin dışında kalmaması gerekir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu çalışmalar sırasında insanın gözü, ilçemizin kaymakamını, belediye başkanını, siyasi parti temsilcilerini, dernek yöneticilerini ve Ahırlı sevdalısı gönüllülerini de arıyor. Belki hepsinin farklı yoğunlukları ve sorumlulukları vardır. Ancak böylesine önemli bir çalışmanın sonunda yürüyüş ekibiyle bir araya gelinmesi, onların gözlemlerinin dinlenmesi ve Ahırlı adına neler yapılabileceğinin konuşulması son derece değerli olurdu.

Çünkü bu insanlar yıllardır sahada çalışan, bölgeyi yürüyerek tanıyan ve turizm potansiyelini yerinde gören kişiler.

Belki yapılacak samimi bir sohbetten yeni projeler doğacak. Belki Homonad Yolu'nun önemli duraklarından biri Ahırlı olacak. Belki de yıllardır farkında olmadan yanından geçtiğimiz bir antik yol, gelecekte ilçemize gelen ziyaretçilerin görmek istediği bir değer haline dönüşecek.

Bütün bunlar mümkündür. Yeter ki elimizdeki değerin farkına varalım. Çünkü bazen tarih, çok uzaklarda değil, yaşadığımız ilçenin dağlarında, yaylalarında ve unutulmuş taş döşeli yollarında saklıdır. Ve bazen o tarihi ortaya çıkarmak için sadece ona sahip çıkmak gerekir.

Homonad Yolu, günümüzde yaklaşık olarak Seydişehir, Ahırlı, Yalıhüyük, Suğla Gölü çevresi, Bozkır'ın batı kesimleri ve Torosların güney etekleri ile ilişkilendirilmektedir.

Bugün üzerinde çalışılan Homonad Yolu ise, Homonadların yaşadığı düşünülen coğrafyadan geçen, antik yolları, yayla yollarını, göç yollarını, tarihî geçitleri, kaleleri, doğal güzellikleri ve kültürel mirası bir araya getiren uzun mesafeli bir yürüyüş rotasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Sait Öge Arşivi

Gelenekleri kurban etmeyelim

19 Mayıs 2026 Salı 13:01

Cenaze evine gitmenin adabı...

13 Nisan 2026 Pazartesi 19:43

Ben mesleğimi özledim…

10 Ocak 2026 Cumartesi 10:39

Eski dostları görmek güzeldi…

07 Ocak 2026 Çarşamba 12:14