Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

TEKNİK EĞİTİMİN ÖNEMİ

   Gazeteci arkadaşımız Uğur Özteke’nin sunduğu Uğurlu Gündem’e konuk olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Seyit Faruk Özselek, “yetişmiş eleman” sıkıntısının çok büyük olduğunu ifade etmiş.

            O programdaki detaylara girecek değilim.

            Sorulacaklar soruldu, söylenecekler söylendi.

            Sanayi sektörünün eleman bulmakta neden bu kadar zorlandığını irdelemek, becerebildiğimiz kadar çözüm önerilerimizi dillendirmek istiyorum.

            Eğitim sistemimizi “Teknik Eğitim” üzerine kurmadığımız sürece bu sıkıntıları hep çekeceğiz.

Bu konuyu gündeme getirdiğimiz zaman bazı kesimler hemen savunma refleksi ile “İmam Hatiplere karşı mısınız?” diye soruyorlar. Hayır karşı değiliz. Müslüman bir ülkede tüm bireyler inancı ile ilgili bilmesi gereken her şeyi elbette öğrenmeli. İnançlarını da bilimsel verilerle öğretmeli gençlerimize.

Teknik eğitimi ihmal ettiğimiz zaman gelişmiş ülkelerle nasıl rekabet edeceğiz, buna da bir cevap vermek gerekir. Birini diğerine tercih noktasına gelmek gerekmez. Ama unutmamak gerekir ki, gelişmişliğin ölçüsü fen ve teknikte kat edilen yolla tarif ediliyor.

4+4+4 eğitim sisteminde ikinci 4’ten itibaren çocuklarımızın yeteneklerini belirlemeli, bundan sonra önce mesleki eğitime sonra da teknik eğitime geçilmelidir. Üniversite sınavlarında da aldıkları eğitime paralel sorular sorulmalı, mesleğinde ne kadar uzman olduğu test edilmeli. Üniversiteye giremeyenler de ara insan gücü olarak sanayideki yerini almalıdır.

Her tür mesleğin alt yapısı var. Olmayan varsa onlar da ihdas edilebilir. Bu uygulama hiçbir işe yaramasa bile kişinin el maharetini geliştirir, herkes kendi işini kendisi yapar.

Teknik Eğitim pahalı bir eğitimdir. Teknik Eğitimi sadece ara insan gücüne hasretmek savurganlık olur. Doktorumuzu, Mimarımızı, Mühendisimizi, Hukukçumuzu ve daha birçok meslek mensubumuzu bu yolla seçmek, gelişmiş ülkelerle rekabette bize çok büyük güç katacaktır.

Bu arada sanayi sektörü de bu konuda elini taşın altına koymalıdır.

Manisa’da bir büyük firma (reklama girmesin diye isim vermiyorum) kendisine gerekli olan elemanları yetiştirmek için bir bölümlük teknik lise kurmuştu. Ne kadar eleman ihtiyacı varsa o ihtiyaca göre öğrenci alıyor dolayısıyla eleman sıkıntısı çekmiyor.

Sanırım sanayi tesislerimiz tam kurumsal hale gelmediği için bunu başaramıyor. Manisa örneği araştırılarak herkesin kendi ihtiyacını, kendi okulundan karşılayabileceği çözümler bulunabilir.

Her şeyi devletten beklemekle olmuyor demek ki!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.