1. YAZARLAR

  2. İlker Kırnaz

  3. Durum Stabil, Endişeye Mahal Yok...
İlker Kırnaz

İlker Kırnaz

Yazarın Tüm Yazıları >

Durum Stabil, Endişeye Mahal Yok...

A+A-

Kendi sahamızda oynadığımız bir maçı daha yine ahlar vahlar içinde geçirerek 1 puanla noktaladık. Sezon başından bu yana Konya’da oynadığımız 4 karşılaşmanın tamamında oyuna hükmeden, kazanmayı daha çok isteyen Konyaspor’umuz, ne yazık ki gerek beceriksizlik, gerek bencillik, gerekse konsantrasyon kayıpları nedeniyle 3 puan amacına ulaşamadı. Bu sıkıntıların birçok sebebi vardır mutlaka ama sanıyorum en önemlisi biraz daha soğukkanlı olamayışımız. Bu sorunu da ilerleyen haftalarda mutlaka aşacağız, buna yürekten inanıyorum.

Gündem çok yoğun ve kısaca bu maddelere değinmeye çalışacağım. Maç öncesi U21 takımları arasında oynanan ve 3-2 Konyaspor’umuzun galibiyetiyle neticelenen maç sonrasında, mağlubiyeti hazmedemeyen konuk ekip teknik sorumlusu Yasin Sülün ve futbolcuları ortamı gererek çıkan olaylara zemin hazırladılar. Ağır provokasyon sonrasında büyüyen olaylardaki anlık ve yanlı kamera görüntüleri de eyyamcı ulusal medyanın Konya’yı karalama hevesini alevlendirdi haliyle. Maç öncesi gündem bir anda değişti ve Konya kenti yine ilk anda suçu olmadığı bir olayda kendini anlatma zorunluluğu ile karşı karşıya kaldı. Ulusal yayın kuruluşları yine olayları araştırmadan, anlayıp dinlemeden yaptıkları yanlı yorumlarla ve yayınlarla insanları galeyana getirdiler. Allah’tan bu olaylar maç saatine çok yakın cereyan etti de her iki takımın taraftarları bu yalan yanlış haberlerin etkisinde kalmadılar, provoke olmadılar. Tablo bu işte arkadaşlar, ülkenin içinden geçtiği tünel işte bu kadar karanlık ve pis, leş gibi. Bu nedenle herkesin önce yaşadığı memleketin kendisi için neler ifade ettiğini, başkaları için ne anlama geldiğini ve yine o başkalarının hangi zihin tecavüzcüleri tarafından yönlendirildiğini bilmeleri gerekiyor. Böyle böyle bölmeye çalışıyorlar işte bu ülkeyi, böyle böyle düşürüyorlar işte kardeşi kardeşe. Tek bildikleri provokasyon ve insanların sinir uçlarına dokunmak. Evet bu düşünce ile belki biraz paranoyak bir hayat yaşayacağız ama en azından yaşayacağız. Eğer bu ve bu tip algı operasyonlarına teslim olursak işte o zaman ölmüşüz demektir.

Teknik anlamda da maçtan bahsedecek olursak, erken sayılabilecek bir dakikada 10 kişi kalan ve 1-0 mağlup duruma düşen Beşiktaş, bu dakikadan sonra oyunu alabilecek ne bir taktik kurgu ortaya koyabildi ne de oyunu rakip sahaya yıkabildi. İlk yarıda tamamen şişirme toplarla gol aradılar. Ne bir oyun planları vardı ne de oyuncularında bir isyan. Bu hislerle ikinci yarıya başladık. Savunmayı biraz daha öne çıkaran ve baskı yapmaya çalışan konuk ekip, 30 küsur yaş ortalamasına sahip kadrosu ve hafta içi oynadığı maçın yorgunluğu nedeniyle vasat bir görüntü çizdi. Ancak biz yine rahat duramadık ve maça heyecan getirdik!!! Son 10 dakikaya girilirken Oğuzhan’ın sağ kanatta bomboş bırakılması ve attığı ortada stoperlerimizin yaşadığı konsantrasyon kaybı ile golü kalemizde gördük. Akabinde yine takım savunmasında yaşanan sorun nedeniyle bir anda durum 1-2 oldu. Golden sonraki 15 dakikalık periyotta bile 3-4 pozisyon yakalayan Konyaspor, 4-0 kazanabileceği bir maçta son dakikada gelen golle 1 puana sevindi. Kazanç gibi görülen ama aslında kayıp olan bir karşılaşmayı daha geride bıraktık.

Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, genel olarak bakıldığında çok büyük sorunlarımız yok. Ufak tefek arızalar var ve bunları tamir ettiğimiz takdirde, bu takım hep söylediğim gibi ilk 5-6 sıranın takımıdır. Yalnız şunu belirtmeden de geçemeyeceğim. Beşiktaş karşılaşması bu sezon oynadığımız 8. karşılaşmaydı. Ve her karşılaşma sonrasında ne yazık ki taraftarlarımız kendilerine farklı bir hedef buldular. Bu bir maç oyuncu oldu, diğer bir maç Rıza hoca başka bir maç da hakem. Lütfen arkadaşlar özellikle oyuncu performanslarını haftalık değerlendirmeyelim. Bu 8 maçın tamamında farklı oyuncularımızın bireysel hataları oldu. Ve daha da olacak. Ama her maç başka birini yıkıp dökersek bu işin sonu gelmez. İkinci yarı sağlam ruh haliyle oynatacak oyuncu bulamayız. Daha düne kadar taraftarın sevgilisi olan Yatabare eleştirileri için söylüyorum bunları, evet. 2. penaltıda topun başına Uğur Demirok geçmişti ancak Rıza hoca doğru olanı yaparak ilk penaltıyı gole çeviren Yatabare’ye atışı kullandırdı. Şimdi sorun kendinize şu soruyu; Acaba o penaltıyı Uğur kullansa ve kaçırsa tepkiniz nasıl olurdu? Her olayın, her enstantanenin akışı farklıdır. Ve bizler taraftar olarak hep destek tam destek diyorsak bu oyuncuların da gardını düşürecek hareketlerden kaçınmalıyız. Futbolcuların performansını eleştirirken geniş bir aralığa bakmamız gerekiyor. Haftalık iyi ya da kötü performanslara göre yorum yapmak bataklığa sürükler bizleri.

Son bir sözüm de Rıza Çalımbay hocama. Genel olarak bakıldığında bence başarılı bir performans ortaya koyuyor şu ana kadar. Hatta bu hafta yapılan eleştirilerin de birçoğunu hak etmediğini düşünüyorum. En az 2-3 maçı farklı kazanabilecek bir oyun ortaya koymamıza rağmen, beraberliğe sevinerek staddan ayrıldık. Bunun sorumluluğunu da sadece hocaya yüklemek haksızlık olur. Ancak Rıza hocanın da maç sonunda açıklama yaparken biraz daha soğukkanlı ve kucaklayıcı olması gerekiyor. Duygularıyla çok hareket eden birisi olduğunu düşünüyorum ve o anki ruh hali neyi istiyorsa onları söylüyor. Belkide maç sonu açıklamalarını ılık bir duş sonrası yapması daha sağlıklı olacak. Taraftarımıza oyuncu bazlı eleştiri yapmayalım, sabırlı olalım diyoruz ama hocam sen de biraz yutkunarak konuş lütfen. Çunkü maç sonu söylediğin her şey ciddi polemik oluşturuyor ve hafta içi bunları tamir etmek için ek bir açıklama daha yapmak zorunda kalıyorsun. Dolayısıyla da çok gereksiz iki röportaj vermiş oluyorsun. Haa bana sen kim oluyorsun da diyebilirsin ama şurada güzel bir sinerji yakalandı, başarılı gittiğini ve daha da başarılı olacağına inancım da sonsuz. Sadece bu özelliğin seni farklı gösteriyor, yanlış anlamalara sebep veriyor.

Milli maç arasında giriyoruz yine bu hafta. İnşallah bu ara faydalı olur takımımız adına. Sonrasında oynayacağımız ve tabir-i caizse dişimize göre olan 4 maç var. Saçma sapan psikolojik krizler yaşamayan bir Konyaspor’un bu 4 maçta 8 puan alması çok da zor değil. Şimdi dinlenme vakti. Taraftarlar, futbolcular, teknik heyetler ve yöneticiler herkes hem fiziken hem de ruhen dinlenmeli. Toplumu ayrıştıracak hareketlerden uzak kalmalılar. VAR cihazları “meme yapmaya” başladı, yetkilileri de el kol yapıyorlar. TFF’nin hepsini inceden bir zımparalaması gerekiyor. Bu arada onlarda onu halletsinler, laf söz olmasın sonra...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT