Hayatın İçinden

İnsan hayatı boyunca yaşanabilir, anlamlı doyumlu bir ömür sürmenin gayreti içerisinde olmuştur. Her zaman insanın yaratılışında var olan bir özelliktir bu. Kişiler gibi aileler, kurumlar, milletler de kendilerine ait değerler sistemi içerisinde geleceklerini şekillendirme doğrultusunda çalışmalarda bulunurlar.

Ben de böyle bir çalışmanın bir parçası olarak Rabbim izin verdiği sürece haftada bir bu köşede sizlerle birlikte olacağım. Değerli dostlar, gençlik tüm fırtınalarıyla, kabına sığmaz hareketliliğiyle, yaşadığımız dünümüzün adı, yüzünü yaşadığımız bugünden geleceğe çevirdiğimizde ise bütün bir istikbalimizi teslim edeceğimiz yarınlarımız, ümidimiz ve kıvancımızdır.

Bir ülkenin yarınlarından emin olması, yetiştirdiği gençliğin sağlıklı, duyarlı ve tutarlı olmasıyla mümkündür. Gençlerine iyi imkânlar hazırlamayan, onların ihtiyaçlarını göremeyen, seslerini duyamayan topluluklar aslında geleceklerini tehlikeye atmış topluluklardır.

Gençlik, insan toplulukları için bulunmaz bir nimet, önemli bir güç, yararlanılması gerekli olan muazzam bir dinamiktir. Bir topluluk genç nüfusundan iyi yolda yararlanabilirse, hem o topluluk için hem de insanlık için sonsuz faydalar hâsıl olur. Böyle bir sonuç gençliğin iyiye, güzele yönlendirilmesiyle elde edilebilir. Gençlik ihmale uğrar yoldan çıkarsa, toplum da gençliğin kendisi de ülkesi için bir endişe ve üzüntü kaynağı haline gelir.

Gençler her toplumun geleceğidir. Toplumlar isteseler de istemeseler de maddi ve manevi geleceklerini ileride gençlere emanet etmek zorundadırlar. Bu yüce Yaratanın koyduğu değişmez bir prensiptir. Dolayısıyla toplumlar kendi değerlerine sahip çıkabilecek, onları yükseltip geliştirebilecek ruh ve beden sağlığına sahip fertler yetiştirmek ve böylece geleceklerini garantiye almak mecburiyetindedirler. Aksi halde tarihin derinliklerine gömülmekten kurtulmaları bir hayli güçtür. Tarih bunun misalleriyle doludur.

Psiko-sosyal açıdan gençlik, ergenlik çağı ile başlayan ve 25 yaşlarına kadar devam eden bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu dönem gencin çok yönlü olgunluğa erişme sürecini de içine alır. Gençlik döneminin nitelikleri arasına canlı bir hayal gücü, kolay hatırlama ve kavrama etki altında kalma, yoğun bir çalışma temposu yer almaktadır. Ayrıca bu dönem, yeniliklere açık olmanın, merak etmenin, şüphe ve tereddütlerin, otoriteye karşı gelmenin, bağımsız hareket etme arzusunun doğruya ulaştığı bir dönemdir. Yapılan araştırmalar, gençlerin akranlarıyla birlikte olma arzusuyla, çevrelerine kendilerini ispat etme gayreti içinde olduklarını, rehbersiz kaldıklarında, toplum açısından, zararlı mecralara kayabileceklerini ortaya koymaktadır.

Sevgili dostlar unutmayalım ki dinimiz İslam geçlerin ilmen ve fikren yetiştirmeleri, sorunlarının anlayış ve hoşgörü ile çözümlenmesi hususlarında anne ve babaya aynı zamanda topluma büyük sorumluluklar yüklememektedir. Şu halde gençliğin yetişmesinde ve sorunlarının çözümünde başka anne ve babalar olmak üzere eğitimciler sosyologlar din âlimleri kısaca toplumun her kesimi üzerine düşeni yapmak durumundadır. Sonuç olarak sağlam ve güçlü bir toplum oluşturulması geçlere sunulan eğitim ile doğru orantılıdır. Eğitim öğrencilere yalnızca kuru kuruya bilgileri aktarması değil, aynı zamanda onların ruhlarının da eğitilmesidir. Zihnen bedenen ve ruhen sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi ancak devlet menfaatleri ve ülke hedeflerinin gençliğe verilmesiyle mümkündür. Sağlıcakla kalın yeni bir konu ile buluşmak ümidiyle, her daim Pusula’da kalın. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum