1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. ANADOLU’YU ŞAHA KALDIRAN MİTİNGLER-3
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

ANADOLU’YU ŞAHA KALDIRAN MİTİNGLER-3

A+A-

Sultanahmet Mitingi: Kadıköy Mitinginden bir gün sonra 23 Mayıs 1919 da Sultanahmet’te 200 bin kişinin katıldığı muhteşem bir miting yapıldı. Mitinge katılımı artırmak için davetiyede: “Müslüman yedi asırlık bir saltanatın taksim olunduğunu görüyorsun. Şu hicranlı günlerimizde birleşmeye, anlaşmaya her hususta ihtiyacın var. İşini-gücünü bırak; Cuma namazından sonra Sultanahmet’teki içtimaa koş! Kadın-erkek, çoluk-çocuk orada bulun” yer aldı. Miting pankartlarında şunlar yazıyordu. “Müslüman ölmez, öldürülemez, “Yaşamak isteriz, Hak isteriz, İzmir Türk’tür, Türk kalacaktır”.

Halide Edip şu tarihî sözleri serdetti: “Davamız, Türkiye’nin hak ve istiklâlidir. Türkler, Türkiye’nin ebedî hakkına asla dokundurmayacaklar. Kardeşlerim, evlâtlarım, davanızdan kaçmayınız. Bugün iki dostunuz vardır: Birisi, kalbi ve mâbetleri bizimle olan Müslüman dünyası, birisi zalimleri yakasından sürükleyecek hak sâhibi büyük milletlerdir. Osmanlı toprağında böyle tarihî bir günü belki bir daha idrak etmeyeceğiz. Olur da bir daha toplanamazsak, içimizde ölenler olursa, Türk’ün istiklâl bayrağıyla mezarı üzerine geliniz.

Halide Edip, mitingin göze çarpan ilginç manzaralarla alâkalı şu çarpıcı tasvirlere de yer veriyordu: “Yalnız meydan değil, ta Ayasofya’ya kadar insan doluydu. Halk o kadar sıkışmıştı ki hareket edemeyecek haldeydi. Kürsüden aşağıya baktığım zaman, önümde bir sakat asker kalabalığı gördüm. Hepsi özenle giyinmişlerdi. İçlerinden bir genç grup kürsünün önünü almış, kalabalığın oraya girmesine engel oluyordu. Türk gençliğinin gözlerinden yaşlar akıyordu”.

 Diğer Sultanahmet Mitingleri: 30 Mayıs 1919’da yapıldı. Öğrenci Şukufe Nihal’ın mitinge damgasını vuran konuşmasında; “Aziz vatan, beşiğimiz sendin, mezarımız yine sen olacaksın! Belâların sebebi, saldırılar karşısında isyan edilmemesidir” sözleriyle dinleyenleri galeyana getirdi. Muallimler Cemiyeti Başkanı Nakiye Hanım: “Efendiler! Fatih’in, Selim’in, Süleyman’ın mezarını, ecdadının ebedî âbideleri olan câmileri, türbeleri bırakıp çıkacak içinizde bir erkek var mıdır? Ben tasavvur etmiyorum, çıkmayacaksınız, bırakmayacaksınız. Biz de daima sizinle beraber olacağız” diyordu.

13 Ocak 1920 de Sultanahmet Meydanı’nda “İstanbul Türk’tür ve Türk Kalacaktır” isimli üçüncü bir miting daha düzenlendi. 150 bin kişinin katıldığı mitingde, yine Nakiye Hanım bir hitabette bulundu.

İstanbul’da yapılan mitinglerin tertiplenmesinde Tıbbiyeliler (Dr. Reşit Galip) ve tüm öğrenci birlikleri rol aldı. Üsküdar mitingin tertipleyen gençler davetiyede halkı: “Memleketimizin her gün bir parçası düşman ayakları altında çiğnenirken biz Türkler ve Müslümanlar, aziz topraklarımızı kurtarmanın çarelerini düşünüyoruz. Bunun için İslâm namını taşıyan kardeşler ve hemşirelerimizin bugün saat üçte Üsküdar Meydanı’na gelmelerini bekleriz” diyerek halkı uyardı.  Mitinglere başta Galatasaray ve İstanbul Sultanîsi olmak üzere pek çok okul da talebe, muallim ve idarecileriyle birlikte iştirak etmişti.

 İzmir’in işgali, yurdun pek çok yerinde zincirleme mitinglere yol açtı. Denizli’de, işgali haberi ardından dört saat sonra muhteşem bir miting yapıldı. Müftü Ahmet Hulusi halkı cihâda çağırdı. 19 Mayıs 1919 Aydında kalabalık bir topluluk vatan için kanlarını akıtmaya hazır olduklarına dair yemîn etti. 18 Mayıs 1919 Erzurum mitinginde Muallim Cevat Erzurum ve Doğu illerine yönelik bir Ermeni istilâsından bahisle “tek kurtuluş yolu, silahlanıp karşı koymaktır” dedi.

16 Mart 1920’de İngilizlerin İstanbul’u işgâli ile Anadolu genelindeki mitingler daha da arttı. 17 Mart Erzurum, Çorum ve Kastamonu; 18 Mart Balıkesir ve Kastamonu, 19 Mart Edirne ve Yozgat; 20 Mart Sinop, Tokat, Bitlis, Trabzon, Çine, Gümüşhane, Kayseri, Malatya ve Diyarbakır’da; 22 Mart Konya; 15 Mayıs 1920’de Ankara’da büyük mitingler yapıldı.

İşte insanımızın Anadolu’yu bin yıldır vatan yapan bu imanı ve tavrıdır. İş başa düşünce yapamayacağı şey yoktur. Bu heyecan 15-16 Temmuz’da da kendini göstermiş, hainlere bu ruhla karşı koymuştur. Yenikapı ruhu da böyle bir tavrın eseridir. Rabbim böyle zor günleri bir daha göstermesin. Âmin.

Kalın sağlıcakla.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT