Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

AŞÜFTE HÂLÂ SAÇINI TARIYOR

      İnsanın, zor zamanlarda derdini paylaşacağı bir kardeşi olmalı.

      Kardeş, kardeş için güvenli bir limandır.

      Sırrını saklayacak güven duyulacak bir kucaktır.

      Beş para etmez sebeplerle kardeş kardeşe küsemez, düşmanlık edemez.

      İncir çekirdeğini doldurmayacak nedenlerden, araları açık olan yakınım iki kardeşi barıştırmak istedim.

      Aralarında küsmeyi gerektirecek ne bir namus davası, ne kan davası, ne de paylaşamadıkları bir miras davası yoktu.

      Önce küçük kardeşe gittim.

      Küçük kardeş makul ve mantıklı. “Ağabeyimin elini öpmeye hazırım" deyince umutlandım.

      Büyük kardeşse  barışmaya hiç yanaşmadı.

      “Nuh dedi peygamber demedi.”

      Anladım ki; yan yana dükkanları olan kardeşlerden  büyük olanı, küçük kardeşin, ekonomik yönden kendisini geçmesini hazmedemiyor.

      Ağabeyin, kardeşi ile iftihar etmesi gerekirken, düşmanlığa sebep olan şeyin kıskançlık olduğunu anladım.

      Kıskançlık, tedavisi zor bir hastalık. Kıskançlık aynı zamanda Allah'ın taktirini sorgulamak anlamına gelir ki; büyük bir günahtır. Allah ıslah etsin.

      Kardeşlikten söz açılmışken:

      Biz bu ülkede 83 milyonun kardeş olduğu büyük bir aileyiz.

      Hakkari'de bir kardeşin ayağına taş değse, Edirne'deki kardeşin canı yanmalıdır.

      Kardeşlik budur.

      Kardeşlik, sudan sebeplerle kini, nefreti ve hasedi körüklemek hiç değildir.

      Hele ki; içinde bulunduğumuz sıkıntılı günleri ve mübarek ramazan ayını da dikkate alırsak, her zamankinden daha fazla kardeşliğe ihtiyacımız var.

      Ama ne yazık ki; bulanık suda balık avlamak isteyen malum çevreler kin, nefret ve irin kusmaya devam ediyor.

      Her zaman olduğu gibi, kardeşlik ayı olan ramazanda yalan, iftira ve nifak tohumları ekmeyi  alışkanlık haline getirdiler.

      Âdeta kuduruyorlar.

      Bu günler siyaset zamanı değil.

      Bu günler birlik olmak, dertleri paylaşmak, kardeşliği hatırlamak zamanı.

      Ben bunlara “gavur” demiyorum. Ama gavurlar da, bunların dediklerinin aynısını diyor.

      İnşallah bir gün, malum zevat da, güneşin balçıkla sıvanamayacağını öğrenecektir.

      Hiç bir şeyden ders almayan aşüfte, mahalledeki yangına aldırış etmeden, saçını taramaya devam ediyor.

      Allah devletimize, milletimize zeval vermesin.

     

     

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.