Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

AĞACA BALTA VURMUŞLAR…

Saadet Partisi Kadın Kolları, Öğretmenler Günü münasebetiyle bir basın açıklaması yapmışlar, televizyonda gördüm. Öğretmenlerin ekonomik durumları ile ilgili öyle şeyler söylediler ki, sanırsınız ki biz bu memlekette yaşamıyoruz.

            Saadet Partisi, adı üstünde bir siyasi partidir. Yaptığı değerlendirmenin de elbette siyasi bir muhtevası olacaktır. Ama söylemlerinizde de bir tutarlılık ve gerçeklik de olmalıdır değil mi? Sanırsınız ki öğretmenler Cuma günleri cami önünde mendil açıyor.

            Öğretmenlerin değeri, maaşları ile ölçülemeyecek kadar fazladır. En yüksek devlet memuru maaşını öğretmenlerin almasından yanayım. Bir milletin geleceği öğretmenlerin elleri ile şekillenmektedir. Öğretmenlik bir toplum için bu kadar önemli ise, öğretmenlerin seçiminde de bir o kadar itina göstermek gerekir. Matematikte dahi olmak, sosyalde yüzde yüz doğru cevaplamak öğretmen olmak için yeterli olmamalıdır. Öğretmen seçimi siyasi bir tercih olmanın ötesinde devlet politikası olmalı ki, yetişen nesiller geleceğin temellerini sağlam atabilsin.

            Bu girizgahtan sonra gelelim konunun özüne:

            Ülkemizin ekonomik durumu muvacehesinde konuya baktığımız zaman, öğretmenlerin büyük sıkıntı içinde olduğunu söylemek doğru olmaz. Hak ettiklerini almadıklarında hemfikiriz ama siyasi malzeme yapılacak kadar da vahim bir durum yok.

            Evimin karşısındaki teknik liseye bakıyorum. Bahçedeki otomobillerden neredeyse çocuklara oyun alanı kalmamış. Araçların hemen tamamı modelli araçlar. Pırıl-pırıl maşallah. Öğretmenlerimize az bile. Toplu taşım araçlarıyla gelip giden öğretmen neredeyse yok. Zaten olmasın da. Durum böyleyken AKP’den üç oy çalmak adına, onlara şirin gözükmek için öğretmenleri vahim durumda göstermek sanırım onları da üzer.  Bir de ağaca balta vurmuşlar, sapı bendendir demiş. Umarım ne demek istediğim anlaşılmıştır.

            Öğretmenler sigara içmek için okulun dışına çıkıyorlar. Yasa öyle emrediyor herhalde. Ama öğrenciler okulun bahçesindeki trafonun zulasında o işi rahatlıkla görüyorlar. Onlar o işi görüyorlar ama, öğretmenler o öğrencileri görmüyorlar. Ben yıllardır o evde otururum. Bahçede gezinen bir öğretmen göremedim. Sanırım yumurtaların soğumaması gerekiyor.

            Bir şeye daha dikkat ettim. Eğer ışıkları açık unutmadılarsa, okulda sabaha kadar çalışma yapılıyor. Ya değilse sınıfların veya tuvaletlerin ışıkları sabaha kadar neden yansın ki? Okulun mail adresine şikayetimi ilettim ama ne bana bir dönüş oldu, ne de gereksiz yanan ışıklar söndü.

            Ben de bir Endüstri Meslek Lisesi mezunuyum. Bizim atölyenin duvarında bizi biz yapan değerleri anlatan veciz bir söz vardı. O söz bizim ana düsturumuzdu.

            “Vazifeyi ihmale sürükleyen merhamet, memlekete ihanettir.”

            Ne demek istediğimi anlatabildim mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum