Fatma Gül Çelebi

Fatma Gül Çelebi

Herkesi Memnun Ederken Kendinizi Kaybetmeyin

Mesleki hayatımda en sık karşılaştığım konulardan biri, insanların sevilmek ile onaylanmak arasındaki farkı fark edememeleridir. Aslında hepimiz sevilmek isteriz. Değer görmek, kabul edilmek, ait hissetmek isteriz. Ancak bazen bu ihtiyaç öyle bir noktaya gelir ki, sevgi ararken kendimizi sürekli onay peşinde koşarken buluruz.

Bunu günlük hayatta çok sık görüyorum. İnsanlar sırf karşı taraf kırılmasın diye istemedikleri şeylere "evet" diyor. Yoruldukları halde yardım tekliflerini geri çeviremiyorlar. Kendi fikirlerini söylemek yerine ortamın beklentisine göre konuşuyorlar. Çünkü içten içe şu düşünce çalışıyor: "Eğer hayır dersem beni sevmezler", "Eğer onları memnun etmezsem değerimi kaybederim."

Oysa burada aranan şey çoğu zaman sevgi değil, onaydır.

Onay almak insana kısa süreli bir rahatlama sağlar. Birileri bizi takdir ettiğinde, yaptığımız işi beğendiğinde ya da bizi haklı bulduğunda kendimizi iyi hissederiz. Ama bu duygu uzun sürmez. Bir süre sonra yeniden aynı ihtiyacı hissederiz. Yeniden beğenilmek, yeniden takdir edilmek isteriz. Çünkü değerimizi kendi içimizde değil, başkalarının gözlerinde aramaya başlamışızdır.

Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde sık sık şu cümleleri duyuyorum: "Kimseyi kıramıyorum", "Hayır diyemiyorum", "Herkesi mutlu etmeye çalışıyorum." İlk bakışta bunlar olumlu özellikler gibi görünebilir. Ancak kişinin kendi ihtiyaçlarını sürekli ertelemesine neden oluyorsa, burada durup düşünmek gerekir.

Çünkü herkese evet diyen insan, çoğu zaman kendisine hayır demeye başlar.

Başkalarının beklentilerini karşılamak için yaşayan kişi zamanla kendi isteklerini unutabilir. Ne istediğini, neye ihtiyaç duyduğunu, neyin onu mutlu ettiğini fark edemez hale gelebilir. Sürekli dışarıdan gelecek onaya odaklandığı için kendi sesini duyamaz.

Oysa gerçek sevgi farklıdır. Gerçek sevgi, kusursuz olduğumuz için değil; eksiklerimizle, hatalarımızla ve olduğumuz halimizle kabul edildiğimizde hissedilir. Sevgi için sürekli performans göstermek gerekmez. Sürekli birilerini memnun etmek, herkesi mutlu etmek zorunda değiliz.

Bu nedenle zaman zaman kendimize şu soruyu sormamız gerektiğini düşünüyorum:

"Ben bunu gerçekten istediğim için mi yapıyorum, yoksa onay almak için mi?"

Bu sorunun cevabı her zaman kolay olmayabilir. Ancak insanın kendini tanıması ve kendi değerini fark etmesi için önemli bir başlangıçtır.

Şunu unutmamak gerekir: Herkes tarafından onaylanmak mümkün değildir. Ne yaparsak yapalım bizi eleştiren de olacaktır, beğenmeyen de. Ancak insanın kendisini kabul etmesi mümkündür. Kendini kabul eden kişi, başkalarının alkışına ihtiyaç duymadan da değerli olduğunu bilir.

Belki de gerçek özgürlük, herkesin bizi beğermesinde değil; gerektiğinde "hayır" diyebilmekte, kendi sınırlarımızı koruyabilmekte ve olduğumuz kişi olarak yaşayabilmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatma Gül Çelebi Arşivi

İyilik bazen insanı eksiltir

19 Mayıs 2026 Salı 16:24

Gidenin gölgesi, kalanın yükü

28 Nisan 2026 Salı 14:57

Onu uzaktan sevmeyi öğrenmişti

22 Nisan 2026 Çarşamba 08:53

Gelecek sınıfta vuruldu

15 Nisan 2026 Çarşamba 15:30

Aşk küçük anlarda saklıdır

07 Nisan 2026 Salı 16:49