Yusuf Alpaslan Özdemir

Yusuf Alpaslan Özdemir

Şair ve eleştirmen

Hemşerimiz Osman Özbahçe’nin bugünlerde iki yeni kitabı çıktı biliyorsunuz. Özbahçe; özgün bakış açısı, cesareti ve emeğiyle sadece şiirimizin değil edebiyatımızın da çok önemli bir neferi. Yeni kitapları hakkında yazacağımı söylemiştim, şu anda okumayı sürdürüyorum, sanırım haftaya yazı hazır olur. Bu iki kitap vesilesiyle Osman Özbahçe ile birkaç yıl önce yaptığım söyleşide altını çizdiğim sözlerinden seçtiklerimi aktarmak istedim bugün.

(Kendi şiirleri hakkında) “Şiir yazmak için insanın önemli bir nedeninin olması gerekir. İsmet Özel, şiir, dünyadan olumsuz etkilenmiş birinin söylediği sözdür diyor. Temelde bu var. Hayatın benden esirgediklerine karşılık benim hayata vermek istediğim / verdiğim karşılıktır şiir. Yaşadığımız çağdan geriye doğru, bütün çağlara damgasını vuran yegâne unsur savaş teknolojisi. İnsanlık sadece savaşıyor. İnsan özde vahşi, katil bir yaratık. Okuyucularımdan birinin, buna karşı çıkmış, demesini beklerim. Bir bütün olarak baktığımızda, şiirimin ortaya koyduğu perspektife bakarak, bu reddedilemez bir şiir, demesini beklerim. Onda halkın umutları var, demesini, kalbi kırılmış insanların hıncı var demesini.

Şiir hem insanın, hem toplumun vicdanıdır. Şiirimden bu doğrultuda besleyici bir güç elde ederse bir okuyucu, kendimi bahtiyar hissederim.

(Görüşlerine tepki ve karşı çıkışlar için) “Benim ömrüm tepkiyle geçti. Ben tepki gösterdikçe bana tepki gösterdiler. Ben Görevimiz Tehlike’nin küçük bir çabayla teori kitabı olarak da okunabileceği kanaatindeyim. Bence bizim kuşağın yazdığı her şey çok etkili oldu. Biz bir dönem, bir kuşak olarak İkinci Yeniden sonra etkili olan tek kuşağız. Toparlayıcı, kurucu ve öncü vasfı olan tek kuşağız. Biz şiirin kurgusunu ve algısını değiştirdik. Yani bugün hâkim şiir bizim yazdığımız şiirdir. Tabi bu gerçek şair, gerçek okur için böyle. Yoksa ortam şiir adına güven duyulabilecek bir ortam değil. Ortamın şiire, şaire bakış açısı bu. İşin kötüsü, kendini şair zannedenlerin bakış açısı da bu.”

(Dergi konusunda düşünceleri) “Bir daha dergi çıkarmayacağım. Dergi çıkarmanın değişik yolları var. Kitap yazmak bunlardan biri benim için. Artık dergiyle uğraşmak istemiyorum. Çünkü dergi parmağının ucuyla yapabileceğin bir iş değil.”

Türkiye’deki edebiyat ortamının özeti şu bence: Artık şiiri şairlerle bile konuşamıyorsunuz. Herkes anam babam usulü şiir istiyor. Edebiyat ortamı ve edebiyat dergileri şiirimizi tartışabilecek seviyede değil. Hatta böyle bir tartışmanın önündeki en önemli engel. Fakat gözden kaçan en önemli mesele, Türkiye’de şiir okuyucusu yok. Temel sorun bu. Bu, şiirin olup olmaması, şairin olup olmaması kadar önemli bir konu.”

(Şiirle eleştiri ilişkisine dair) “Eleştiri, tıpkı bir eser ortaya konurken gözetilen bütünlüklü yapı gibi kendine özgü bir yapı kurar. Gücü nispetinde güçlendirir. Eleştirinin alış verişi sanatı büyütür. Eleştiri yoksa bir noktadan sonra sanat yoktur. Bence mütemmim cüzdür sanat ve eleştiri. Eleştirinin asıl işlevi eseri yorumlamak, tartışmaktır. Ama artık sadece bu açıya indirgenemeyen bir zenginlik, bir geniş açı söz konusu. Eleştiri aslında sanatın büyüsünü bozan bir yöntem. Sanat eseri eleştirilemez, belki de en doğru yaklaşım budur.”

(Günümüzde şiirin durumuna dair) “Bakın sanat ve edebiyat temelinde sanata ve edebiyata hâlâ bağlı kalan tek sanat şiirdir. Resim de dahil olmak üzere hikâye ve roman sanat ve edebiyat olmayarak varlıklarını sürdürmeyi seçtiler. Şiir bağlı kaldığı için bitti gözüyle bakılıyor. Kapitalizm konusu yapılamadığı için bitti gözüyle bakılıyor. Oysa kalan şiir, biten diğerleri. Yani şiir yükselerek pazarın şartlarını kabul etmedi. Yükseldiğini zannedenler gerçekte varlıklarına sahip çıkamayanlardır. Bugün modern şiirin üç temel sorunu var:1. Romanın sorunu şiirin de sorunu: Yazılacak ne kaldı? Her şey anlatıldı? 2. Modern şiir bir eleştiri biçimidir. Bugün itibariyle şiir, eleştirdiği yapıyı üreten, çoğaltan sistemik bir unsura dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Şiirin eleştiri gücü azaldı. 3. Edebiyat ve ciddi eser artık ilgi çekmiyor. Yükselişe geçen diğer sanatlar tartışmayı bu boyutlarda yapmıyor. Bunu yapan, bunu yaptığı için hâlâ ayakta ve diri kalan tek sanat şiirdir.

O söyleşinin tamamını buradan okuyabilirsiniz; https://www.pusulahaber.com.tr/siiri-curutmeyin-efendiler-9581yy.htm

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.