1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. AMAN ADANALI
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

AMAN ADANALI

A+A-

On beş yıl öncesiydi. 18 Mayıs 2002 tarihinden bahsediyorum. Futbol oynamaya oldukça elverişli bir havada temsilcimiz Konyaspor, birinci ligde Adanaspor'un konuğu olmuştu. Şu an yıkılması tartışma konusu olan Atatürk Stadyumu önünden önderliğini Nalçacılılar Taraftar Grubu'nun yaptığı armaya gönül vermiş yaklaşık bin kişi ile gece yarısı Adana yolunu tutmuştuk. O dönem birinci ligde yirmi takım bulunuyordu ve kıran kırana geçen bir sezonun sonuna yani 38 haftalık ligin 37. haftasına takımımızı deplasmanda yalnız bırakmamak adına yola çıkmıştık.

Gecenin ilerleyen saati onlarca otobüsle başlayan yolculuk güneşin doğmasıyla sona eriyordu ki sabahın ilk ışıklarıyla Adana tabelasını görmüştük. Şehrin girişinde bizi karşılayan emniyet güçleri aynı noktada bir saate yakın beklettikten sonra olay yaşanmasın diye her otobüsün arasına bir güvenlik aracı nezaret ettirerek grubu Adana 5 Ocak Fatih Terim Stadı'na kadar götürdü. Kolluk kuvvetleri tarafından pek hoş karşılanmayan grup maç başlamasına yaklaşık beş saat kala ite kalka Konyaspor için ayrılmış bölüme aç susuz yerleştirildi. Adanaspor yönetimi tarafından alınan karar olsa gerek misafir takımın bulunduğu yerde hiçbir gıda ürününün satışı yapılmıyordu.

Yolculuğun üzerine bu aç kalma mevzusu kulağıma hiç hoş gelmese de polisler dışarıya çıkmak için kapılara bile yaklaştırmıyordu. Kaçak yollarla aramıza giren seyyar satıcı sayesinde bir simidi ikiye bölen taraftarımız adeta takımlarına olan karşılıksız aşkını ortaya koydu. Kendi özel araçlarıyla, Adana'da ikamet eden Konyalılar ve Adana Demirspor taraftarının da bizi desteklemek için aramıza katılmasıyla sayımız oldukça artmıştı ki binin üzerinde Konyaspor destekçisiyle müsabakanın heyecan ve önemi iyice arttı. Bekle yavrum bekle derken saatler sonra her iki takım oyuncuları da ısınmak için öğlen saatlerinde sahaya çıktı. Biz bağırıyoruz onlar bağırıyor derken bizim sesimiz onları bastırmıştı ki İstiklal Marşı okunurken bulunduğumuz yere yabancı cisim atmaya başladılar. 5 Ocak Stadı'nı bilmeyenler için ufak bir bilgilendirme yapıyım. Maratonlar iki kat, kale arkaları da tek kat ve üstü açık olunca Maratondan atılan tüm yabancı maddeler misafir takımı seyircisinin üzerine gelebiliyor.

Kapalı kutu ayran, yumurta, patates, taş ve daha fazlasını üzerimize atan Adanaspor taraftarı kalitesini böylece ortaya koymuştu. Birçok derbiyi de yöneten dönemin düdüğüne en çok ihtiyaç duyulan hakemlerinden İsmet Arzuman'ın santra düdüğüyle oyun başlamıştı. Müsabakaya her iki takım da iyi başlamasına rağmen Adanaspor formasını terleten Necati Ateş'in 6. dakikada attığı gole engel olamadık lakin 18. dakikada Soner Keleş ile karşılık verdik. Ardından maçın 25. dakikasında Adanaspor kalecisi Murat Şahin kırmızı kart görmüştü ki on kişi kalmış turuncu beyazlar karşısında farka gidebiliriz derken adeta biz çözüldük. Bir sezon sonra Konyaspor'da da forma giyecek Altan Aksoy'un iki golüne de engel olamadık. 84 ve 87 dakikalarda penaltıdan yediğimiz gollerle resmen 5 Ocak'ta on kişi kalmış Adanaspor'a mağlup olduk. Yani ilk yarısına 2-1 önde giren Adanaspor ikinci yarının sonunda 5-1 üstünlükle maçı tamamlayıp fikstürde üçüncü sırayı alarak Süper Lig'e çıkmayı garantiledi. Aynı sezon temsilcimiz iç saha performansına oranla deplasmanda bir nebze puan almakta zorlanınca 68 puanla fikstürün beşinci takımı olarak Birinci Lig'de kalarak yerinde saydı.

Haklı olarak içinde bulunduğu duruma sevinen Adanaspor taraftarı kutlama adabının dışına çıkınca yine tatsızlık çıkardı. Yeşil sahaya inerek futbolcu ve teknik heyetle galibiyeti kutlayan Adanalılar sinkaflı küfürle, yine yabancı maddeler atarak sevinci taşkınlığa çevirmeyi başarmıştı. Konya'ya dönüş yolunda birçok otobüsümüzün camı çoktan kırılmıştı. Daha fazlasını anlatmaya gerek bile duymuyorum. Bu günlere gelelim. Asansör takımı olan, sürekli düşüp çıkan Adanaspor, yine geçtiğimiz yılın birinci lig şampiyonu olarak Süper Lig'e merhaba dedi. Bu sezon ligde umduğunu bulamayan Adanaspor için işler hiç de iyi gitmiyordu. Lige tutunmak adına belki de bu sezonun kilit maçı olan Konyaspor karşısında puan ya da puanlar alamazsa ligden düşebilirlerdi. İkisi Konya biri Adana'da olmak üzere son üç lig maçımızda Adanaspor'a karşı güzel bir tevafuk ile hep 1-0 kazanmıştık ki tarih yine tekerrür etti ve çıktığımız dördüncü maçta da aynı skorla Adanaspor'u Adana'da yenmeyi başardık. Tabi tekerrür Adana taraftarı için de olunca kırdıkları koltukları, yabancı maddeleri sahaya atarak toplu olarak ettikleri sinkaflı küfürler ve kendi yönetimine gösterdiği tepkiyle yine yeniden Adana'da hiçbir şey değişmediğini gözler önüne serdiler. Soruyorum şimdi size taraftar olmak bu muydu? Çünkü bunu ülkemizde en iyi siz bilirsiniz. Onca haksızlığa rağmen taraftar duruşunu en iyi siz ortaya koydunuz ama kimse hak ettiğiniz saygının karşılığını vermedi. Elle atılan goller, Diyarbakır, Ankara'da hakkımıza gasp edilmeler, sebepsiz yere stat kapatmalara rağmen bu taraftar bu takımı hiçbir yerde rezil etmedi. Aksine beş gol yediği maçlarda, bir puanla Avrupa'dan elendiğinde bile ayakta alkışlamasını bildi. Milli takıma yeri ve zamanı geldiğinde nasıl destek verilir bunu da çok iyi gösterdiler. Şimdi Konya taraftarına laf söyleyecek olan önce dönüp kendisine baksın. Ve bu taraftar hem iyi günde hem kötü günde göstermiş olduğu dik duruşla sadece Konya'nın değil her zaman ülkemizin gurur kaynağı olmuştur. Kimseden bir şey beklemiyoruz, adil olsunlar yeter ve biz bizi zaten alkışlıyoruz. Adana mı? Şimdiden hayırlı yolculuklar diliyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum