GÖNÜL HOŞGÖRÜ İSTER, BİRDE ANLAŞILMA!

Bugün hafta tatilinin ilk günü! Varsın hava az biraz soğuk olsun.  Malum Ocak ayındayız, Kış mevsimindeyiz.

Erikler çiçek açacak değil ya…

Varsın umutlar çiçek açsın. Varsın yüzlerimiz gülsün.

Ne diyorduk?

Hafta sonu başladı…

Lakin iyi başladı!

Şimdi bana inanmayacaksınız,

Hatta katılmayacaksınız,

Daha dün hiçbir şey yoktu, dünya tersine mi döndü falanda diyeceksiniz?

Rahmetli Yahya Kemal, “İnsan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşar” demiş.

İyi ki de demiş!

Şimdi efendim, ne diyorduk, bugün hafta sonu tatilinin ilk günü ya…

Hemen yine ne olmuş demeye başlamayın!

Sağanak misali yağan zamlar durmuş!

TÜİK yerden göğe kadar haklı galiba!

Çarşı-pazara, marketlere bir haller olmuş!

Gördüğümüz rüya mı acaba?

Nisan 1 desek hiç değil!

Hani Nisan şakası yaparlar da, aslı astarı yoktur ya…

Aman canım, varsın şaka olsun!

Büyüklerimiz bildik bileli, gönlümüzden geçeni veremiyoruz demiyorlar mı?

Bizde bir kereliğine gönlümüzden geçeni söylemişiz çok mu?

Arkadaşlarımız şöyle maile etli ekmek yemeyi unuttuk diyorlar!

Neden mi?
5-6 kişi bir etli ekmekçiye gidin, bakalım ne oluyor!

Babanız, hesabı görünce,

Ele-güne karşı ayıp olmasın babından,

“Yandım anam” dememek için,

Elini ağzına kapatıyor adamcağız!

Mesela bugün gitseniz, yarı fiyatı kadar bir şeyler öder miydi?

Temennimiz, herkese keşkelerden bir demet!

 

BÜYÜKŞEHRİMİZ DEMİŞ Kİ;

Daha Nisana gelmek için, Şubat var, Mart var. Ocak ayının ortasına bile gelmedik!

Yani işin şakasında filanda değiliz diyeceğiz de, yine inanmayacaksınız!

Şimdi sıkı durun!

Büyükşehrimiz demiş ki;

Zaten hayat pahalı,

İnsanlar gülmesini unuttu…

Konyalı bize kahretmesin,

Bi güzellikte biz yapalım dedik,

Su filan satın alın demekten vazgeçtik,

Yüzde 30 civarında ucuzlattık suyu diyerekten, 

Bilbordlarla donatmış, şehri bir baştan bir başa!

Ardından daha bitmedi demiş!

Bi kolaylıkda ulaşımda sağlayalım, vatandaşımız şehrin her istikametine, artık 1 liraya gidip gelebilsin!

Otobüs, tramvay 1 lira!

Olur mu, olmuş bitmiş bile!

Şu güzelliğe bir bakın, anlatılmaz, yaşanır bir şey!

Bu Cumartesi başka bir Cumartesi bilbordlara bakanın yüzünde güller açıyor.

 

ELEKTRİK VE DOĞALGAZDAN DA MÜJDE VAR!

MEDAŞ, benden elektrik alamıyordunuz ya demiş,

Bu rakamlardan sonra elektrik almak ne ki, barışır gideriz artık diye mesaj yayınlamış! 

MEDAŞ’a bak sen,

Hangi dağda kurt öldü!

Yalandır, tevatürdür diyenlerin bile telefonlarına mesaj gelince,

Sevinmesin de ne yapsın insanlar!

Bitti mi, bitmedi!

Doğalgazcı kardeşlerimiz,

Ey vatandaş, seni çok üzdük!

Ocak faturalarınız pek bir yüklü geldi.

Ne mi yaptık sizin için?

Bu ay gelen faturanın yarısı gelecek Şubat ayında.

Rahat rahat ısınırsınız artık diye bir mesajda ondan geldi, sabah sabah…

Yok artık, daha neler demediniz mi?

Mümkün değil,

Bu şaka, nasıl şaka?

Ne şakası bu diye kimbilir aklınızdan neler geçti!

Böyle giderse, kış biter, bahar gelir, yaz gelir diyenleriniz hiç mi olmadı?

 

MARKET REYONLARINI UCUZLUK ŞOK DALGASI SARMIŞ!

Market, çarşı-pazar diyorduk, araya bi dünya mevzu girdi!

Market önemli…

Bugün, Markete girenlerimiz, böyle şok olmaz dediler!

Market reyonlarını ucuzluk adında bir şok dalgası sarmış!

Fiyatlara ne olmuş böyle?

Şimdi siz hayırdır ne oldu, yine mi uçtu fiyatlar diyeceksiniz de, yine anlattıklarımıza katılmayacaksınız!

Fiyatlar uçmadı, uçamadı, resmen çakıldı!

Fiyatların yerine, havalara uçanlar var. Siz, biz, hepimiz!

Böyle fiyatlar yeminle olmaz diyen, diyene…

Dün 4 lira olan ürün, bugün 2 lira!

Marketler pazara dönmüş!

Ya pazarlar?

Marketlerin düşen fiyatlarının yarısı, hatta daha da ucuza neler yok neler.

Elli liraya pazara giden, aldıklarını taşıyamıyor, üste beş-on lirada artmış!

 

*****

Bu hali ahval, bu şehrin pür melalidir. Bizler küçücük şeylere sevine sevine bunca yol, bunca yıl geldik, Gönüllerinden geçeni, bizlere bir türlü veremeyen büyüklerimizin, gönüllerinden geçenin ne olduğunu hep merak ettik.

Bu yazdıklarımızda, bu şehrin insanlarının gönüllerinden geçenlerden bir demet sadece…

Atalarımızın, “Gönül ne kahve ister, ne kahvehane, gönül dost ister kahve bahane” dedikleri gibi,

“Gönül ne efkâr ister, ne efkârlanma, gönül hoşgörü ister birde anlaşılma!”

Sürç-i lisan eylediysek affola!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.