İSLAMİ CEMAATLERE KİM, NİYE KARŞI OLUR

Cemaatten kastım, ülkemizde faaliyetini sürdüren Nakşi temelli Ehli Sünnet İslami Cemaatlerdir.

Özellikle 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra olmak üzere Ehli Sünnet İslami Cemaatleri itibarsızlaştırmaya yönelik sürekli algı operasyonu yapılmaktadır. 

Toplumun büyük çoğunluğu bu cemaatler hakkında sağlıklı bir bilgiye sahip olmadıklarından algı operasyonlarının etkisinde kalmaktadırlar.

Yüzde 99’nun kendisini Müslüman olarak tanımladığı bir ülkede İslam’ın öğretilmesi ve yaşatılması için çalışan İslami Cemaatlere kim, niye karşı olur?

-Karşı olmanın haklı bir gerekçesi olabilir mi?

Bir Müslümanın İslam’ın öğretilmesi ve yaşatılmasının karşısında olmasını bırakın düşünmesi bile çok ağır sonuçlara yol açar!

Buna rağmen kim bunlar? Bunlar:   

1-İslam’a uzak; İslam’ın öğrenilmesi, öğretilmesi ve yaşatılmasına karşı olanlar,

2-İslam’a uzak değil; ancak, araştırmayan, incelemeyen birilerinin yanlış propagandalarının etkisinde kalanlar,

3-Tasavvufa, tarikata düşman; tasavvuf ve tarikat üzerinden ehli sünnet inancını bozmaya çalışanlar,

Birinci gruptakilere diyecek fazla bir şeyim yok; bu grupların içinde en tehlikeli olanlar üçüncü grupta yer alanlardır. Bunlar insanları İslam’la aldatarak faaliyetlerini sinsi ve sistematik şekilde yürütmekte olup ikinci gruptakileri de etkilemektedirler.

Maalesef, Müslüman kardeşlerim bilgi eksikliğinden kaynaklı üçüncü gruptaki şer odaklarının akla uygun gibi görünen şeytani tuzaklarını görememektedirler.

Adamlar sınır tanımadan ve utanmadan iftira atmaktadırlar. Eğer, bilgi sahibi değilseniz mutlaka etkilenirsiniz. Birçoğunun adının önünde prof. da yazmaktadır. Onun için bilgi sahibi olunuz ve bunların iftiralarının tuzağına düşmeyiniz.

Ehli Sünnet İslami Cemaatleri FETÖ ile ilişkilendirerek saldırdıkları yetmediği gibi Adnan Oktar ve cemaati ile de ilişkilendirerek cemaatleri operasyon sırasına koymanın propagandası içindeler. Aslında, ortalığı bulandırmaya çalışıyorlar.

-Kim, İslam düşmanı emperyalistlerin uşağıysa Allah(cc) belasını versin!

Türkiye Cumhuriyeti kabile devleti mi; hangi cemaatin, hangi örgütün amacının ne olduğunu bilmiyor mu zannediyorsunuz?

Ne adına olursa olsun, neyi kullanırsa kullansın ülkesi ve milletine ihanet içinde olan her türlü yapıya karşı devletimiz gerekli önlemi almak zorundadır. Arkasında ABD, İsrail, İran, Suudi Arabistan ve başka ülkelerin güdümünde tüm yapılarla etkin bir şekilde mücadele edilmelidir.

Herkes şunu iyi bilsin! Ülkemizde faaliyetini sürdüren Nakşi Tarikat temelli Ehli Sünnet İslami Cemaatlerin arkasında hiçbir dış güç olmayıp bu cemaatlere mensup insanlardan ülkesine milletine ihanet olmaz!

-Kim bu Ehli Sünnet Cemaatler?

Bu cemaatleri isimlendirmek yerine son yüzyılımızda ülkemizde İslam’ın öğretilmesi ve yaşatılması için çalışan büyük zatların ismini zikredersem bunlar anlaşılacaktır. Bu zatlar:

Süleyman Hilmi Tunahan(ks), Muhammet Zait Kotku(ks), Mahmut Sami Ramazanoğlu(ks), Abdülhakim Avrasi(ks), Ali Haydar Efendi(ks), Muhammed Raşit Erol(ks) hazretleri gibi daha başka isimlerini sayamadıklarım.    

İşte bu zatları takip eden insanlardan ülkesi ve insanına zarar gelmez. Bunların tamamı ehli sünnet akidesine sıkı sıkıya bağlıdır. Vatanını ve milletini “Vatan sevgisi imandandır” Hadis-i Şerifi düsturunca severler gerekirse canlarını verirler.

Adının önüne İslami isimleri koyan emperyalist güdümlü örgütlerin ülkemizde taban bulmasının önündeki en büyük engel, bu İslami Cemaatlerdir.

Asla ve asla İslam’ın aksine bir tutum ve davranışlarda bulunamazlar; bulunan varsa bunların kesinlikle tasavvuf ve tarikatla alakası yok; bunlar, İslam düşmanı güçlerin kullandığı sapık, aşağılık yapılardır.

Ehli Sünnet Cemaatler, belli dönemlerde kendilerine karşı yapılan baskı ve yıldırmalar karşısında dahi devletine hep saygıyla bakmışlar; kırılmalarına rağmen, kırıcı hal ve hareket içinde olmamışlar, dualarında; “devletin daim olmasına” her zaman yer vermişlerdir.

Ülkemizde faaliyetini sürdüren Ehli Sünnet akidesine bağlı İslami Cemaatler, ülkemiz geleceğinin sigortalarıdır.

Bundan kaynaklı ülkemiz üzerinde hesabı olan tüm düşmanların hedefinde Ehli Sünneti bozma planları var. Bunlar tasavvuf ve tarikatları kötü göstermeye çalışırlar.

Ehli Sünnet inancın ülkemizde hayat bulmasında Ehli Sünnet Cemaatlerin çok büyük bir rolü vardır. Bu rolden kaynaklı asılsız mesnetsiz ve aşağılık iftiralara tabi tutulmaktadırlar.

Tasavvuf ehli insanlara “Şeyhlerini peygamberden önde tutarlar; şeyhine dokununca cennete gireceklerini söylerler; şeyhlerini aracı olarak kullanarak şirke girerler…” diyerek, en aşağılık şekilde iftira ederler.

-Bunların tamamı külliyen yalan ve iftiradır!

-Gayeleri Allah’ın dinini insanlara öğretme ve yaşatma olan tarikatlar; İslam’ın aksi bir tutum ve davranışlarda bulunabilir mi?

Ülkemiz insanı bazı olumsuz algılardan kurtulup bu cemaatleri tanımaya çalışmalı ve inanıyorum ki tanıdıkça bakış açıları olumlu yönde değişecektir.

Benim tavsiyem; kendiniz ve çocuklarınızın ehli sünnet bir cemaatle bağ kurmasını sağlayınız. Bu durum önemli olmanın çok ötesinde zarurettir.

Ehli Sünnet Cemaatlerin içinde olamıyorsanız bile karşı olmayınız.

Ehli Sünnet İslami Cemaatlere karşı kim düşmanlık ederse olumsuz söz ve davranış içerisinde olursa Yüce Rabb’im misliyle cezasını verir; bundan kimsenin şüphesi olmasın!  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum