Prof. Dr. Fikret Akınerdem
Tarım ve enerji-2 (Türkiye Tarımında enerji tüketimi)
Geçen haftaki yazımda tarım sektöründe enerjinin önemini çeşitli tezlerle açıklamış, tarımsal üretimin enerjisiz olamayacağını değişik görüşlere dayanarak ortaya koymuştum. Geçen yazımda unutulan ve tarımın önemini ortaya koyan bir durumu da vurgulamadan geçmeyeceğim. Tarım öyle bir sektörün adı ki, tüm sektörler tarıma mutlak muhtaç iken, tarım sektörü hiçbir sektöre ihtiyaç duymaz, zira tarım enerjide dâhil, ihtiyaç duyduğu her türlü değerleri kendi içinde üretebilir.
Tarımda enerjinin faal ve verimli tüketimini maddi kaynakların daha fazla tasarruf edilmesinin yanında, fosil yakıt rezervlerinin korunmasına ve çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayacağı gibi, sürdürülebilir tarımın da temel şartları ve elemanlarından birini oluşturmaktadır. Diğer yandan tarımsal enerji tüketiminin arttırılmasında girdi miktarının azaltılarak, geliri şartlara bağlı olarak yükseltmek veya çıktı seviyesini arttırmak, üreticiler ve ülkeler açısından büyük önem arzeder.
Ayrıca tarımsal üretimde enerji maliyetleri de üretkenlik açısından olumlu ya da olumsuz etkilere sahiptir. Ucuz enerjiye kolay ulaşabilen ülkeler üretim ve girdi maliyetlerini bu anlamda düşürürken enerjiyi daha pahalı elde eden ülkeler ise yüksek üretim maliyetleri dolayısıyla zamanla piyasada rekabet gücünü kaybederek ülke ekonomisine büyük maliyetler yüklemekteler. Bu sebeple yenilenemeyen enerji (tükenen-fosil yakıtlar) kaynakları yerine ekonomide rüzgâr, su ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından istifade edilmelidir.
Türkiye ekonomisinde 1990-2018 dönemine ait zirai enerji tüketimi ve ülkenin ekonomik büyümesini temsilen kişi başına gelir rakamlarını sergiler. 1990 yılında zirai enerji tüketimi 82 terajoul iken 1995’te 111 terajoul, 2000’de 122 terajoul, 2010’da 206 terajoul, 2018’de 183 terajoul, 2023 de 200 terajoul olarak gerçekleşmiştir.
1990-2023 döneminde bazı yıllarda dalgalanma görülmekle birlikte genelde bir artış trendi kendisini hissettirmektedir. Ekonomik büyüme ölçüsü olarak ele alınan kişi başına reel GSYİH değeri 1990’da 5354 ABD doları iken, 1995’te 5782 ABD doları, 2000’de 6543 ABD doları, 2010’da 8491 ABD doları ve 2018’de 12006 ABD doları ve 2023 de 13 243 ADD doları yakalamıştır.
Kişi başına reel GSYİH değerlerinin de söz konusu dönemde bir artış eğilimi sergilediği görülmektedir. Türkiye ekonomisine ait bu iki değerin 1990-2023 döneminde genelde bir artış trendi yaşaması, her iki serinin birbirini etkileyebileceği sorgusunu gündeme getirmekte ve iki değişken arasında bir deneye dayalı araştırmanın yapılabileceğini ortaya koymaktadır.
Tablo1. Yıllara göre tarım sektörü enerji tüketimi (Terajoul) ve kişi başına GSYİH (USD) değerleri
Konu | 1990 | 2000 | 2010 | 2015 | 2018 | 2023 |
Enerji (T.Jul) tüketimi (%) | 82 (100) | 122 (149) | 206 (251) | 15 (190) | 183 (223) | 201 (245) |
Kişi başı GSYİH (USD) | 5782 | 6534 | 8491 | 11006 | 12006 | 13 243 |
Kaynak: International Energy Agency.
Tablo 1 de de görüldüğü gibi Türkiye tarım sektörü yıllar itibariyle enerji tüketimini 1990 dan itibaren (100) artırmaya başlamış, 23 yılda bu tüketimi neredeyse 2.5 (245) katına çıkarmıştır. Buna paralel olarak kişi başı GSMH da da aynı oranda bir artış söz konusu olup, 1990 5782 Dolar olan GSMH değeri, 2023 de 13 243 Dolara, 2025 de 18 198 Dolara ulaşmıştır.
Bir ülkenin veya sektörün kalkınma göstergelerinden biri de kullandığı toplam enerji değeridir. Bu değerlere göre Ülkem hem kişi başı gelirde ve hem de tarımında ciddi gelişmeler elde etmiştir.
Enerji arzında ciddi anlamda dışa bağımlı olan ülkemde bundan sonra yapılması gereken ucuz ve yerli kaynak olması sebebiyle öncelik tarımımızda olmak kaydıyla fazlaca yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeli ve bunu da fert bazlı değil, köy veya havza bazlı sistemleri tesis ederek değerlendirmelidir.
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.