"Ya Hayır Konuşun ya da Susun!"

*Birlikte iş tutacağınız, yola çıkacağınız kimseleri iyi seçmelisiniz.

*Bu kimselerle yol arkadaşlığınız pazara kadar değil, mezara kadar sürsün. Öküz ölünce ortaklığınız bozulmasın.

*Bu mümkün değil, bir müddet sonra yollarınız ayrılacaksa sen yoluna, ben yoluma deyip yollarınızı ayıracak, farklı kulvarlarda yolunuza devam edeceksiniz. Gerekirse birbirinize rakip de olabilirsiniz.

*Rekabetinizi fazilet ve erdemlilik üzerine kurun. Rekabetiniz esnasında "Birbirimize rakipliğimiz ayrı, dostluğumuz ve eski hukukumuz ayrı. Biz birbirimize rakibiz, asla düşman değiliz. Geçmiş hukukumuza halel getirmeyiz" deyin.

*Geçmiş birlikteliğin ardından yollarınızı ayırdıktan sonra birbirinize kırgın da olsanız asla aleyhinde konuşmayın. Birileri sizin yanınızda yer alıp eski dostlarınıza vurmaya kalkar ve size övücü sözler eder ve eski arkadaşlarınızı kötülemeye kalkarsa "Siz kim oluyorsunuz da benim eski dostlarıma laf ediyorsunuz. Lütfen, yerinizi ve haddinizi bilin. Bir daha da benim dostlarımı ağzınıza alırken besmele çekin" diyerek lafı ağızlarına tıkayın. Ki olması gereken de budur.

*Rekabetiniz esnasında birbirinize çelme takmayın. Belden aşağı vurmayın. Hele eski defterleri karıştırmayın. Ki eski defterlerde yazılı olanlar sizin birlikte iken ortaya koyduğunuz eserlerdir. Rakibimi zor durumda bırakacağım diyerek eski defterleri açarsanız, o defterlerin tozlu sayfalarında kaybolur gider, gücünüze de kaybedersiniz. Üstelik izlediğiniz bu yol ve yöntem, sizi de töhmet altında bırakır. Çünkü bir ve beraber iken birbirinize verdiğiniz sorumluluk ve yetki ile yaptınız bunu. Asıl olan, bir tasarruf yanlış ise bir ve beraber iken engellemek ve karşı çıkmaktır. Eğer o gün elinizde yetki var iken sesinizi çıkarmamış iseniz bugün konuşmanızın bir anlamı yok. Adama "Ne iş! Dün neredeydin? Geçti Bor'un pazarı! Sür eşeğini Niğde'ye." derler. Dün içinize sinmediği halde "Bu yaptığınız içimize sinmedi" dememiş ve ortaklık bittikten sonra sesinizi çıkarıyor, eski dostlarınızı yerden yere vuruyor ve ahlak abidesi kesiliyor, eski arkadaşlarınızı dürüst olmamakla suçlarsanız bunun ne rekabette ne dostlukta ne dinde ne de ahlakta yeri vardır. Bu durumda adama "Madem dürüst değillerdi, onca yıl niçin beraber yol yürüdünüz? Siz insan sarrafı değil misiniz?" demezler mi?

 

Bugüne kadar bir tarafım oldu ama asla tarafgir olmadım. Kendi bildiğim doğruları söylemeye çalıştım. Yine söylüyorum. Bu gittiğiniz yol, yol değildir. Böyle gitmeye devam ederseniz sözünü ettiğiniz lafların altında kalır, birbirinizi bitirirsiniz. Sizinle beraber savunduğunuz değerler de alta iner. Bir daha da ne siz ne de savunduğunuz değerler zirve yapar. Yol yakınken "Kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır konuşsun ya da sussun." Zira hayır konuşmuyorsunuz. Şunu unutmayın ki gittiğiniz yolun düzgün ve yaptıklarınızın doğru olduğundan emin iseniz önünüze rakip olarak kim çıkarsa çıksın, sizi kim tökezletmeye çalışırsa çalışsın, şayet doğru yolda iseniz size kimse engel olamaz. Başkasının sapıklığı size zarar veremez. Yeter ki erdemli hareket edin, ideallerinize ulaşmak için prensipleriniz olsun. Birbirinizle uğraşmayın. Birbirinizi iterek çekerek sadece kendinize zarar verir, sizi sevenleri de üzersiniz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum