1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. BİZ, BİZE YETERİZ
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

BİZ, BİZE YETERİZ

A+A-

Galatasaray ile deplasmanda oynadığımız maçın üzerinden nerdeyse bir hafta geçti ve hâlâ penaltı mıydı değil miydi, Galatasaray'ın hakkı mı yendi gibi suni bir gündem tazeliğini koruyor; konuşuluyor. Spor elbette futboldan ibaret olmadığı gibi ligimiz de sadece Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan ibaret değildir. Elbette bu üç takımın ülke futboluna katkısı tartışılmaz lakin artık Anadolu takımlarının da baş kaldırışını görmemezlikten gelmek, Jean Leon Gerome'nin 1896’da "Kuyudan Çıkan Gerçek" adıyla resmettiği eseri aklıma getiriyor. Çok merak edenler internet üzerinden araştırma yaptığında bu esere kolaylıkla ulaşabilirler. Tabi bu tablonun bir hikayesi de var ve Gerome bu hikayeyi kendince resmeder.

******

19.yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. Yalan doğruyu söyler ve "Bugün hava çok güzel" der. Gerçek; onun etrafına bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir. Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte hoş zaman geçirirler. Yalan, doğru söyler; "Su çok güzel, birlikte banyo yapalım." Gerçek şu ki; bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir. Soyunur ve yüzmeye başlarlar. Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar, kayıplara karışır. Kızgın gerçek kuyudan çıkar, yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider. Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır. Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur. O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşar. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.

******

Tabi istisnalar kâideyi bozmamakla birlikte Konyaspor'un Galatasaray karşısında nerdeyse hiç pozisyon vermeden bitirdiği maçı tek pozisyona entegre ederek ulusal yayınlar yapıldı, yapılıyor. Ki konuşulan pozisyon zaten net penaltı lakin hani başta da kabaca dile getirmeye çalıştım ya, Galatasaray olunca yorumlar da ona göre oluyor. Eleştirisini kimi bağırarak, kimi kaba üslupla kimi de istifa edermiş gibi yaparak çözme çabası içerisine girince gören gözler görmez oldu. Yani çıplak gerçeği kimse görmek istemiyor. Ki zaten uluslararası manada, Milli Takım bazında da olaya bakarsak neden gelişemediğimizin, niye başarılı olamadığımızın sebebi bu ve buna benzer gizli gerçeklerin altında yatıyor. Elbette şimdi bunun felsefesini burada bana ayrılmış dört duvar arasına sıkıştıramam. Konu açıldı, günlerdir insanlar tek pozisyon üzerinden Galatasaray'ın puan kaybettiğini savunuyor ve işimiz çok zor diyorum. İşimiz zaten zordu, değişen bir yok demek daha doğru olacaktır. Ki hal böyle olunca sevincimiz de kursağımızda kaldı. Efsanemiz, bu şehrin kahramanı Aykut Kocaman böylelikle aylar sonra yine, yeniden ilk maçına çıkmış oldu. Skubic'in ayağından, çıktığı ilk maçta bir puanı da Konya'ya getirmiş oldu. Ki golden sonra yaşanan o sevinç aslında özlemin ne boyutta olduğunu gösterir nitelikteydi. Adeta ben seviyorum, biz seviyoruz; sevgimizi dünya alem görsün istedik. Yönetim, teknik heyet, takım, taraftar, yerel basın yani camia olarak bu kadar bütünleşebildiğimiz bir süreçte başarılar elbette gelecektir; yeter ki sevgimizi, güvenimizi, birlik ve beraberliğimizi kaybetmeyelim. Çünkü biz bize yeteriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT