Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Kamu görevlileri ve tavırları

Birçoğumuz devlet görevi veya kamu görevlisi olarak çalıştık veya çalışıyorsak da, çoğu kimse bunun ne demek olduğunu bildiğini zannetmiyorum. O sebeple ele alacağım yazının daha iyi anlaşılması adına ‘kamu görevlisi kimdir ve hangi sınıflar bunun içinde yer alır, konusunu ele almak istedim.

Kamu görevlisi, kamusal faaliyetlerin (devlet hizmetlerinin) yürütülmesine atama, seçilme veya başka bir yöntemle sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir. 5237 sayılı TCK'ya göre, kişinin kamu görevlisi sayılmasında esas alınan tek kıstas, yaptığı işin niteliğinin kamu hizmeti olmasıdır. Kamu görevlisi ifadesi oldukça geniştir, bu bakımdan yaptıkları işe göre şöyledir tasnif edilmiştir:

“Memurlar: (öğretmenler, polisler, sağlık çalışanları vb.), Sözleşmeli ve Geçici Personel: İdare ile sözleşme yaparak kamu hizmeti sunanlar, Seçilmiş Kişiler: Milletvekilleri, belediye başkanları, muhtarlar, Akademisyenler: Üniversite öğretim üyeleri ve görevlileri, Askeri Personel: TSK mensupları, Yargı Mensupları: Hâkimler, savcılar, yüksek yargı organı üyeleri ve

Kamu Kurumlarındaki İşçiler: Kamusal hizmet yürütenler” olarak, görevlerini ifa ederler.

Kamu görevlilerine karşı işlenen suçlar yasalara göre cezai müeyyidelere tabiidir. Kamu çalışanları da görevlilerini ihmal etmeleri halinde "görevi ihmal veya kötüye kullanma" suçlarına tabiidirler.

Ülkemde sırtını devlete yasla, rahatına bak şeklinde bir anlayışa karşı, özel veya kamuya eleman alımları, gelişmiş ülkelerde genelde ihtiyaca göre olur ve işe alınanlar işini zamanında itina ile yapar. Ofis veya laboratuvarlarında çalışanlar, gelen ziyaretçiler ile alakadar olmadıkları gibi, kimdir bunlar diye dönüp bakmazlar bile. Ziyaretçileri merak etme tavrı geri kalmış ülkelere has bir tavırdır. Bu ülkelerde bırakın kamu veya özel sektör çalışanlarını, sokakta biri bir yanlış yaptığında bile, önce çevre halkı tarafından ikaz edilir, sonra da yasalar karşısında cezai işlemlere tabii tutulur. Yani yasadan önce, yasalara ters düşmemek şartıyla halkın tepkisini (otokontrol) alırlar. Bizde mi, bakalım:

Şehiriçi işlerimi halletmek üzere muhatap işyerine genelde yürüyerek geçerim. Denk geldiği veya yorulduğum zamanda bazen araçlara binerim. Ramazan Ayı içinde enerjim biraz düştü ve yolumun üzerinde denk gelen bir belediye otobüsüne kısa mesafede de olsa binmek istedim. Durağa hızla giren kaptanı el ederek, durak dışında da olsa zor durdurdum. Durduğu için şoföre teşekkür edeyim derken, kaptan sinirli bir tavrıyla sanki otobüsün sahibi, sanki milletin patronu, üstelik durması lütufmuş gibi tavır koymasına şaşırdım. Olayı özetleyerek gerekli yerleri aradım. Merkezden gelen cevap standart; ‘şikâyetiniz dikkate alınacak, deniyor. İkazımızın dikkate alındığı konusunda hep şüphem olmuştur, zira bu tür olaylar çok tekerrür ediyor, sonuçlardan haberimiz olmuyor.

Bu tür hatalar sadece Kamu değil, istismarlar ticari minibüsler durak harici duruyor, ışıklı kavşaklarda yolcu alarak yapılıyor. Halkımız da maalesef durak harici binmeyi seviyor. Trafikte ışıklı kavşaklarda yayaların geçit önceliğini belirten çizgiler var. Kavşaktan çıkan biri öncelikli yerden geçmek zorunda. Buralarda çoğu resmi-özel araç sürücüleri yol vermediği gibi kavşağa hızla giriyor, yayalara öncelik tanınmıyor, tepki verildiğinde de karşı tepkide bulunanlar da oluyor.

Özel vasıta sürücülerinin hataları hoş karşılanmasa da özellikle resmi araç sürücülerince yapılan geçiş üstünlüğüne uymamaları kabul edilir değil. Yine bir yaya geçidi üstünlüğü olan yerde bir zabıta aracının geçmesine gösterilen bir grubun tepkisine alınan karşılık da hoş değildi. Mesele topluma saygı, kurallara uyma ve diğerlerine örnek olmalarıdır. Bu olay için de gerekli yerlere şikâyet gidiyor.

Şikâyet üzerine bir süre sonra zabıtadan sorumlu müdür arıyor, konu ile ilgilendiğini bilgilendirerek, olayı bir de benden dinlemek isteğini söylüyor. Osman Yaltı isimli Müdürüm hassasiyetimden dolayı teşekkür ediyor, konuyu kısaca özetliyorum, bu arada çaya da davet ediliyorum. En önemlisi de aranmamdan memnun oluyorum, demek ki şikâyetlerle ilgilenenler de görevliler de var diyorum.

Böyle yüzlerce olaya rastlıyorum. Kavşaklarda dönüş sinyallerini kullanılmayan, bakımsız araçlarla egzoz dumanı atarak aşırı karbon salınımı yapan, gürültülü motorlar kullanan, mahalle aralarında hurdaya çıkmış araçları sokak ortasında tutan insanımız da yok değil.

Son günlerde trafik cezalarının artırılmasına itiraz edenler çoğaldı. Bana göre itiraz edenlerin çoğu potansiyel trafik suçlusu sayılır. İyi vatandaş olmak iyi insan olmaktan geçtiği gibi, Devlet kurumuna da destek, toplumun da asli vazifeleri arasında olmalıdır, zira Devletin asli üyesi insandır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Japon İşadamından tarım projesi

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:04

Ramazan'da halkın içinde bir gün

18 Mart 2026 Çarşamba 18:43

Tarımda enerjinin önemi-1

24 Şubat 2026 Salı 11:31

Konya’dan Ankara’ya yağmur rejimi

17 Şubat 2026 Salı 14:39

Su, sınırsız kaynak değildir-1

10 Şubat 2026 Salı 11:31

Gençlere mahsus Cuma Namazı

27 Ocak 2026 Salı 14:51