3 Çay Lütfen!

Ben galibiyet yazısı yazmaya doydum bizim takım doymadı. Maşallah Allah nazarlardan saklasın kötü oynasak bile kazanıyoruz. Rizespor maçı tam da böyle değil mi? İlk 15-20 dakika Premier Lig takımı havası oluyor, daha sonra o hava yerini karabulutlara bırakıyor. Belki abartmış olabilirim ama tribünde taraftar olarak inanılmaz gerildik. Rizespor ateş hattında ve kaybedecek hiçbir şeyi olmaması, 1-0'dan sonra skoru değiştirebilecek pozisyonlara da girmesi hepimizi korkuttu. Özellikle rakip takım kenar ekibi hemen hemen her pozisyonda hem oyuncuları hem de hakemi germeyi başardı diyebilirim. Hakem kararları deplasman ekibi lehine doğru kaydı çoğu zaman. Orta hakem zorla gol attıracaktı Rizespor'a.

Ayrıca 4. Hakemin saha içi kararlara bu kadar müdahale ettiği bir maç ilk defa izlemiş oldum.

Hamza Hamzaoğlu'nun Konya'ya ve Konyaspor'a ayrı bir sevdası var sanırım. Konyaspor maçlarına çok ayrı konsantre oluyor. Hem Galatasaray'da hem Rizespor maçlarında görevdeyken gözlemlediğim çalıştırdığı takımların Konyaspor'a karşı Agresif bir oyun ortaya koymasıydı. Güzel anılarımız var sanıyordum, yanılmışım...

ilk 20 dakikadaki oyunumuzu genele yayabilmemiz gerektiğini önceki yazılarım da da belirtmiştim. İlhan hocamın bu maç özelinde hamleleri çok değerliydi. Sahada pek varlık gösteremeyen Cekici yerine Mpoku hamlesi son derece yerindeydi. Mpoku Fenerbahçe maçıyla birlikte bir özgüven yakalamış görünüyor. Gol atmasına da ayrı sevindim. Henüz hazır olmadığına eminim. İkili mücadelelerde ayakta kalmakta zorlandı. Oyuncu oyuncu değinmek istemem fakat takım olma yolunda güzel ilerliyoruz. Tribünler de sağdan soldan duyduğum en net cümle Abdülkerim sözleşmeyi hala uzatmadığıyla alakalıydı. Herkesin beklentisi devam etmesi yönünde... Abdülkerim gidecekse bile bu kulübe para kazandırmadan gitmeyeceğinden şüphemiz yok. Umarım Abdülkerim tribünlerin sevgisinden haberdardır.

Haftaya Gaziantep maçından da galibiyetle dönme dileğiyle.

Önceki ve Sonraki Yazılar