Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

10 Ocak Ziraat Mühendisleri Gününe başka bir bakış

Ziraat mühendisleri için de her sene 10 Ocak Ziraat Mühendisleri Günü olarak kutlanır. Bu sene 180 yılını kutladığımız günümüzde, eskiden olduğu gibi bugün de kutlamalarımız oldukça mütevazı olur.

Her meslek elbette takdire değer ancak ziraat mesleğinin insan hayatında apayrı bir yeri vardır. Zira ziraat mesleği oldukça geniş bir alana ve insan kitlesine dayanır. Tarlada çalışandan başlayarak, eken, biçen, hasat eden, tohumu veya ürünü işleyenden, çatala varıncaya kadar geçen sürede emek sarfeden köylüsünden, teknik elemanına kadar geçen sürede işlem gören bir meslektir.

Bu kadar geniş bir alana hitap eden ziraat mesleğini genelde tabanda üreticiler (çiftçiler), üst seviyede ziraat mühendisleri temsil eder. Ziraatın insanlığın ilk yaradılışından itibaren var ve önemli olduğu bilinir, bu yüzden ziraat mühendisliği en eski mesleğidir. Ziraatın önemi farklı alanlarında çalışarak üretimi artırmak, kaynakları faal bir şekilde kullanmak ve çevreye ait sürdürülebilirliği sağlamak gibi önemli roller üstlenmesinden gelir. Bu meyanda Ziraat Mühendisleri, bitkisel veya hayvansal üretim yapar; tarım işletmelerinin, üretim, hasat, sınıflandırma, ambalajlama, muhafaza, depolama, değerlendirme ve pazarlama faaliyetleriyle ilgili etüt, planlama ve projelendirme işleriyle bunların uygulama ve kontrollerini yaparlar.

Ziraat kıyamete kadar sürecek tek meslektir olup mesleği en iyi ve onurla temsil eden ziraatçilere de ihtiyaç vardır. Zira hızlı nüfus artışı, iklim değişikliği ve tarımsal kaynakların sınırlı olması gıda güvenliğini tehdit eden konular ziraatı sürdürülebilir olmaya zorlamaktadır.

Dünyanın her tarafında olduğu gibi ülkemde de ziraat mühendisleri çeşitli fedakârlıklarla çalışırlar. Akademisyeninden, araştırmacısına; resmiden özel sektörüne kadar her safhada iyi iş çıkarmakta, vatandaş, ziyaretçi, turist, özel misafirlerine kadar tüm halkını aç bırakmamak adına, küresel ısınmaya rağmen başarılara imza atmaktadırlar. Ne yazık ki içimizde bazı meslek diploması taşıyanlar da dâhil “ziraat bitti, hem hammaddede ve tüm tarımsal ürünlerde net ithalatçıyız” gibi ifadelerle algı operasyonları yaparak bu hizmetleri inkâr edenler de yok değil. Yani, dışarıdan alınanları söylerler de buğday gibi 1 e alıp, 2 ye un sattığımızı söylemezler. Ticarette de olduğu gibi satılan alınandan çok ise artınız var, üstelik de istihdam yapılıyor demektir. Ülkemde, tarım sektöründe, dış ticarette 10 milyar dolar fazlamız vardır (Dünya Bankası istatistiklerine bakınız)

Zirai eğitim ve ziraat mühendislerinin devlet ve özel sektörde ki durumları için çok şey söylenirse de bir çiftçi, ziraat mühendisi ve saha adamı olarak, bazı konularda memnun olduğunu söyleyemem. Ancak konuyu bir makale ile ele alan iyi bir çiftçi ve işletmeci, münevver iş insanı Mehmet Mühür Abimin ziraat mühendisleri ile ilgili sözleri ile bağlamam zannederim doğru ve yeterli olacaktır.

Şurası bilinmelidir ki; Tarım, Milli Güvenlik konusudur. Çiftçiliğin, zanaat olduğu gerçeğiyle beraber teşvik ettirilmesi, ancak milli değerlere sahip milli politikalarla mümkün olabilir. Mühendislikte, el-göz koordinasyonu ile zihin ve algı yeteneği mutlaka birleştirilmelidir. Akademik hayatın da, Ziraat gibi bir konuyu “Ziraat Mühendisliği” yaklaşımının daha ötesinde ele alması gerekir. Ziraat, kendi alanında birleştirme üzerine kurgulanmalıdır. Çünkü Ziraat Mühendisliği, pek çok farklı akademik disiplini (Kimya, Genetik, Makine, Biyoloji, İktisat gibi mühendislikleri) içermektedir. Bu bağlamda, ziraat alanında ki akademik hayat yeniden ele alınmalı, her anlamda geliştirmeye ait çözümler sunan ve “Milli Egemenliği zora sokacak” muhtemel tehditleri de savuşturabilecek bir yapı getirilmelidir.

Mehmet Abim, “nihai sözüm, Ziraat Mühendislerine verilen formasyon eğitimini, ne çiftçi kimliğimle ne de 78 yaşındaki Mühendis kimliğimle nitelik olarak asla yeterli bulamamaktayım” diye bitiriyor. Kendisinin 78 yaşında , ancak heyecanı oldukça genç olduğunu bildiğim Mehmet Mühür Abimin bu ifadeleri de umarım dikkate alınır ve de uygulama alanı bulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi

Kırık Ok (Barışa giden yol)

06 Ocak 2026 Salı 12:43

Evlilikte adâlet ve muhabbet sorunu

30 Aralık 2025 Salı 16:43

İsraf bir insanlık katliamıdır

23 Aralık 2025 Salı 10:22

Cumhuriyetimizin Şeker Fabrikaları-5

02 Aralık 2025 Salı 15:31