Uğur Özteke

Uğur Özteke

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ’NDE NELER OLUYOR?

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ’NDE NELER OLUYOR?

Bugün haftanın ilk günü bazı konulara ister istemez girmek (aslında hiç istemiyorum) zorunda kalacağım. Özellikle Selçuk Üniversitesi konusunda değinmek istediğim konu ve bu konunun daha çok ötesi derinlikleri var. Neyse o bölümde bunu biraz daha açık yazarız. Önce birkaç konuya değinelim izninizle.

TAM UKOME’YE TEŞEKKÜR EDECEKTİM Kİ…

Büyükşehir Belediyemizin Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) gerçekten iyi çalışıyor. Belki bize göre yani millete topluma göre yavaş hareket ediyor istatistiklere filan bakıyorlar ama bugünün hızlı gelişiminde de dokundukları zaman şehir içi ulaşımda tarihi dokunuşlar yapıyorlar.

Yanılmıyorsam geçen hafta sonuna kadar İhsaniye Göbeğinden Adalhan Kavşağına gelirken yolun sağına dönüş istikametinde bir rahatlık olmuştu. Şöyle ki yakın zamana kadar bu yolun Mareşal İlkokuluna çıkış noktasında trafik akışının düğüm olmasına en büyük sebep yolun en sağına yapılan yasak park ve tek sıralık şeride kendisini uyanık sayan bazı sürücülerin kaynak yapmasıydı.

İşte tam bu noktada UKOME kararı ile böyle bir çalışma yapılmıştı

foto-1-501.jpgfoto-2-422.jpg

Mesela bizde bu fotoğrafları çekmiş ve tam UKOME ye teşekküre hazırlanıyorduk ki birde baktık ki bu babalar kaldırılmış.

Niyedir? Nedendir? Bilemiyoruz. Ama bu babalara kaldırırsanız yine trafikte kurallara uyanlar, uymayan saygısız uyanıklara yol vermek zorunda kalacaktır deriz.

“REİSİN, DAVA ARKADAŞI OLMAK”

İDDİALARI BİLE ÜZÜCÜ…  

Hep Selçuk Üniversitesi mezunu olmaktan gurur duymuşumdur. Daha Selçuk Üniversitesi öğrenci değilken Konya’nın da tek üniversitesi Selçuk Üniversitesi iken bu okul benim üniversite aşkım idi. O günlerden bu günlere her yerde her zaman Selçuk Üniversitesinden, rektörlerinden, hocalarından, çalışanlarından, mensuplarından gurur duymuşumdur. Hatta okul arkadaşlarım, mahalle arkadaşlarım Üniversiteye hoca olunca üniversitemize olan sevgim ve saygım daha da büyüyordu. Kendimce gururlanıyordum.

Cuma günü çok eskilerden tanıdığım saygı duyduğum hocalardan Prof. Orhan Gökçe hoca ile ilgili olarak taaa İstanbul’dan bir dostum aradı bir şeyler, bazı gelişmelerden söz etti. Çok üzüldüm. Sonra dün gazeteye gelince bir baktım ki Orhan hoca da basın ile bir şeyler paylaşmış. O konu muhtemelen bizim yerel basında yer alacaktır. (Korkarım aldığı ve alacağı kadarı ile)

İsterseniz önce Orhan Hocanın açıklamasından bazı cümleleri sizlerle paylaşalım;

“Son günlerde Selçuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı olarak şahsıma, eşime ve bölüm öğretim üyelerine yönelik hak ve hukuku hiçe sayan, tamamen husumet dolu bir yaklaşımla Eğitim Bir-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Şenol Metin ve İHH Konya Şube Başkanı Hasan Hüseyin Uysal tarafından itibarsızlaştırma kampanyası başlatılmıştır. Amaçları, ulvi kavramların arkasına saklanarak, bölümde hukuka aykırı taleplerinin karşılanmasını sağlamaktır. Başka bir ifadeyle, yasa ve yönetmelikler dışında imtiyazlı muamele edilmesini sağlamak, paralel nüfuz alanları oluşturmaktır.

Bölüm Başkanı olarak bu hukuksuzluğa müsaade etmediğim için de “Bölümde araştırma görevlilerine mobbing uygulanıyor, eziyetler yapılıyor, yetki gaspı var” vs. gibi mesnetsiz iddialarla Üniversite üst yönetimi üzerinde kamuoyu baskısı oluşturarak kendi haksız taleplerine izin vermeyen bölüm başkanını görevden aldırmayı hedefliyorlar.

Başlattıkları itibarsızlaştırma ve yıpratma kampanyalarını da Bölüm başkanı görevden alınıncaya kadar sürdüreceklerini ifade etmekten geri durmuyorlar. Üniversitelerde görevlere nasıl gelineceği yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Dışarıdan müdahale ile birileri görevden alınmaz ya da göreve getirilmez.

Hak-hukuk ihlal ediliyor diyenlerin tek bir amacı var; o da Bölüm Başkanı ve Bölüm öğretim üyelerini kendi yakınlarına, daha açıkçası çocuğuna hukuka aykırı olarak doktora programı için İstanbul’a gitmesine izin vermeye zorlamak.

Bunu sağlamak için doktora sınavlarında başarısız olan iki araştırma görevlisini de araçsallaştırmaktadırlar.

Bunlardan biri dava açmış ve yerel mahkeme üniversiteyi haklı bulmuştur. Diğeri de dava açmamış ve dava süresi dolmuştur. Eğer hak-hukuk ihlali iddiası olan varsa, bunun yolu yaygara koparmak, hakaret etmek, iftira atmak, Bölüm Başkanı üzerinde baskı oluşturarak hak-hukuk tanımaz isteklerine meşruluk kazandırmaya çabalamak değil, konuyu adli mercilere intikal ettirerek hukuki süreci başlatmaktır.

Bu iddialarını ispat için yüce Türk adaletinden niçin kaçındıkları da merak konusudur? Ayrıca bu kişilerin danışmanı ben değilimdir ve sınav jürisinde de ne ben ne de eşim vardır. Sınav jürisinde ülkemizin Selçuk Üniversitesi kadar saygın olan üniversitelerinden alanında tanınmış uzman saygın bilim insanları vardır.”

…………….

Orhan Hocanın kimi, neyi ya da kimleri kastettiğini biliyorum da bilmiyorum.

Ne acıdır ki yine bizde biliyoruz sizlerde çok iyi biliyorsunuz ki artık üniversitelerimiz de siyasileşti.

Burada rektör hocanın da işi zor mu zor.

Bir tarafta Sayın Cumhurbaşkanımıza bir dönem kader arkadaşlığı yapmış insanların isimleri geçiyor. Rektör hoca şimdi onlardan yana mı olacak yoksa üniversitenin doğru haklı olduklarını alenen ilan eden hocalarının mı yanında olacak?

Bu değnek çok kirli bir değnek.

Burada tek üzüldüğüm ve kafama takılan konu her yerde her zaman haklı ya da haksız Sayın Cumhurbaşkanımızın illa ki bir yerlere bulaştırılması. Adamcağızın haberi yok, ruhu duymamıştır amma velakin her yerde ismi var.

Bu durum Cumhurbaşkanımızı yıprattığı gibi bili de, eğitimi de, akademisyenleri de, öğretimi de ….ne diyeyim her yeri her yeri olumsuz ve kötü etkiliyor vesselam. 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Eğer bir fare bir kediye gülüyorsa, yakınlarında bir delik vardır demektir

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gelin damat arabaları Erenköy, Sille yolunda girift atmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
19 Yorum
Uğur Özteke Arşivi
SON YAZILAR